• BIST 82.273
  • Altın 147,972
  • Dolar 3,8196
  • Euro 4,0766
  • Konya -1 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

Araştırmalara Devam…

Ufuk Karadavut

Geçen hafta yazdığımız yazının üzerinden neredeyse bir hafta geçti. Yazdığım yazıyı beğenen de oldu beğenmeyen de. Ama adı geçen enstitüden oldukça sert tepkiler aldım. Almaya da devam edecek gibiyim. Yapacak bir şey yok. Birilerinin bunları söylemesi gerekiyor. Ben de söylüyorum ve söyleyeceğim. Belki enstitüye girmemi yasaklayabilirler ama olsun yapacak bir şey yok. Allah bana lütfettiği ölçüde doğruyu yazmaya kararlıyım. Yapılan baskı ve yıldırmalar bizleri asla döndürmez aksine kuvvetlendirir.

Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü bir süreden beridir arazisi ile gündeme gelmişti. Bana göre paha biçilemez olan bu arazinin birilerine verilmesi asla doğru değildi ve biz de var gücümüzle mücadele ettik. Halen daha görüşlerimizin arkasındayız. Ama son zamanlarda yönetimin değişmesi ile birlikte adı geçen araştırma enstitüsünde ilginç şeyler olmaya başladı. Ciddi bir yapılanma değişikliği oldu. Herkes kendi ekibiyle çalışmalıdır. Bunu sonuna kadar savunmuşumdur. Ancak yapılan değişiklikler bir kurumu yok olmaya götürüyorsa ona müdahale etmek gereklidir. Gördüğümüz kadarı ile Bahri Dağdaş Tarımsal Araştırma Enstitüsü bu yolda hızla gidiyor. Böyle bir enstitünün göz göre göre yok olmasına razı olamam. Vicdanen rahatsızım. Bu yazıları da herkes duysun ve böylesine büyük ve önemli kurumun daha fazla zarar görmemesi ve kapatılmaması için yazıyorum. Adı geçen enstitüyü ve çalışanlarını çok iyi tanırım. Zaten bu kadar rahat yazmamın sebebi de bu çok iyi tanımışlıktır. Kötü gidişine ve kapanma rotasına karşı çıkmam da bundandır.

Fikir sahibi olmak güzel bir şey. Özellikle araştırma yapan kurum ve kuruluşlarda yeni fikirler üretmek ve bunu uygulamaya aktarmak özellikle istenen bir özelliktir. Ürettiği fikir belli bir bilgi birikimi ve tecrübenin sonucudur. Bu bilgi birikimi ve tecrübe kolay elde edilmemektedir. Çünkü üretilen her fikir sorunların çözümüne ya da ileriye yönelik gelişim hareketlerinde önemli bir katkıdır. Bu fikirler projeye dönüşüp aktif hale gelince araştırmacının zevkine diyecek yoktur. Bu araştırmacı nerede olursa olsun. İster Araştırma Enstitüsü ister Üniversite ve isterse özel sektör. Bu durum asla değişmez. Çünkü düşünceleriniz artık düşünce olmaktan çıkmış ve uygulamaya dökülmüş demektir.

Fikir üreten insanların yanında bu fikirlerden ilham alarak onu geliştirenler olur. Bazıları ise bu fikirlerin ucundan kıyısından tutunarak geçinip giderler. Ama bazıları ise fikirleri alır kendininmişçesine kullanmaya çalışır. Aslında bu bana göre fikir hırsızlığıdır ama maalesef bu yapılır. Bazen fikirler çalınmaz hazırlamış olduğunuz bir yayın alınır ve kullanılır. Bilim dünyasında buna intihal denir. Dünyanın hemen her yerinde bu tür olaylara rastlanır. Ülkemizde de zaman zaman bu tür olaylar yaşanmıştır. Ahlaki değildir ama yapılır. Bunun için bildiğim kadarı ile bir ‘Etik Kurul’ oluşturuldu ve yapılan yayınları izliyor. Bu üniversiteler için yapılıyor. Araştırma enstitüleri için de yapılması gerekiyor. Nedeni ise;

Bir araştırmacı düşünün bu kişi Bahri Dağdaş Tarımsal Araştırma Enstitüsüne yıllarca emek harcamış ve çalışmalarda bulunmuş. Yaklaşık iki yıl boyunca çalışıp ‘Fiğ Islah Programı’ nı başlatmış. TAGEM grup toplantılarından geçiriyor. Materyal topluyor. Ama ne hikmetse araştırmacı arkadaş aynı şehirdeki başka bir enstitüye geçince projeden çıkarılıyor. Bu bana göre fikir hırsızlığıdır. Aynı şekilde Bahri Dağdaş’ın Müdürlerinden Ahmet Bağcı’yı uzun uğraşlar ile ortaya koyduğu yanlış hatırlamıyorsam bisküvilik buğday çalışmasından çıkarıyorlar. Dahası bir projenin sunumunda ise şu an idarede olan arkadaş öz geçmişinde tek isim olarak göstermiş. Daha ne diyeyim. Söylenecek çok şey var. Bu yanlışlığı durdurun…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ne hacet
20 Temmuz 2009 Pazartesi 11:18
doğru söze
mehmet şahinin u olaya balıklama atlamasını bi kenara bırakırsak...

şimdiki idarenin, birkaç kişiden oluşan dar, kapasitesiz, herşeyi ben bilirim havasında ama işbilmez, kaprisli ekibinin ellerinden şimdiye kadar ne iş gelmiş, şimdiye kadar adam akıllı neyi ortaya koymuşlar bi bilen varsa...
sözde şu-bu, hepsi hikaye, üfürük...

ama ülkemizde idareci olmak için kapasite çok da gerekli değil malumumuz, biraz torpil, tamam...

kazara içlerinde bikaç kişi varsa iş yapmak isteyen onları da bi şekilde uzaklaştırmaya çalışıyolar... netekim bunun örnekleri de vardır, çok uzak değil...

tabii şimdi de başkalarının yaptıklarını sahiplenmeleri, üzerine atlamaları gayet normal.
başka bişey bekleyen var mıydı ki ???
85.99.109.241
Selami DİKTEPE
02 Temmuz 2009 Perşembe 12:03
Şahin Mehmet
Arkadaşım sen her yere böyle şahin gibi atlamazdın. Düşünerek hareket ederdin. Canını sıkmaya değen insanlar olursa neyse. Kendine iyi bak. Kimseye bulaşmaki sıhhat bulasın.
78.186.113.91
Selami Aktepe
02 Temmuz 2009 Perşembe 09:58
Sayın Şahin
Sayın Mehmet Şahin'i bu konu ilgilendirmediği halde niye böyle canla başla yorum yapıyor anlayamadım. Acaba bir sıkıntısımı var? Yoksa birilerinin vekaletini alıp avukatlığamı başladı? Kendisi ile ilgili bir suçlama yokken başkalarını suçlamasını anlayamadım
78.187.169.54
selami karatepeye
29 Haziran 2009 Pazartesi 09:57
cevap
Sayın selami karatepe Enstitüte çalışırken ben müdüryardımcılığım alnımın akı ile geçmiştir. hiç bir lekem şaibem yoktur. En son müfettişlere denetimim verip Ayrıldım en ufak bir uyarı ve kınamada almadım. alnımın akıyla kendi isteğimle görevi bıraktım . Enstitüte 6-7 yıl çalışıp bu enstitüye en ufak bir katkı sağlamamış ama hazineden maaş almış 7 gün süreyle göreve gönderilmiş 2 gün görevde kalmış ve 7 gün yolluk alıp aldığı yollukla hacca gitmiş arkadaşlar hazineyle önce bir helalleşsinler.
78.187.169.54
Selami Karatepe
27 Haziran 2009 Cumartesi 14:02
mehmet şahine
Mehmet şahin bey müdür yardımcılığı yaparken enstitüyü nasıl yönettiğne baksın. Enstitünün canına okudular. Şimdi kalkıp ahkam kesiyor. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz sayın şahin...
78.169.23.105
mehmet şahin
26 Haziran 2009 Cuma 09:24
doğruluk
Ufuk beyin yazısında fikir hırsızlığından bahsetmiş güzel bir konu yazısının sonunda bisküvilik projesi var bisküvilik projesinin yazarı fikir babası benim ismim mehmet şahin proje TUBİTAK'a sunulmak üzere hazırladım o zamanki müdürümüz buna özel ortak bulalım TÜBİTAK da kolay kabul görür dedi müdürümüz ortak ararken Ülker projeyi kendisi destekleyeceğini tübitaka sunmaya gerek olmadığını önerdi veoşekilde baştan beri projeyi ben yürütüyorum Ahmet bağcının ismide projede vardı başka kuruma tayin olunca idarenin isteği ile projeden çıkarıldı ortada bir fikir hırsızlığı falan yoktur projeyi kim yapmışsa o yürütmektedir. Burada fikir hırsızlığından ziyade sahte verilerle yayın yapma daha önemlidir Ufuk bey ne demek istedediğmi anlamıştır.
78.161.128.111
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim