• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Konya 8 °C
  • FETÖ'den "ByLock helal fetvası"
  • Bakan açıkladı: PTT'ye 5 bin kişi alınacak
  • Gülen'in pasaport iptaline ilişkin yasal süreçte sona gelindi
  • FETÖ'den "ByLock helal fetvası"
  • Bakan açıkladı: PTT'ye 5 bin kişi alınacak
  • Gülen'in pasaport iptaline ilişkin yasal süreçte sona gelindi

Bakanlar Kurulu Toplantısı

Bakanlar Kurulu Toplantısı
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş: (3)- (Yıldırım-Bahçeli görüşmesi) Sayın Bahçeli ve Sayın Başbakanımız bu toplantıda Anayasa değişikliğiyle ilgili, ilgili komisyonun yapmış olduğu çalışmaları gözden geçirecekler. Ayrıca FETÖ ile mücadeled

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Başbakan Binali Yıldırım ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında yapılacak görüşmeye ilişkin, "Sayın Bahçeli ve Sayın Başbakanımız bu toplantıda Anayasa değişikliğiyle ilgili ilgili komisyonun yapmış olduğu çalışmaları gözden geçirecekler. Ayrıca FETÖ ile mücadelede gelinen nokta, olağanüstü hal uygulamaları çerçevesinde atılan adımlar, Fırat Kalkanı Operasyonu, Musul Operasyonu ve ilgili gelişmeler başta olmak üzere çok sayıda iç ve dış konuyu bu toplantıda müzakere edeceklerdir." dedi.

Çankaya Köşkü'nde düzenlenen Bakanlar Kurulu devam ederken açıklamada bulunan ve soruları cevaplandıran Kurtulmuş, Bakanlar Kurulunda ele alınan konulardan birinin terörden etkilenen bölgelerde yeniden yapılanma çalışmalarının gözden geçirilmesi olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, bunun çok önemli bir konu olduğunun altını çizerek, "Bu konuda her şehirde, her ilçede 7 tane bölge esas alınmıştır. Diyarbakır'ın Sur ilçesi, Şırnak'ın merkezi, Silopi, İdil, Cizre, Hakkari Yüksekova ve Mardin Nusaybin'deki durum tek tek gözden geçirildi. Burada yapılan çalışmalar değerlendirilmiştir. Bu 7 bölgede şimdiden üzerinde yoğunlaşılan projelerin toplam maliyeti 10 milyar 122 milyon liradır." dedi.

Bunların bir kısmının projelerine başlandığını ifade eden Kurtulmuş, bir kısmında da önemli mesafe alındığını dile getirdi. Kurtulmuş, her bir yerleşim birimi için, o bölgeye has birtakım imar politikalarının geliştirildiğini aktararak, "Örneğin, Sur'un tarihi dokusu tamamıyla korunacak ve Sur'un içerisinde tarihi dokuya zarar verecek hiçbir yapıya müsaade edilmeyecek planlar yapılmış ve uygulamaya konulmuştur." diye konuştu.

Kurtulmuş, bunun dışında altyapı çalışmalarının da hızlı bir şekilde devam ettiğini belirterek, en kısa zamanda terörün ortaya çıkardığı yıkıntıların bütünüyle ortadan kaldırılacağını ve bu bölgelerdeki kişilerin tekrar yaşadıkları yerlere dönme fırsatını bulacaklarını bildirdi.

-Yıldırım-Bahçeli görüşmesi

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin görüşeceklerini de anımsatan Kurtulmuş, bu görüşmenin aslında yeni dönemde iktidar ve muhalefet arasındaki diyaloğun artırılması bakımından, takip ettikleri yol açısından önemli olduğunu vurguladı.

Kurtulmuş, bütün siyasi partilerin, iktidar ve muhalefet partilerinin, özellikle FETÖ'ye karşı verilen ortak milli mücadelen sonra ortak zeminlerde buluşması, görüşlerini birbirine aktarması ve siyasetin daha yapıcı bir dil ve uslup üzerinden sürdürmesine çok büyük önem verdiklerini dile getirdi.

Görüşmenin, bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, "Sayın Bahçeli ve Sayın Başbakanımız bu toplantıda Anayasa değişikliğiyle ilgili, ilgili komisyonun yapmış olduğu çalışmaları gözden geçirecekler. Ayrıca FETÖ ile mücadelede gelinen nokta, olağanüstü hal uygulamaları çerçevesinde atılan adımlar, Fırat Kalkanı Operasyonu, Musul Operasyonu ve ilgili gelişmeler başta olmak üzere çok sayıda iç ve dış konuyu bu toplantıda müzakere edeceklerdir." diye konuştu.

Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti:

"Bunun, Türkiye'deki siyasetin bir anlamda çözümü daha hızlı üretmek bakımından büyük bir faydası olacağı kanaatindeyim. Tahmin ediyoruz ki bu görüşmede, Sayın Bahçeli daha evvel dile getirmiş olduğu başkanlık sistemi ile ilgili görüşlerini de Sayın Başbakanımız ile paylaşacaktır.

Bizim de bu konudaki görüşlerimiz son derece açık. Türkiye'nin bundan sonraki süreçte, etkin bir yönetim modeli olarak başkanlık sistemine geçmesinin daha doğru olacağının, özellikle 2014'te yapılan yeni cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte mevcut durumun zaten ikili bir yapı ortaya çıkardığı ve bunun ortadan kaldırılmasının, daha etkin bir yönetim modelinin ortaya konulabilmesi için bir başkanlık sistemi tartışmasının Türkiye için yapılmasının normal bir tartışma ve atılması önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Ümit ederiz ki bu tartışmada da bugünkü görüşmede de bir mesafe alınır ve bu konu gündeme gelir diye tahmin ediyoruz."

-"B ve C planlarımız var"

Kurtulmuş, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da cevaplandırdı. Bir gazetecinin Musul operasyonunun detayları ile Türkiye'nin B ve C planlarının ne olduğuna ilişkin sorusu üzerine Kurtulmuş, "Birçok ülke için koalisyonun içerisinde yer almış olsalar dahi, Suriye'deki mesele, Irak'taki mesele, ta uzaklardaki bir meseledir. Bizim için ise Suriye'nin her sokağındaki gelişme, her mahallesindeki gelişme, Irak'ın her kentindeki gelişme Türkiye'yi birinci derecede etkileyen ve bize ait bir gelişmedir." değerlendirmesinde bulundu. Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Hiçbir şey olmasa, üç milyon mülteciye zaten şu anda ev sahipliği yapan bir ülkeyiz. Allah muhafaza, Musul'da işlerin ters gittiğini düşünün. Musul'da çok sayıda insanın şehri terk ederek kaçmak zorunda kaldığını düşünün. Nereye gelecekler? Herhalde Washinton D.C'ye gidecek halleri yok. Gelecekleri yer, Türkiye'dir. Birkaç bin tane mülteci geldiği zaman etekleri tutuşan Avrupa ülkelerinin, bu konuya bu kadar uzaktan seyirci kalmaları son derece normal. Ama Türkiye'nin başta mülteciler meselesi olmak üzere ki sadece mülteciler meselesi de değil, terör meselesi üzerinden de birinci derecede bölgedeki gelişmelerle ilgisi olduğu açıktır.

Musul'dan kaçacak olan DEAŞ militanları, yine gidecekleri yer herhalde İtalya'nın Milano kenti değildir ya da Almanya'da Berlin'e gidecek değillerdir. Onlar, bir yolunu bulup Türkiye'yi tehdit etmeye çalışacaklar ya da Musul operasyonunda kuyruğu sıkışanların, DEAŞ örgütlerinin ilk yapacağı şey, Türkiye'de terör örgütü eylemlerini artırmaktır. Daha dün üç polisimizi şehit verdik. Çok ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Herkesin samimi ve açık olması lazım. Türkiye, hem muhtemel göç dalgaları üzerinden hem muhtemel yeni terör dalgaları üzerinden birinci derecede etkilenecek olan bir ülkedir. Dolayısıyla, bu kadar açık bir şekilde etkilenme ihtimali olan soruna, en yakın şekilde ilgi de gösterecektir. Bunun için hiç kimsenin 'Türkiye, niye bu kadar çok bu meseleyle ilgileniyor?' diye bir soru dahi sormaması lazım. B ve C planlarına gelince, evet B ve C planlarımız var ama bunları da ortalık yerde konuşacak değiliz."

Kurtulmuş, Musul operasyonuna ilişkin Türkiye'nin bazı kırmızı çizgileri olduğu ve şu ana kadar bölgeden Ankara'yı endişelendiren bilgilerin gelip gelmediğinin sorulması üzerine, "Medyadan öncelikle istirham ediyorum, 'Şii milisler', 'Sünni milisler' lafını kullandıkça, bu bölgede operasyon yapmak isteyenlerin ekmeklerine yağ süreriz." uyarısında bulundu.

Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

"Evet, Haşdi Şabi adı altında bir milis grubu vardır. O grup, şu anda operasyonun içerisinde değildir. Irak'ın resmi ordusu, operasyonun içinde ama şu anda da peşmerge sahada ön kuvvet olduğu için, Irak ordusu da beklemededir. Dolayısıyla, Türkiye'nin kırmızı çizgilerinden birisi budur.

Musul'un bütün dengeleri değiştirecek olan, birtakım başka milislerin, yani şehre ait olmayan, şehrin geçmişiyle ilgisi olmayan, o şehirde hiç yaşamamış olan dışarıdan birtakım unsurların getirip Musul'a konulması, bu ister Haşdi Şabi olur, ister PYD, YPG olur, getirilip oraya konulması, Musul'daki dengeyi bozduğu gibi Musul'da bundan sonra ortaya çıkacak, yani DAEŞ sonrasında ortaya çıkacak bir çözüm arayışını da son derece baltalayacak, son derece çözüm arayışına zarar verecektir. Bizim hassasiyetimiz burasıdır ve o hassasiyetleri koruyoruz."

- "Türk fındığı, hiçbir şeklide kanserojen değildir"

İtalya'da açıklanan bir raporda yer alan "Türk fındığının kanserojen madde içerdiği ve en tehlikeli ürünlerden biri olduğuna" yönelik iddianın sorulması üzerinde Kurtulmuş, "Bu haberi yapanlar, bu konuyu gündeme getirenler halt etmişlerdir. Türk fındığı hiçbir şeklide kanserojen olmadığı gibi hiçbir şekilde sağlığı tehdit eden bir nitelikte de değildir." dedi.

Kurtulmuş, bunun Türkiye'nin fındıkta dünyadaki en büyük üreticisi olmasının çekemeyenlerce ortaya atıldığını ifade ederek, şunları söyledi:

"Bu, yıllardır söylediğimiz 'Fındık borsasının artık Türkiye'de kurulması gerekir' tezimizi kabul etmeyenlerin ortaya çıkarmış olduğu manipülatif bir haberdir. Hiçbir itibarı yoktur, hiçbir değeri yoktur. Dolayısıyla, bütün milletimizin ve özellikle Karadeniz'deki fındık üreticilerimizin rahat olması gerekir. Biz, konunun tamamıyla takipçisiyiz.

Sonuna kadar bunu takip edeceğiz. Son derece yanlış, son derece yanlı ve son derece taraflı bir haberdir. Bunun Türkiye'deki fındığın gelişimine en ufak bir zararı olmayacağını ifade etmek isterim. Vatandaşlarımız ve fındık üreticilerimiz, Karadeniz halkı rahat olsun, endişe edecek bir durum yok. Gerekli mücadeleyi yapar, gerekli cevapları veririz."

(Sürecek)

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim