• BIST 76.031
  • Altın 127,816
  • Dolar 3,3888
  • Euro 3,6457
  • Konya -2 °C
  • Süleyman Özışık'tan bomba iddia: İstanbul BŞB'ye kayyum mu geliyor?
  • Referandum için tarih belli oldu
  • İki dev kurumdan flaş Türk Lirası kararı
  • Süleyman Özışık'tan bomba iddia: İstanbul BŞB'ye kayyum mu geliyor?
  • Referandum için tarih belli oldu
  • İki dev kurumdan flaş Türk Lirası kararı

Aykut Kocaman, gününde değildi

Kasım Göçer

Ligin 12. haftasının kapanış maçında Avrupa yorgunu! Atiker Konyaspor ile Osmanlıspor karşı karşıya geldi. Atiker Konyaspor, Shakhtar karşısına yedek ağırlıklı bir kadro ile çıktığı için Atiker Konyaspor’un ne kadar yorgun olduğu tartışılır. Osmanlıspor’un ise Bükreş deplasmanında as kadrosuyla ciddi bir mücadele verdiğini kabul etmemiz gerekiyor.

Maç öncesi Atiker Konyaspor’un daha az yorgun olması Atiker Konyaspor’u kağıt üzerinde avantajlı taraf yapıyordu. Gerçi Ali Çamdalı’nın olmaması Atiker Konyaspor için büyük bir eksik. Buna karşılık Ndiaye’nin olmaması da Osmanlıspor açısından büyük bir eksik. Osmanlıspor’un Umar Aminu gibi kontraya yatkın bir oyuncusunun olmamasını da Atiker Konyaspor’un maç öncesi avantajları arasında sayabilirdik.

Tüm bunlara bir de saha avantajını eklersek maç öncesinde karşılaşmanın favorisinin Atiker Konyaspor, olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyorduk. Ancak sahada işler böyle olmadı.Vukoviç sakatlıktan kurtulup, sahalara dönmüştü dönmesine ama sakatlıktan önceki Vukoviç ile Pazartesi akşamı sahada oynayan Vukoviç arasında dağlar kadar fark vardı. Belki golde talihsizdi. Sırf Vukoviç’e çarpan topun gol olması sebebiyle böyle söylemiyorum. Vukoviç savunmadan uzun pasla çıkmaya çalıştığı her pası neredeyse rakibe attı. Bu durum Atiker Konyaspor’un oyununu bozan faktörlerden bir tanesiydi.

Ön liberoda şans bulan Volkan ve Amir son derece verimsiz oynadı. Ali Çamdalı olmadığı zaman Atiker Konyaspor orta sahası üretken olamıyor. Amir ve Volkan topsuz oyunda iyi olmasına rağmen pas becerileri yüksek değil. Dikine oynadıklarında başarısız oluyorlar risk almayıp yana oynadıklarında da ofansif anlamda katkı sağlayamıyorlar.

Ayrıca pazartesi akşamı duran top organizasyonlarında da Atiker Konyaspor beklenenin aksine çok etkisizdi. Altmıştan sonra Osmanlıspor’da yorgunluk belirtileri baş gösterdi. Topu daha çok yarı sahasında kabul edip geriye yaslanarak oynadılar ve uzun toplarla öne çıkan Atiker Konyaspor savunmasının arkasına sarkmaya çalıştılar.

Atiker Konyaspor’un orta alanının verimsizliğine rağmen Ömer Ali, içeri girip rakip yay çizgisi civarına gelerek oyunu hareketlendirdi. Ömer Ali’nin top Atiker Konyaspor’dayken orta alana girerek oynaması Atiker Konyaspor’u hareketlendirdi. Bana göre Osmanlıspor maçının sahadaki en başarılı oyunsucu tartışmasız Ömer Ali’ydi.

Zaman zaman Atiker Konyaspor’un dönen topları alma süresi çok kısaldı. Atiker Konyaspor topu çok çabuk ele geçirip baskı kurduğu anlarda dahi  bu baskının karşılığını pozisyon olarak alamadı. Bu durumun ortaya çıkmasında pazartesi akşamı Aykut Kocaman’ın da formsuzluğu da etkili oldu. Özellikle geçen sezon saha içinde oyuncuların yerlerini değiştirerek oyunun yönünü değiştirebilen Aykut Kocaman bu sene kalıp değişikliklerin dışına fazlaca çıkamıyor.

Mesela Osmanlıspor’un geriye yaslanıp uzun topla çıkmaya çalıştığı anlarda Aykut Hoca;  Ömer Ali’yi tümüyle rakip yay çizgisi arkasında kullanabilirdi. Rangelov’un yerine oyuna gelen Halil İbrahim’i kanada atsa, Volkan Fındıklı’yı çıkarıp Jonsson’u almak yerine Meha’yı oyuna alabilirdi. Bu durumda Miloseviç’i sol içte kullanarak Ömer Ali ile birlikte orta alanda pas trafiğini daha iyi hale getirebilirdi. Altmışıncı dakikadan sonra 4-1-4-1 düzenine geçse bu maçta golü daha erken bulabilirdi. Osmanlıspor’un  topu gezdirip zamana oynamaya çalıştığı ve sadece uzun topla çıkmaya çalıştığı son periyodda  üstelik mağlup durumdayken Jonsson- Amir ikilisi aşırı defansif bir tercih oldu.   Stoperlerin biraz dikkatli oynaması, rakip ileri uç oyuncularını iyi kontrol etmeleri halinde bence Amir o bölgede tek başına yeterli olurdu. Skubiç maç son otuz dakikalık bölümünde vasat görümünden sıyrılarak etkili bindirmeler yaptı. Bunda Ömer Ali’nin ortaya girerek Skubiç’in önünü açmasının da etkili olduğunu düşünüyorum.

Aykut Hoca’nın geçen sene oyun içinde bu tür dokunuşları daha sık ve etkili bir biçimde  yapıyordu. Ancak bu sene belki de kadronun darlığının verdiği psikoloji ile kalıp değişiklikler dışına çıkamıyor. Osmanlıspor maçında da Ömer Ali’yi zaman zaman içte kullanıp Skubiç’in koşu yolunu açmak dışında kalıp değişikliklerin dışına çıkamadı.

Beraberlik golünü atan Bajic’in yedi gole ulaşması da benim için gerçekten sürpriz. İleride istasyon vazifesini tam anlamıyla yapamasa da,  ikili mücadelelerde zayıf da kalsa Bajic’in vuruş kabiliyetini geliştirdiğini kabul etmemiz gerek.

 

 

 

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim