• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Konya -7 °C
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'

Bakış açısındaki fark

Ufuk Karadavut

Tarih insanımız açısından ciddi olarak bilinmesi gereken konuların başındadır. Çünkü geçmiş iyi öğrenilirse ancak başarılı bir gelecek kurulabilir. Tarih iyi öğrenilirse önümüze çıkacak olan sıkıntıları daha kolay ve başarılı bir şekilde atlatabiliriz. Daha önemlisi yapılan hataları bir daha yapmayız. Mehmet Akif’in deyişiyle ibret alarak hatalarımızı tekrar etmekten kurtulabiliriz. Ancak gördüğümüz kadarı ile tarihe bakış bakımından ciddi farklılıklarımız oluşmuş durumdadır. Tarihte yaşanan olayları değerlendirirken ciddi farklılıklarımız var. Bunun sebebini araştırınca iki sonuç ortaya çıkıyor. Bunlardan birincisi özellikle batılı düşünce tarzının hâkim olduğu kişilerin batı düşünce tarzı ve etkisi ile tarihi değerlendirdiklerini ve kitleleri etkiledikleri görülüyor. İkincisi ise ülke içerisindeki Türk düşmanı işbirlikçilerin tarihi değiştirerek ve dönüştürerek anlatmalarıdır. Her ikisi de bizlere karşı sıklıkla etkili bir silah olarak kullanılmıştır ve halen daha kullanılmaya devam edilmektedir.

Tarih dersleri bizde ilkokuldan itibaren başlar ve üniversite bitene kadar bir eğitim planı içerisinde devam eder. Türk tarihi başta olmak üzere hemen her milletin tarihi okutulur. Ama sonuçta akılda kalan pek bir şey olmaz. Bu kadar yıl tarih eğitimi almış olan insanların normalde milli konularda daha duyarlı ve bilinçli olmaları beklenirken tam tersine çoğunun milli konularda duyarlılıklarının azaldığını görürsünüz. Özellikle batılı kaynaklardan yararlanarak hazırlanan ya da dönme devşirme kişilerin yazdıklarından hareketle hazırlanan tarih kitapları milli birliktelik vermekten ziyade ayrımcılığı beynimize zerk ediyor. Bizler önceleri bunun farkına varamıyoruz. Zaten varsak böyle bir program yürütülemez. Anlamaya başladığımızda ise iş işten geçmiş oluyor. Son yıllarda ise zaten milli olarak diyebileceğimiz hiçbir şeyimiz kalmadı. PKK ile yapılan anlaşma sonucunda Türklerin milli çıkarı değil PKK ve taraftarlarının milli çıkarları değerlendirmeye ve ön plana çıkarılmaya başlandı. Türkler yok sayılmışlardır. Yok saymalarına ses çıkarmamaları da yine kendilerine öğretilen ve bakış açımızı farkında olmadan derinlemesine etkileyen yanlış ve yanlı tarih öğretiminden geçmektedir.

Tarih bilinci olan herkes şunu çok iyi bilir ki, özellikle Türk tarihine bakış milli bir bakış olmadığı sürece bizlere yol gösterici olamaz. Günümüzdeki gibi ayrıştırmacı bir yapı gösterir. Özellikle batılı kaynaklardaki tarih anlayışı kendi tarihlerinde olan imtiyazlar ve ayrımcılıklar ile doludur. Sömürü düzeni üzerine kurulmuş olan devletlerin tarihlerinden ve tarihe bakış açılarından bir şeyler beklemek zaten doğru değildir. Ancak bizleri doğrudan etkilediklerinden bunlarında bilinmesi gerekiyor. İçimizdeki dönme devşirme takımının bakış açısı da ne gariptir ki batılılarınkine çok benzemektedir. Bu kişiler içinde yaşadıkları toplumun değerlerini basite almayı ve onları aşağılamayı çok severler. Kendi değerlerini sanki bütün toplumun değerleriymişçesine önümüze koyarlar ve “gerçek tarih bu diyerek bizleri yönlendirmeye çalışırlar. Türk tarihinin hiçbir döneminde ne batıdaki gibi bir kölelik düzeni olmuştur ne de sınıfsal bir yapı oluşmuştur. Türk kültürü buna asla izin vermemiştir. Müslüman olunduktan sonra ise zaten yüce dinimiz sınıflaşmayı reddetti. Bu nedenle sınıfsallaşmış bir tarih anlatımı ya batılı görüşe sahip olanların ya da içimizdeki dönme ve devşirmelerin fikirlerinden kaynaklanmaktadır.

Tarihe bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Başkalarının bakışından ziyade milli bakış açılarına ihtiyacımız vardır. Aksi takdirde başkalarının etkisi ile birbirimize çok düşeriz. Başkaları Türkleri bütün dünyaya geri bir millet olarak tanıtmak için ellerinden geleni yapmışlardır. Bu tarihi görüş maalesef bizim benimsediğimiz bir görüş haline gelmiştir. Buna bir şekilde inandırıldık. Çocuklarımız da buna inanmaya başladı. Oysa “Türkler olmasaydı tarih olmazdı” sözünü söyleten atalarımızın geri olma şansları yoktu. En azından insanlık açısından hiç geri olmadılar. Son zamanlarda moda olsa da kullanmak sıkıntı yaratsa da yazmadan geçemeyeceğim. Mustafa Kemal Atatürk’ün deyişiyle “Evvelâ millete, tarihini, asîl bir millete mensup bulunduğunu, bütün medeniyetlerin anası olan ileri bir milletin çocukları olduğunu öğretmeliyiz”. Ancak bu şekilde yaşadığımız sıkıntıları aşabiliriz… Devam edeceğiz…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim