• BIST 90.529
  • Altın 213,648
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • Konya 3 °C
  • Boydak'ların FETÖ'ye desteği gerekçeli kararda
  • "600 beygir gücündeki yerli motorumuzu çalıştırdık"
  • Çölaşan ve Necati Doğru'ya FETÖ davası ikiye böldü
  • Boydak'ların FETÖ'ye desteği gerekçeli kararda
  • "600 beygir gücündeki yerli motorumuzu çalıştırdık"
  • Çölaşan ve Necati Doğru'ya FETÖ davası ikiye böldü

Bakan Akar, AA Editör Masası'na konuk oldu

Bakan Akar, AA Editör Masası'na konuk oldu
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar: (2) - "(Münbiç'te) Türk-Amerikan askeri unsurlarının birlikte yapacakları birleşik devriye faaliyetinin başlaması söz konusu. Bunun için ön hazırlık gerekiyor, eğitim süreci gerekiyor. Bu eğitim de 9 Ekim’de başladı. Bu s

ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Münbiç'e yönelik, "Türk-Amerikan askeri unsurlarının birlikte yapacakları birleşik devriye faaliyetinin başlaması söz konusu. Bunun için ön hazırlık gerekiyor, eğitim süreci gerekiyor. Bu eğitim de 9 Ekim’de başladı. Bu süreç şu anda Gaziantep’te devam etmekte." dedi.

Bakan Akar, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Soçi mutabakatında belirlenen "silahsızlandırılmış bölge" konusunun yürürlüğe girmeye başladığı anımsatılarak, "Bundan sonraki süreçte neler olacak? Ortak devriye faaliyetleri ne zaman başlayacak?" sorusu üzerine Akar, ilk olarak Cenevre'de bir süreç başladığını, orada birtakım sıkıntılar yaşanması üzerine Türkiye-Rusya-İran tarafından Astana Süreci'nin başladığını hatırlattı.

Astana Süreci'nde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde özellikle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile çok samimi ilişkilerin kurulduğunu, meselenin bütün boyutlarıyla görüşülebilir hale geldiğini anlatan Akar, son olarak 17 Eylül'de Soçi'de yapılan görüşme sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şahsi girişimleriyle bir çözüm sunulduğunu belirtti.

Akar, daha önce gerginliği azaltma bölgesi olarak sunulan üç bölgenin rejim tarafından bir şekilde işgal edildiğine değinerek, şu bilgileri paylaştı:

"Ayın şeyin İdlib'in başına gelmemesi, oradaki masum insanların, 3,5-4 milyon civarında insan yaşıyor, bunların herhangi bir şekilde canlarına, mallarına zarar gelmemesi için sonuna kadar mücadele edeceğimizi çok açık bir şekilde ortaya koyduk. Soçi'de varılan anlaşma çerçevesinde 15-20 kilometrelik koridorda 10 Ekim'e kadar ağır silahların çekilmesi ki bu büyük ölçüde tamamlandı. Tamamına yakını tamamlandı diyebiliriz. Ayrıca radikal unsurların da 15 Ekim'e kadar çekilmesi konusunda mutabakata varıldı."

Ayrıca uygun bir yerde müşterek harekat merkezinin kurulması, bu merkezde Ruslar ile Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının birlikte çalışmasıyla buradaki ateşkesin sürdürülmesi konusunda mutabık kalındığını aktaran Akar, "Şu ana kadar yapılan uygulamalarda ağır silahların büyük bir bölümü bu bölgeden (İdlib) çekildi. Radikallerin büyük bölümü çekildi ve ateşkes ihlalleri şu anda yüzde 90 oranında azaldığını hem biz görüyoruz, muhatabımız Rus dostlarımız bunu ifade ediyorlar." diye konuştu.

Ruslarla yakın koordinasyon içinde bu faaliyetleri sürdürdüklerini vurgulayan Akar, "Önümüzdeki günlerde yapılacak çalışmalarla umuyoruz, diliyoruz ateşkes daha da muhkem bir hale gelecek ve dolayısıyla oradaki insanlar rahat, huzur ve barış içinde yaşayacaklar." değerlendirmesinde bulundu.

- "Rusya Savunma Bakanı Şoygu ile görüşeceğiz"

Bakan Akar, böylelikle radikalleşmenin de önüne geçtiklerine, göçe karşı bir tedbir aldıklarına işaret ederek, koordineli devriyelerin de Ruslarla beraber yakın bir zamanda bölgede başlayacağını kaydetti.

Akar, İdlib'deki sürece ilişkin, "Cumartesi günü, aksilik olmazsa, Rusya Savunma Bakanı Şoygu ile bu ve diğer konuları daha teferruatlı görüşme imkanı bulacağız ve dolayısıyla buradaki çalışmalarımızın daha başarılı şekilde sürmesini bekliyoruz." dedi.

- "Birleşik devriye faaliyetinin başlaması söz konusu"

Akar, Münbiç Yol Haritası ve Güvenlik Prensipleri'ne yönelik TSK ile ABD Silahlı Kuvvetleri unsurlarının sahada bir çalışma yürüttüğü anımsatılarak, "Ortak eğitimler başladı, şu an nerede yapılıyor? Bu eğitimlere ne kadar unsurlar katılıyor, ne kadar sürecek ve devriye görevinin ne zaman başlaması öngörülüyor? Ayrıca, Münbiç'te terör örgütü tarafından kazılan hendeklerin bu yol haritasına, güvenlik prensiplerine olası engelleri ve bu engellere karşı alınması düşünülen önlemler var mı?" şeklindeki soruya karşılık, Münbiç'teki yol haritasının önce Dışişleri Bakanları arasında belirlendiğini, daha sonra da güvenlik prensiplerinin Genelkurmay Başkanlarının görüşmesiyle saptandığını kaydetti.

Milli Savunma Bakanı Akar, bu doğrultuda faaliyetleri arazide fiilen başlattıklarını ve bunun ilkinin de 18 Haziran'da başlayan ve devam eden bağımsız koordineli devriyeler olduğunu, bugün itibarıyla 66'ncısının icra edildiğini aktardı.

Münbiç'te müşterek devriyelerin söz konusu olduğunu bildiren Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türk-Amerikan askeri unsurlarının birlikte yapacakları birleşik devriye faaliyetinin başlaması söz konusu. Bunun için ön hazırlık gerekiyor, eğitim süreci gerekiyor. Bu eğitim de 9 Ekim'de başladı. Bu süreç şu anda Gaziantep’te devam etmekte. Orada Amerikan, Türk askerleri, eğiticiler, eğitilenler var. Bu süreç devam ediyor. Önümüzdeki günlerde, bugün yarın bu sürecin tamamlanacağını, eğitim sürecinin tamamlanmasını müteakip 70 günlük hazırlıktan sonra bu müşterek birleşik devriyenin de başlayacağını söyleyebilirim."

- "Terör koridoruna asla ve kat'a müsaade etmeyeceğiz"

Kazılan çukurlar meselesinin PKK/YPG terör örgütünün uyguladığı bir taktik olduğuna değinen Bakan Akar, terör örgütünün daha önce de bazı yöntemler uygulamaya çalıştığını ama hüsrana uğradığını, olanlardan da ders çıkarmadığına işaret etti.

Bakan Akar, terör örgütünün aynı şekilde Afrin'de de kazdıkları çukurlara gömüldüğünü belirterek, şöyle devam etti:

"Tekraren, ısrarla bu faaliyetlerini Münbiç'te de tekrarlıyorlar. Konuyu yakinen takip ediyoruz, konunun bilgisine ve değerlendirmesine sahibiz. Burada yeri ve zamanı geldiğinde, gerekli tedbirleri aldık, alacağız. En üst düzeyde, Sayın Cumhurbaşkanımız dahil bütün kademelerde bunu telafuz ettik, ifade etmeye devam ediyoruz; hiçbir şekilde Türkiye'nin güneyinde terör koridoruna asla ve kat'a müsaade etmeyeceğiz. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunu terör örgütünün tepesindekiler anladılar, alttakiler de anlayacaklar. Anlamadıkları takdirde o çukurlara gömülecekler. Bundan herhangi bir şüphemiz, tereddütümüz söz konusu değil. Burada bizim beklentimiz, Amerikalılarla, müttefiklerimizle yaptığımız çalışmaların sonucunda YPG'nin, PKK'nın, terörist unsurların tamamen Münbiç'i terk etmesi. Burada yerel yönetimde mevcut PKK/YPG'liler var, onların oradan tamamen ayrılması ve yerel yönetimin tamamen yerli halkın yönetimine verilmesi."

Hulusi Akar, Münbiç'in gerçek sahibi yerli halkın bir an önce güven içinde evlerine dönmesini sağlamayı hedeflediklerini vurgulayarak, çalışmalarını bu yönde olduğunu bildirdi.

- "Herkesin iyiliği için olacağına inanıyoruz"

Milli Savunma Bakanı Akar, "Geldiğimiz noktada Rusya ile İdlib'de, ABD'yle Münbiç'te bir çalışma yürütülüyor. Avrupa'yla da 27 Ekim'de bir zirve yapılacak Türkiye'de. Bunu nereden nereye gidecek bir sürecin aşamaları olarak görüyorsunuz? Anayasal düzene geçilmesiyle alakalı bir çabanız, gayretiniz var mı bu yönde? Suriye yerel halkından tavsiyede, telkinde bulunduğunuz gruplar da var mı Türkiye olarak?" şeklindeki soru üzerine, Türkiye Cumhuriyeti'nin bu konudaki çalışmalarının daima haktan, hukuktan, doğrudan ve barıştan yana olduğuna işaret etti.

Bütün çalışmaların bu ilkelere göre yapıldığını bilgisini veren Akar, 27 Ekim'de yapılacak zirvede Almanya, Fransa ve Rusya ile konunun tartışılmasının mümkün hale geleceğini kaydetti.

Akar, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bizim burada varmak istediğimiz şey konuya askeri olmaktan ziyade barışçıl yöntemlerle politik bir takım çözümler bulmaktır. Bunun da aşamaları gayet açık ve belli. Birincisi Suriye için bir anayasanın yapılması, anayasa yapıldıktan sonra seçimin yapılması ve halkını öldürmekten çekinmeyen Esad'ın da bir an önce yönetimden uzaklaştırılması. Amaç ve varılmak istenen nokta bu. Bunun herkesin iyiliği için olacağına inanıyoruz. Böyle bir şey olduğu zaman Suriye halkı, Suriyeli kardeşlerimiz rahat ve huzur içinde yaşamlarını tanzim edecekler ve sürdürebilecekler diye düşünüyorum."

Her aşamada, sadece Suriye'nin değil bütün komşuların toprak, siyasi bütünlüğüne saygılı olduklarını Türkiye olarak tekrar tekrar dile getirdiklerini anımsatan Akar, "Bizim için önemli olan husus kendi ülkemiz ve milletimizin güvenliği. Temel gayretimiz buna yönelik. Bu manada da Türkiye'nin güvenliğine, ülkemizin, milletimizin rahatını, huzurunu tehdit edecek, risk ve tehdit teşkil edecek herhangi bir terör koridoruna asla müsade etmeyeceğimizi, bunun için yapılması gereken ne ise bunların hepsini yapacağımızı tekrar tekrar ifade ettik, aynı noktadayız." diye konuştu.

(Sürecek)





AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim