• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Konya 25 °C
  • Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne savunma yaptı
  • Ahmet Turan Alkan savunma yaptı: Bildiğim olsa itiraf ederim
  • Personeline elden ücret veren işveren yandı
  • Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne savunma yaptı
  • Ahmet Turan Alkan savunma yaptı: Bildiğim olsa itiraf ederim
  • Personeline elden ücret veren işveren yandı

Başkalarının aşkı

Ümit Savaş

“Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
bakıp başkasının başkayla kurduğu bağlantıya
aşka dair diyoruz ilk anı bu olmalı
ilk önce damarlarımızda duyuyoruz çağıltısını
uzak iklimlerin
kokusu gitmediğimiz şehirlerin önceden
bir baş dönmesiyle kabarıyor hafızamızda
sonra ayrılıklar düşüne dalıyoruz:
Bize ait olan ne kadar uzakta!”

 

Başkalarının yazıları, duyguları üzerinden yaşıyor olduk hayatı. Kendimizi ifade edemez hale geldik kendi cümlelerimizle. Duygularımız yitti, bitti. Bu kelimesizlik, kavramsızlık, yazıdan, kalemden, tuştan(!) uzak duyuyitimi yaşam sürdüğümüzün de farkında değiliz. E-posta adresime gelen postalara bakıyorum. Hep başkalarının yazıları, resimler, yönlendirilmiş, benden önce bilmem kaç bin kişinin adresi bulunan postalardan oluşuyor. İstenmeyen posta deryası sanki. Banka promosyon postaları, Birkaç kelimelik insani bir not dahi çok az. Telefonlar çıktı, muhabbet sona erdi. Eridi insanlığımız.

Güzel sözler devşiriyoruz, sağdan, soldan, kitaplardan. Aslında kitaplardan da değil, sitelerden. Kadir gecesi, doğum günü, mübarek gün ve geceler, bayram, hicri, miladi yılbaşı derken her güne uygun cepmesaj paketlerinden bir mesaj paketi seçiyoruz ve herkese aynı mesajı gönderiyoruz. Görev yerine geldi ve kutlamayı yaptık. İçimiz rahat değil mi? Gelen postalar arasında insani birkaç not arıyorum. Bulamayınca ne kadar yalnızlaştığımı görüyorum. İçimden, sadece insani yazışmalar için özel bir posta adresi almak geçiyor. Ve bir filtre koymak istiyorum bu adrese: sadece muhatabı tarafından, az, öz, saçma da olsa, yazılan postalar geçebilir. İyi yazılar, güzel sözler, fıkralar, ya da duyarlılık göstermemiz gereken konularda gelen binlerce postayı süzen bir filtre. Başkalarına ait binlerce kelime yığınındansa bir dost tarafından yazılmış “nasılsın?” sorusunu daha anlamlı ve insani buluyorum. Bu iletişimdir, sıcaktır. Kendimizi başka cümleler, kelimeler, duygular üzerinden ifade etmeye çalışmak aynı sıcaklığı uyandırmıyor bende.

İnsan en azından ilettiği yazının başına sonuna dahi bir not düşmüş olsa, kısa da olsa, yazı, ileti bizim için daha anlamlı olacak.

Yazıdan gittikçe uzaklaşıyoruz. Uzman bir yazarlık alanı oluşuyor. İnsanlık hallerini, sanal ortamda dile getiren yazılar, yazarlar, bizi, kendi düşüncelerimizi kaleme almaktan, tepki koymaktan, taraf olmaktan, saf tutmaktan alıkoyuyor sanki. Evde, işte, masada, birbaşına kendimizden de çok uzakta yaşıyoruz. Dıştaki, bilgisayardaki dünya gerçekmiş gibi algılandıkça biz kendimiz sanallaşıyoruz.

Yazıyı, duyguyu yitirdikçe kendimiz de yitiyor, kayboluyoruz biraz. Yazmakta zorlanmamın sebebi biraz da bu mu diye düşünüyorum. Türküler kendime getiriyor beni. Duygularım canlanıyor. Taşıyorum. Ve yazıyorum, çok şükür. Biz kendimizdeyken o başkası oluyor artık. Biz gerçek, sanal olan sanal kalıyor. Birkaç sıcak cümle lütfen! Yorumlarımızı dahi bir iki kelime, en fazla üç cümle ile ifade eder olduk. Ya da suskunlukla geçiriyoruz günlerimizi.

msn listesinde selam dahi veremediğimiz birsürü onlayn şahsiyet. Oradalar ve bir selam bekliyorlar. Selam, selam, selam…

“Diyorum hepimizin bir gizli adı olsa gerek
belki çocuk ve ihtiyar, belki kadın ve erkek
hepimiz, herbirimiz gizli bir isimle adaşız
yoksa şimdiye kadar hesapların tutması lâzımdı
hayatımıza kendi adımızla başlardık
bilmediğimiz bu isim, hesaptaki bu açık
belki dilimi çözer, aşkımı başlatırım
aşk yazılmamış olsa bile adımın üzerine
adımı aşkın üzerine kendim yazarım.”
İsmet Özel

Not: TYB Konya Şubesinde bu hafta Sevgili Akif Kuruçay’ın seçkisiyle “Kese-bilene Kısa Film” gösterimi var. Alaaddin Keykubat Salonu’nda 18 Ekim 2008 Cumartesi saat 20.00’da. Seçme kısa filmlerden hoşlanıyorsanız, biz oradayız.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
sevil köse
16 Ekim 2008 Perşembe 11:00
insanız..............
sizede selam sayın yazarım,evet teknolejiye yeniliyoruz,ögretmen kızıma,ünüversitede okuyan ogluma diyorumki........ beni arıyorsunuz,sorularınızı soruyorsunuz,özledim diyorsunuz va kapatıyorsunuz eeeeee şimdi cepten kısa konuşulur,dogrudur,peki netten onada sim,keb,AEO,Bilgisayar dili eeeeeeeezaman yok,mektuplar yazılmayalı,türkçede katledildi,ilerde Türkdili ögrenme gibi bir sorunumuz olacak.her ne kadar sanallaşıyoruz diyorsanızda,kendimiz olmak ve duygularımızı yazmak için oturup elimize kalem alıyoruz.sayın yazar akşam TRT ikide Fazıl Hüsnü Daglarcanın anısına yapılan şöyleşide diyorki yazar,
DEGİLMİKİ TÜRKÇE VAR BEN BUNLARDAN BİRSÜRÜ SÖZCÜK OLUŞTURUP,KELİMELER ÜRETEBİLİRİM,HANİ BENİ TARTSANIZ BENİM KİLOM ŞİİR GELİR.işte yazmasını ,şiiri sevenler için çok anlamlı buldugum sözleri yazarın.ve ekliyor ben şiirim diyor.her ne kadar uzak duyuyitimi yaşıyorsakta,bunun farkında olanlar adına çözüm yazmaktan geçer.evin duvarında asılı bir yazı var onu aktarayım. ŞEREFLE BİTİRİLMESİ GEREKEN EN ASİL GÖREV HAYATIR.BİR LOKMA EKMEK İÇİN ŞEREFİNİ ÇİYNETMEYE,BİR ANLIK EGLENCE İÇİN SERVETİNİ TÜKETMEYE,BİR ZAMANLIK MEVKİİ İÇİN EL AYAK ÖPMEYE,İNSANLARI EZİP GEÇMEYE,GÜNLÜK MENFAATLAR İÇİN,ONURUNU TERK ETMEYE,BİR KISIM İNSANLARA KIZIP,TÜM İNSANLARA DÜŞMAN OLMAYA ,DEGMEZ BU HAYAT.......... işte can alıcı kelime,bir takım insanlara kızıpta tüm insanlara düşman olmamak.tarafta olsak önce insanız diyorum.saygılarımla
85.110.25.63
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim