• BIST 87.592
  • Altın 145,456
  • Dolar 3,6094
  • Euro 3,8207
  • Konya 8 °C
  • 28 Şubat mağdurları hala mağdur!
  • Alparslan Türkeş Üniversitesi Geliyor
  • Emekliye müjde! Promosyon o tarihte ödenecek!
  • 28 Şubat mağdurları hala mağdur!
  • Alparslan Türkeş Üniversitesi Geliyor
  • Emekliye müjde! Promosyon o tarihte ödenecek!

Ayarlanan Hukuk

Ufuk Karadavut

Bu ülkede hemen her şey olabilir. İnanmama gibi bir şansımız da yok. İnanmasak ta sonuçta inanmadığımız şey bir gerçek olarak hayatın her alanında karşımıza çıkabiliyor. Bildiğiniz gibi son dönemlerde ordu ve hukuk kurumlarının yıpratılması yönünde bir kampanya var. Bu kampanyanın başını çekenler belli. Ama buna göz yumanlarda belli. Ne olup bittiğini izlemeye çalışmak insanı yoruyor. Ama bilinen bir gerçek bu ülkede hukukun bitme noktasına geldiğidir. Artık hukuk bazı uzmanların görüşüyle “siyasallaşmış ve adeta siyasi partiler gibi” hareket etmeye başlamıştır. Bunun en son örneği de Hatip Dicle tarafından yapılan açıklamadır. Dicle, Habur'da Hükümet yetkililerin savcıları ayarladığı ve gelen PKK’lıların hemen serbest bırakılacakları sözünün verildiğini ifade etmişti. Gerçekten de olaylar Dicle’yi doğrulamaktadır. Dicle’nin bu açıklamayı niçin yaptığını bilme imkânımız yok. Sonuçta bu kişinin halen bağlı bulunduğu bir hareketin mensubu ve önde gelenlerinden. Bu konuda pek çok değerlendirme yapılabilir ama bunların içinde en uygunu hükümetin bu kişilere verdiği sözleri tutmaması üzerine hükümeti sıkıştırmak ve kamuoyu önünde zora sokmaya çalışmak şeklinde olabilir. Çünkü siyaset artık siyaset olmaktan çıktı. İçi boşaltıldı. Günümüzdeki halini aldı.

Dicle, Habur görüntülerinin Başbakan ve Genelkurmay Başkanlığı’nın ‘dağdan indirme politikasına’ uygun olduğunu, “Eğer gelenler tutuklansaydı büyük bir olasılıkla, bu tutum yeni bir çatışma sürecinin başlamasına ve AKP’nin demokratik açılım adını verdiği sürecin sona ermesine neden olacaktı” şeklindeki açıklaması ise gerçekten dikkat çekici. İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın kapatılan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’e, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla Kandil ve Mahmur’dan gelen 34 kişinin Habur Sınır Kapısı’nda, “Hâkim ve savcılar ayarlandı. Geldikler gibi geçecekler” sözünü verdiğini de ekledi. Bunu söylerken hedef teki kişi İçişleri Bakanıydı. Bütün bunların sorumlusu olarak onu ve arkasında duranları hedef alıyordu. Son olarak ta gerçekten ilginç olan bir cümlesi vardı ki gerçekten dikkate alınmaya değerdi; PKK’lıların Habur’dan geçişi sırasında görev yapan savcıların, KCK operasyonu kapsamında pek çok kişiyi tutuklamasına ise şaşırdıklarını ifade etmektedir. Gerçektende şaşırmamak mümkün değil. Sınırdan hangi PKK’lı gelirse gelsin hemen serbest bırakılırken, ülke içinde bir taraftan da ‘Terör örgütüne yardım ve yataklıktan’ tutuklananlar oluyor. Bu nasıl bir iş ve nasıl bir yanıltmacadır. Bu hangi akıl ve mantıkla açıklanabilir. Birbiriyle çelişen bu görüntülerden anlaşılan açılım konusunun aslında bir hikâye olduğu ve açılımın bize özgü bir çalışmanın olmadığı yönündedir. Kim hazırladıysa bazı eksikliklerin ve yanlış yönlendirmelerin olduğu açıkça görülüyor. Ama bu eksik ve yönlendirmeler kasıtlı olarak mı yapıldı yoksa gözden mi kaçtı bunu bilmek zor. Ama daha önceki tecrübeler böyle bir gelişmenin gözden kaçmasının imkânsızlığını gösteriyor.

Eğen bütün bunlar doğru ise ortalık gerçekten çok kötü demektir. Bu kadar kötü bir ortamda da yapılması gereken siyasetin kendisine çeki düzen vermesi olması gerekirken tam tersi oluyor. Siyaset ve siyasetçiler her geçen gün daha kötüye doğru hareket ediyorlar. Baksanıza ‘Yandaş medya’ sözü sık kullanılır oldu. Bazı medya kuruluşlarına bakılınca bu sözün pek te haksız olmadığını görebiliyoruz. Ama şimdide ‘Yandaş yargı’ sözleri konuşulmaya başlandı. Yandaş yargı yanlı karar alan hatta kararlarını kendi almayarak birilerinin ısmarlama kararlarını uygulamaya koyan yargı demektir. İnşallah doğru değildir. Eğer doğru ise hukuk gerçekten bu ülke için bitmiş demektir. Hukuk ve hukukçuya olan güvenin oldukça az olduğu ülkemizde hukukun tamamen bitmesi her şeyin bitmesi anlamına gelir. Hukuksuz ve hukukçusuz bir ülke anarşi ve terörün hâkim olduğu bir ülkedir.

“Hâkimleri ayarladık ne demek? Hâkimleri kim ayarlıyor. İçişleri Bakanı mı ayarlıyor? İçişleri Bakanı’nı kim ayarlıyor. Kim bunlara bu ayarı veriyor. Bu ne biçim bir iştir. ‘Ben PKK’ya üyeyim. Beni buraya Öcalan gönderdi. İşte mektubu’ diye gelen birisini TCK’nın 221. maddesine dayanılarak serbest bırakılmasını hukukun içine sığdırmak nasıl olmuştur.” Sorularının cevaplanması toplumu rahatlatacaktır. Toplum, yetkililerden yuvarlama ve geçiştirici değil, inandırıcı cevaplar bekliyor…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
kül tigen
19 Şubat 2010 Cuma 14:33
SAYIN YAZAR TELAŞLANMA
Sayın yazar telaşlanma Bu maçın beraberlik ihtimali yok. Statüko kaybedecek, demokrasi kazanacak...
78.161.147.130
sevil köse
19 Şubat 2010 Cuma 10:45
net cevap versinler
sayın yazar,bu çekilen ayarların iyice ayarı kaçtı,bir yerden patlak verecekti,her bir yerden patlak veriyor,hiç şaşırmamak lazım,kuzey Iraktan gelen pkk lılar pişmanız dedilermi,demediler,üstelikte hem güvence hem de iş istediler ve geldikleri gibi geçtiler,kuzey ırakta ne işleri vardı soruldumu,tabiki hayır,kaç tane annenin o dile dolanan gözşyaşlarını çiyneye çiyneye,geldikleri gibi geçtiler,halbuki bu tarafta aylardır,hatta yıllardır davalar sonuç beklemiyormu?şimdi soruyorum,yüzde kırkyedi ile gelenler,geldikleri gibi gitmeliler,ya da her sorunun cevabını net olarak vermeliler.
saygılarımla
85.110.83.69
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim