• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Konya 11 °C
  • Tankın içinden çıkan emniyet müdürüne istenen ceza belli oldu
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Tankın içinden çıkan emniyet müdürüne istenen ceza belli oldu
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor

Başörtüsü ve Şahin Filiz

Murat Kayacan

Konya İnanç Özgürlüğü Platformu ve Şahin Filiz

 

10 haftadır Konya İnanç Özgürlüğü Platformu başörtüsü yasağına karşı mücadele veriyor. Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Konya eski İl Başkan Yardımcısı, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Şahin Filiz ise Cumhuriyet gazetesinin kendisiyle yaptığı röportajda bu yasağı kınayacak açıklamalar yapmak yerine dini özgürlükleri kendi anladığı ölçülerdeki milli çıkarlara feda ediyor ve yasağı meşrulaştırmanın da ötesinde yasağın muhataplarını “zanlı” pozisyonuna indirgiyor.

 

Filiz’e göre, Türkiye'yi bekleyen tehlike, mahalle baskısından çok "mikro faşizm". Yani faşizmin makrosuna (büyüğüne) yönelik bir eleştiri göremiyoruz röportajda.

 

“Demokrasi, insan hakları ve özgürlük gibi kavramları hem etnik ırkçı teröristler hem de tarikatçı ve cemaatçi gerici kesimler yoğun olarak kullanmaktadır” şeklindeki sözlerinden anlaşıldığı kadarıyla “Aman onlar kullanmasın!” diye demokrasiden vazgeçmek onu pek rahatsız etmeyecek. Zira tehlike büyük. Irkçı teröristlerle tarikatçılar ve cemaatçilerin hedefi ortak!

 

“Öte yandan yüzlerce vakıf ve dernek, devlet içerisinde devlet adacıkları oluşturacak, tarikat ve cemaatler, okulları, dershaneleriyle belirli sembollerin sahipliğini iddia edecek ve daha az devlet, daha çok cemaat anlayışı yerleşecektir” iddialarına ek olarak yine röportajın sonuna doğru şöyle diyor: “Her ilde onlarca vakıf yurdu kurulmaktadır. Ev ve apartmanlardaki abi, abla örgütlenmeleri, mahalle anneleri, tarikat temsilcileri de bu sistemin parçasıdır. Diğer bir araç da, ılımlı milliyetçiliktir. Atatürksüz, Türk ulusunu dışlayan milliyetçilik anlayışıdır.” Karşımızda Faik Bulut sendromu yaşayan bir kişilik var. İster misiniz bu dönemde de Filiz’den şeriatçı kebapçı listeleri okuyalım! Ayrıca söylediklerinden yola çıkarak onun devlet içinde “Fethullah Gülen’den rahatsız olan bir ekibin” görüşlerini ilahiyatçı kimliğiyle dile getirdiğini söylemek mümkün.

 

Filiz: “Diyorlar ki, başı açıkla, kapalı kardeşçe gezer. Bu yanlış bir düşünce, Türk halkının hoşgörüsünden kaynaklanan bazı davranış şekilleri olabilir yalnız dinin doğasında şu vardır, örtünen bir kişi, yanındakini de kendisine benzetmediği sürece dini görevini tamamlamış olmayacaktır. Belki fiziki baskı yapmayacak ama bu baskıyı psikolojik olarak yapacaktır.” diyor. Yani ona göre hoşgörü Türk’ün tabiatındandır. Türk dindar olursa tabiatı bozulur, psikolojik baskı yapmaya meyleder!

 

Filiz’in görüşlerini okuyunca bana bir anısını anlatan rahmetli Sait Çekmegil aklıma geldi. Onu tanıyanlar ona İslâm’daki miras hukukunun kafasına yatmadığı bir doktoru getirmişler ikna etsin diye. Doktor: “Kur'an’daki miras hukukuna dair ayetler kafama yatmıyor” deyince Çekmegil: “O zaman sen kâfirsin.” demiş. Doktor hemen atağa geçmiş: “Diyelim ki kâfirim, yine izah et.” demiş. Çekmegil bu, polemiğe girilir mi: “Sana ne, seni ne ilgilendirir bizim meselemiz!” demiş.

 

Mazluma karşı sevgisiz Sevigen

Sevigen, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde, “Uluslararası Kudüs Buluşması” adlı toplantıyı düzenleyen dernek hakkında emniyet ve yargı makamlarınca herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını sordu. Sevigen, önergesinde, “Türkiye'nin İsrail ve Filistin sorunun çözümü için barışı destekleyen toplantılara ev sahipliği yaptığı, TBMM'nin barış için liderlere açıldığı bir süreçte, barış karşıtı, savaş ve terör çığırtkanlığına zemin olan böylesi toplantılara izin verilmesinin amacı nedir?” sorusunu yöneltti.

Ben de CHP’li Sevigen’e sorayım: Siyonist İsrail işgaline karşı durup: “Şimon Peres gibi Filistinlilere yönelik katliamlardan sorumlu tutulabilecek zirve bir ismin TBMM’de ne işi var diye soracağınız yerde, Filistinlilerin haklarını ve Kudüs’ün özgürleştirilmesini arzulayan insanların İstanbul’da buluşmasını destekleyeceğiniz yerde Siyonist bir gazeteci üslubuyla sorduğunuz sorunun anlamı nedir? “Ya istiklal ya ölüm!” diyenler de toplantıya katıldılar diye, bu kimseler terör çığırtkanlığı yapmış oluyor ama terör hareketleriyle inşa edilmiş Siyonist devletin inşası arefesinde terörist saldırıları organize eden Haganah adlı terör örgütü üyeliği yapmış cumhurbaşkanı barış güvercini öyle mi? Yesinler sizin adalet anlayışınızı. Filistin’de yaşanan mezalimi eleştiren İsrail gazetesi Haaretz kadar da mı olamazsınız?

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
sabri
23 Kasım 2007 Cuma 00:13
sabır
Sayın doçentin makrofaşizmi yanında başörtüsü mikrofaşizm olsa ne ifade ederki?Yüz yıldır bu makrofaşizm bizde dayanacak hal mi bıraktı ki....Bereket mevlam sabrını veriyor da dayanıyoruz.Bu zulüm dünyanın başka bir ülkesinde yapılsaydı bilmem kaç defa insanlar sabır kalesinden taşıp sel olup zalimlere çullanırlardı...
Şükür müslümanız ve sabırlıyız.
88.252.232.98
Hasan TARHAN
22 Kasım 2007 Perşembe 13:53
Her Şey TÜRK Ulusu İçin
Değerli okurlar! Ben kendi halinde, herhangi bir kurum veya kuruluşdan emir almayan sadece kendi bilgilerime daynarak özgürce, " ATATÜRK'ün emanet ettiği T.C.nin bekasından yana taraf olduğumdan " fikirlerini açıklaya ve halkımıza bunları aktarmaya çalışan bir Vatandaşım... Aklım erdiğince, elimden geldiğince fahri olarak bunu yapmaya devam edeceğim. Zaten öyle olmamız gerekmez mi?

Eğer yazılarımı tarafsız gözle Pardon!
85.110.84.228
alaMUT
22 Kasım 2007 Perşembe 13:35
Hasan Tarhan'a
Hasan Bey! Kuzum siz bir yorumu birçok yazar ve habere ekliyor musunuz? Bu yorumunuzu daha önce birkaç yerde daha okuduğumu hatırlıyorum. Yoksa siz "ulusalcı" misyoner abilerden misiniz? Siz şimdi bu yorumlarınızla, biz zavallı cahil halkı aydınlattığınızı filan da düşünüyorsunuzdur...

Ne güzellllll bir hizmet..Bu gururu da hakediyorsunuz ama?

Yazara selam...
88.225.216.72
Hasan TARHAN
22 Kasım 2007 Perşembe 13:25
Alan Alana Satan Satana
Hadi gelin yeni bir DEVLET anlayışı bulalım!

Bu devlette nasıl yaşansın?

1-Her kişi istediği gibi yesin, içsin, giyinsin/örtünsün, istediği gibi ibadet yapsın, yaşasın…
2-Her yere seyahat etsin, her ilde istediği kadar kalsın.
3-İsteğine göre evlensin veya evlenmeden dost hayatı yaşasın.
4-Trafik olmasın, yol bulan geçsin! Oldu mu ya!
Hah şimdi olmadı ! Buna TRAFİK CANAVARI zinhar müsaade etmez!
İlk üç sırada saydıklarımız olur mu? Zaten öyle yaşıyoruz, derdimiz ne?
Derdimiz RAHATLIK !
Derdimiz bundan Seksen,Doksan yıl önce bizi düşünüp rahat yaşayalım diye kendileri gün yüzü görmeyen Atalarımız! Şimdi onları rahmet, minnet ve şükranla anıp daha iyi nasıl yaşarız diye düşünmek yerine geriye gidip şöyle mi olsun böyle mi olsun diye tarihten ders almadan sanki yüz yıl öncesinde yaşıyoruz ya!... Tamam buldum! İhtilal yapalım!?! yalnız karar vermek lazım, TÜRBANLI MI? TÜRBANSIZ MI?...
Kendimize gelelim beyler! Tarihini bilmeyenlerin geleceği de olmaz! Şimdi nasıl bağımsız oluruz diye düşündürmeyen, alın “KEYFİNİ SÜRÜN” diye kanlarıyla canlarıyla suladıkları bu vatanı bize bağışlayan Atalarımızın kemiklerini sızlatıyoruz.Böyle giderse gelecekte bize dua değil beddua bile okuyacak ne “NESİL” ne de “VATAN” diyeceğimiz toprak kalacak!...
85.110.84.228
zekeriya bulut
22 Kasım 2007 Perşembe 12:47
felsefeci mi ilahiyatçı mı?
Allah razı olsun Murat Bey . Bir de toplumumuzda "ilahiyatçı" etiketi taşıyan herkesin din konusunda ahkam kesmeye hakkı olduğu gibi yanlış bir yaklaşım var. Felsefeci olan bu zatın sırf ilahiyat fakültesinde ders veriyor diye " ikahiyatçı " olarak lanse edilmesi çok üzücü. Açıklamalarına bakılırsa İslam Din'inin ana unsurlarından bihaber olduğu ve taraflı davrandığı açık. Özellikle ilahiyatçı arkadaşların buna tepki vermesini isterim. Herkes bildiği konuda konuşsun. İlahiyatçı arkadaşlar lütfen tepki !!!
213.238.151.42
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim