• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya -1 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru

Ufuk Karadavut

Bazı ülkelerde olduğu gibi Anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkı bizde de getirildi. İlk bakıldığında bizlere çok hoş gelen bir gelişme olarak anlatıldı. Bu uygulamanın yapıldığı ülkelerde bazı sıkıntılar baş gösterdi. Mesela, daha önceleri anayasa mahkemelerinin dava sayısı yıllık 500-600 civarında iken, şimdi yıllık 500 000 adeta kadar çıktığı görüldü. Adeta Anayasa mahkemesi çalışamaz hale geldi. Şimdi bundan çıkış yolları aranıyor. Bizde ise tam tersi olarak neredeyse bütün sorunları çözebilecek çok iyi gelişme olarak değerlendirildi. İyi ya da kötü yönlerine bakılmaksızın uygulamaya konuldu. Sıkıntılarda hemen kendisini göstermeye başladı. Aslına bakılırsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı 2010 yılı mayıs ayında çıkarılan 5982 sayılı ‘Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumla kabul edilmesiyle hukuk sistemimize girmiştir. Bireysel başvuru Anayasaya göre hakları ihlal edilmiş olan kişilerin haklarını almalarına yönelik olarak tanınan özel bir hak arama yöntemidir.

            Yakın zamanda bireysel başvuru twitter’a erişim konusunda yapıldı. Başvuruyu değerlendiren mahkeme yasağın hukuka aykırı olduğunu belirterek uygulamanın durdurulmasını istedi. Bunun üzerine Başbakan bu yasağın kaldırılması ile ilgili olarak “anayasa mahkemesinin kararına uymak zorundayız ama saygı duymak zorunda değiliz, saygı da duymuyorum. Twitter ile ilgili Anayasa mahkemesine başvurmalarını ben doğrusu doğru milli bulmuyorum. Amerikalı bir şirketin böyle savunusu yapılırken bizim milli değerlerimiz bir kenara konuldu” şeklinde bir açıklaması oldu. Elbette burada Başbakan’ın milli kavramından ne anladığını aslında merak ediyoruz. Çünkü son 10 yıllık döneme bakıldığında milli olarak gördüğümüz başta Türk milliyetçiliği olmak üzere çok sayıda değerin yok edildiği görülür. Televizyonlar adeta gazino ve batakhane gibi kimliğimizi ve kişiliğimiz yiyip bitirirken hangi milli kimlikten bahsetmek gerekir onu da bilemiyoruz. Ancak milli kimlik kavramından kastedilen başka bir şeyse onu da zaten bilemiyoruz.

            Anayasa Mahkemesine yönelik olarak yapılan eleştirinin temel noktasını “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasındaki ilgili kanunun 45. Maddesi ve Anaysa Mahkemesinin iç tüzüğüne göre bireysel başvuru yapılabilmesi için iç hukuk yollarının tamamının tüketilmesi gerekiyor” açıklaması oluşturuyor. Bunlar sağlandıktan sonra buraya başvuru yapılabiliyor. Bu doğrudur. Ancak gözden kaçırılan ya da akla gelmeyen anayasanın 90. madde değiştirilirken söylediğimiz sakıncanın burada karşımıza bir daha çıkmasıdır.   Bu maddeye göre Avrupa Birliğinin çıkardığı ve çıkaracağı bütün yasalar ve kanunlar bizim kanun ve yaslarımızın üzerine olacaktır. Anlaşmazlık olması durumunda da Avrupa Birliğinin yasaları uygulanacaktır. Buna bağlı olarak İnsan Haklarının Avrupa Sözleşmesine göre anayasa mahkemesine müracaat edebilmek için iç hukuk yollarının tükenmesi diye bir şart bulunmamaktadır. Avrupa Ülkelerinin yaklaşımına bakıldığında; “bireyin haklarını alma konusunda iç hukuk yollarından bir sonuç alamayacağı şeklinde bir eğilim oluştuysa iç hukuk yollarını tüketmesine gerek yoktur” denilmektedir. Yani iç hukuk yollarının kullanılması ya da kullanılmamasını, aslında ortadaki durumun belirlediğini ifade etmektedirler. Bu nedenle Anayasa Mahkemesine yapılan eleştiriler kesinlikle doğru değildir. Ancak Cumhurbaşkanlığı konusunda mahkeme başkanının adının eskitilmesi gibi siyasi bir proje uygulanıyorsa onu bilemeyiz. Zamanla göreceğiz…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
konyalı vatandaş
18 Nisan 2014 Cuma 19:19
19:19
memleket.com.tr internet sitesinde çok uzun metinler, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı ve kanıtlanmamış iddialar içeren, büyük harflerle yazılmış ve site dışına link veren yorumlar onaylanmamaktadır. Anlayışınız için teşekkür ederiz....
88.249.206.99
saf gardaş
18 Nisan 2014 Cuma 19:18
19:18
Tencerede başka bişeçek hangi yemekler var, pansilvanya hangi menüleri hazırlatıyor merakla bekliyoruz
88.249.206.99
ll
18 Nisan 2014 Cuma 11:33
11:33
ittifakınızın adayı haşım kılıç... size hayırlı olsun... şunuda unutmayın bir abdüllatif şener vardı birilerinin cumhurbaşkanı adayı... ama benim adayım fetulah herhalde böyle yazılıyor ismi değilmi, olsun diye ısrarcı olun lütfen, ama illaki olmaz ise sn bahçeli veya kılıçdaroğlu olsun derim sizin açınızdan zaten önemli değil ha bahçeli ha kılıçdaroğlu... çünkü 30 mart ittifakı devam ediyor edecek paralel liderei sn. bahçeli ve kılıçdaroğlu üçlüsü seçin alın hadi hayırlısı....
95.0.67.2
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim