Artık korkmanıza gerek kalmadı diyorum. Çünkü korkmanızın bir faydası olmayacak. İsteseniz de istemeseniz de hastalanacaksınız. Bundan kurtuluşunuz olmayacak. O nedenle korkmayın bizim sağlığımızı düşünenler her zaman ki gibi bizim adımıza karar verdiler ve genetiği değiştirilmiş organizmaların ülkeye serbestçe girmesine izin verdiler. Bu da ‘GDO açılımı’ olarak eminim tarihteki yerini alacaktır. Tarihteki yerini almaya alacak ama nasıl bir yer olacak onu bilmek mümkün değil. Ama şimdiden yapılan tahminler bunun oldukça ağır sonuçları beraberinde getireceğidir. Bizde olmasa bile çocuklarımızın bu sorunu daha ciddi ve daha kalıcı yaşayacakları korkusu şimdiden herkesi sarmıştır.
Biliyorsunuz belki ama bilmeyenler için kısaca hatırlatalım. Gıda maddelerinin içinde yoğun olarak ‘Gıda Katkı Maddeleri’ adı altında bazı kimyasal ve sentetik maddeler yıllardan beridir kullanılmaktadır. Bu gıda katkı maddelerinin vücudumuza nasıl etkiler yaptığını kimse bilmiyor. Konu hakkında gıda mühendisleri de bizleri yeterince bilgilendirmiyorlar. Eğer bilgilendiriyorlarsa da sesleri iyi çıkmadığından bizler tam olarak duyamıyoruz. Ama sonuçta bu maddeler kullanılmaya devam ediyor. Onların katıldığı gıda maddelerini de bizler tüketmeye devam ediyoruz. Katkı maddelerinin bazıları sağlığa zararlı, bazıları kabul edilebilir sınırda, bazıları ise haram olarak değerlendiriliyor.
Mesela, Gıda Katkı maddelerinden: E101 Riboflavin, E150 Karamel, E153 Carbon black, E160 Lycopene, E161 Cryptoaxanthin, E306 Tocopherol, E307 Alpha-tocopherol, E308 Gamma-tocopherol, E309 Delta-tocopherol, E322 Lecithin, E415 Xanthan gum, E471 Mono ve diglyceridler, E472 Mono ve diglyceridlerin acetic acid esterleri, E473 Yağ asitlerinin sucrose esterleri, E475 Yağ asitlerinin polyglycerol esterleri, E476 Polyglycerol polyricinoleate, E479, E491 Sorbitan monostearate, E620 Glutamic asit, E621 Monosodyum glutamte, E622 Monopotasyum glutamate, E623 Calcium diglutamate, E624 Mono amonyum glutamate ve E625 Magnezyum diglutamate’ın çoğunluk GDO ‘lu olarak üretildiğini ithalatçılarımızdan, gıda üreticilerimizden ve denetimle yükümlü insanlarımızdan kaç kişi bilmekte ve dikkat etmektedir? İthal edilen GDO’lu peynir mayaları ne derece kontrol edilebilmektedir?* Elbette kontrol edilmesi oldukça zor ve uzmanlık isteyen işlerdendir. Ama eğer ülke insanının korunması ve sağlıklı bir ömür sürmesi isteniyorsa konunun derinlemesine incelenmesi gerekir. Ama görülen o ki ciddi çalışmalar yapılmıyor. Katkı maddelerinin hangilerinin helal, hangilerinin haram, hangilerinin sağlığa zararlı ya da az zararlı oldukları kesinlikle son kullanıcılar tarafından bilinmemektedir.
Gıda katkı maddelerinin 16 Kasım 1997 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan "Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği"nde gıda katkı maddeleri; "tek başına gıda olarak tüketilmeyen veya gıda ham veya yardımcı maddesi olarak kullanılmayan, tek başına besleyici değeri olan veya olmayan; seçilen teknoloji gereği kullanılan işlem veya imalat sırasında kalıntı veya türevleri mamül maddede bulunabilen, gıdanın üretilmesi, tasnifi, işlenmesi, hazırlanması, ambalajlanması, taşınması, depolanması sırasında gıda maddesinin tat, koku, görünüş, yapı ve diğer niteliklerini korumak, düzeltmek veya istenmeyen değişikliklere engel olmak ve düzeltmek amacıyla kullanılan maddeler" olarak tanımlanmaktadır. Bunlar; 1.Kullanıldıkları ürünlerin kalitesini koruyarak raf ömrünü uzatanlar (Koruyucular); Antimikrobiyaller (nitrit, benzoik asit, sorbik asit, kükürt dioksit...) ve Antioksidanlar (BHA, BHT. propil gallat...) dır. 2. Kullanıldıkları ürünlerin hazırlama ve pişme özelliğini geliştirenler; pH ayarlayıcılar (asetik asit, propionik asit, kalsiyum karbonat...), Topaklanmayı önleyenler(magnezyum oksit, magnezyum karbonat, silikon dioksit...), Emülsiyon yapıcılar (lesitin, mono ve digliseritler...) ve Stabilizörler, kıvam arttırıcılar ( kalsiyum asetat, kalsiyum karbonat...). 3. Kullanıldıkları ürünlerin aroma, lezzet, tad ve renkierini geliştiriciler; Lezzet vericiler (aroma maddeleri) Lezzet arttırıcılar (MSG, inisitol) Renklendiriciler (tartarazin, kurkumin,annotto, b-karoten...) Yapay tadlandırıcılar (aspartam, sakarin, asesulfam K, neoherperidin DC...).
Bütün bunların alt kimyasalları çok sayıda mevcut. Yani ülke insanı zaten her gün zehirleniyor ve kimyasal bombardımanına tutulmuş durumda. Bu yetmezmiş gibi şimdide GDO olarak kısaltılan Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların ithalatına ve Türkiye’de kullanılmasına izin verildi. Yani sadece kimyasal maddeler kullanarak yavaş yavaş zehirlenmek yeterli olmayacak GDO’lar ile genetik yapımızın daha hızlı bir şekilde bozulmasına yardımcı olunacak. GDO’ların faydaları mutlaka var ama zararları konusunda dünya genelinde ele avuca gelir ciddi bir bilgi bulunmamaktadır. Eldeki bilgiler sadece ürünü üreten firmalarda var. Elbette onlarda üretimini yaptıkları ürünleri yüceltmekle ilgileniyorlar. Kimse ‘Ayranım ekşi demez’. Onlarda ayranımız ekşi demiyorlar. Devam edeceğiz…
*Katkı maddelerinin isimleri gıda raporu sitesinden alınmıştır. www.gidaraporu.com