• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya -1 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Aşırı sıcaklar

Ufuk Karadavut

Temmuz ayı sıcaklık ortalamalarına baktığımızda mevsim normallerinin 8-10 derecelik üzerinde olduğu görülmüştür. Ağustos ayının ilk 10 günlük verilere baktığımızda da yine benzer veriler elde edilmektedir. Uzmanların açıklamalarına göre bu ayın sonuna kadar da yüksek sıcaklıklar devam edecek. En nemli yerler İstanbul, Marmara, Karadeniz Bölgesi ile Antalya. Türkiye'de bugünlerde en nemli yerler İstanbul, Marmara, Karadeniz Bölgesi ile Antalya. Hava aşırı nemliyken, vücudun terleme mekanizması çalışmadığından buralarda yaşayanlar sıcak hava dalgasından daha olumsuz etkileniyor, fazla hareket etmemek ve sık duş almakta fayda var. Bu yüksek sıcaklıklarda önümüzdeki günlerde de 2-3 derecelik düşüş haricinde değişiklik yok. Orta Anadolu genelinde sıcaklık 36-41 derece arasında ama buralarda nem oranı düşük, terlediğiniz zaman ter vücudunuzdan atılabiliyor. Buralardaki olumsuzluk ise kuru sıcak; asfalt sıcaklığı öğle saatlerinde 50-55 dereceye kadar çıkıyor.

İstanbul'da sıcaklık 30-32 derece ama nem yüzde 70 olduğundan, hissedilen sıcaklık 39 dereceyi buluyor. İstanbul’la birlikte Zonguldak, Bartın, Sinop, Samsun boyunca Karadeniz sahillerinde de İstanbul gibi aşırı nemli bir hava var. Buralarda da hissedilen sıcaklık 39 dereceyi buluyor. Ankara 20 gündür aşırı sıcak, sıcaklık yarın da 38 derece, sonraki günlerde de düşüş yok. İzmir parçalı bulutlu, sıcaklık merkez'de 37, Çeşme'de 39 derece hissediliyor ama rüzgâr sert. Adana'da ise sabah hissedilen sıcaklık 38 derece. Antalya'da yüksek nem bunaltırken, kent merkezinde 29 derece olarak ölçülen deniz suyu sıcaklığı, plajda bile serinlemeye engel oluyor. Antalya'da hissedilen sıcaklık ise 42-44 derece. Konya ise diğer orta Anadolu kentleri gibi sıcak. Hissedilen sıcaklık ise mevcudun çok üzerinde.

Sıcaklık artışı kendi başına gelişen olaylar zinciri değildir. Büyük oranda insanların etkisiyle oluşuyor. Artan dünya nüfusu, şehirleşme ve hızlı sanayileşmeyle birlikte yaşam şeklimizin değişmesi iklim değişikliğini de olumsuz yönde etkilemektedir. Yarım asırlık bir dönem incelendiğinde bölgelere göre değişmekle birlikte ülke genelinde 0.5 derecelik bir sıcaklık artışının olduğu söylenebilir. Bu miktarın düşük olduğunu düşünmeyin. Genel olarak bakıldığında oldukça yüksek bir değerdir. Dengeleri önemli oranda değiştirebilecek ya da değişimi tetikleyebilecek bir değerdir. Daha önce de buna benzer yüksek sıcaklıklar görülmüştü. Özellikle sıcak havalar beraberinde çok şiddetli bir sıcaklık etkisi yaratmıştı. Aşırı sıcaklar hemen her zaman iklim değişikliğine yönelik ilgiyi artırmıştır. Son zamanlarda yine artmaya başladı. İlgili ilgisiz herkes konu hakkında bir şeyler söylüyor. Fakat alışıldık yorumların ötesinde, meydana gelen değişiklere dair net bir görüş oluşmuyor. Bunun sonucu olarak ta konuşulanlar bir anlam ifade etmiyor. Bunun en önemli nedenlerinden birisi hükümetlerin genel olarak egemen sınıfın etkisi altında kalmasından kaynaklanıyor. Alınacak önlemler egemen sınıfın aleyhine bir sonuç çıkaracak gibi görünüyorsa önlem alınamıyor. Hatta bazı holdinglere ait televizyonlarda iklim değişikliğinin abartıldığına dair konuşmalara dahi rastlıyoruz. Konuyu abartmadan dengeli bir şekilde üzerine gitmek gerekiyor. Bir taraftan sıcaklık artıyor diyeceğiz diğer taraftan ise sera gazları olarak nitelendirilen gazları salan klima satışlarını destekleyeceksiniz. Diğer yandan kalitesiz kömürleri halka dağıtacaksınız ve sera gazı etkisini artıracaksınız. Elektrik santrali ya da yol yapacağız diye milyonlarca ağacı keseceksiniz, maden arayacağız diye doğayı tahrip edeceksiniz hatta akarsuları bile satacaksınız ve tasarruf yetkiniz olmayacak. İşi biraz ciddiye almak ve kararlı bir şekilde hareket etmek gerekiyor. Aksi durumda kendimizi kandırmanın ötesinde bir iş yapmış olmayız. Sıcaklık artmaya devam eder, yağış rejimi değişir ve uzman kılıklı bir sürü adamda televizyonlarda konuşmaya devam eder. Bu adamların konuşmaları arasında çok değerli kişilerin konuşmaları önemsizleşir ve kaynayıp gider. Sonuç asla çıkmaz. Bütün olanları genel olarak değerlendirdiğimizde yapılanların sanki sonuç alınmasın diye yapıldığı şeklinde bir düşünceye sahip oluyorsunuz. Tarihte ilk defa insanlık, içinde yaşadığı bu gezegeni yok edecek araçlara sahiptir. Yoketmek içinde elinden geleni yapmaktadır. Bizi bugünkü duruma getiren kararlarda hiçbir söz hakkına sahip olmayan nüfusun büyük çoğunluğu, neyin tehlikede olduğuna dair bilinçlendirilmelidir.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim