• BIST 88.965
  • Altın 143,832
  • Dolar 3,6224
  • Euro 3,8214
  • Konya -2 °C
  • Figen Yüksekdağ'ın milletvekilliği düştü
  • Başbakan, Bozkurt İşareti Yaptı; Ülkücüleri Mest Eden Cümleler Kurdu
  • Memur sosyal medyada 'evet-hayır' diyebilecek!
  • Figen Yüksekdağ'ın milletvekilliği düştü
  • Başbakan, Bozkurt İşareti Yaptı; Ülkücüleri Mest Eden Cümleler Kurdu
  • Memur sosyal medyada 'evet-hayır' diyebilecek!

Analar kan ağlasın

Ufuk Karadavut

Analar ağlamasın diyerek ve terör bitecek denilerek yapılan çalışmalarda döndük dolaştık ve başa geri geldik. Yapılan çalışmalarda PKK’nın bütün isteklerinin yerine getirilmesine çalışıldı. Pek çoğu da yapıldı. Hatta Habur’da teröristleri törenlerle karşıladık. Herhalde dünya tarihinde ilk olarak seyyar mahkemeler kurduk ve pişman olmadıklarını söyleyenleri “hayır siz pişman oldunuz” söyledikleriniz duymamış olalım diyerek serbest bıraktık. Adamlar halen daha köy köy gezip devlet aleyhine çalışıyorlar ve kimsenin bir şey dediği yok.

 

Ne olacak ne yapılacak ne yapılmalı diye insanların yöneticileri sorgulamak gibi bir düşünceleri yok. Herkes hayatından memnun görünüyor. Ateşin düştüğü ocaklar ağlıyor yalnızca. Türkiye her gün şehit ve gazilerine ağlıyor. Anne ve babaların feryatları ise yürek dağlıyor. Eşlerinin bayrağa sarılı tabutlarına son kez dokunmaya çalışan dul kadınların ve ne olup bittiğini anlayamayan küçücük çocukların babalarının ardından döktüğü gözyaşları beyinlerimize mıh gibi çakılıyor. Ama bunu algılamaktan dahi aciz durumdayız. Her şehit aslında bizim için ibret vesilesi. Bizlere çok şeyler söylemek istiyorlar. Adeta haykırıyorlar ama biz bunu algılayamıyoruz. Aslında algılamak ta istemiyoruz.

 

İçi bir türlü doldurulamayan ve büyük bir safsata olan açılımın ülkemizi terörle mücadelede getirdiği nokta ortadadır. PKK taşeronları, Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve milletimize karşı her türlü tehdit ve hakareti alenen seslendirirken, sanki görünmez bir dokunulmazlık zırhı onları koruyor. Tek görevleri, PKK'nın taşeronluğunu yapmak olan sivil toplum örgütleri hâlâ itibar gören, desteklenen örgütler olarak faaliyetlerini milletimizin gözlerinin içine bakarak, pervasızca sürdürüyor. Yaşananlar karşısında milli hassasiyet gösterenlere "kandan beslenenler" yaftası yapıştırılırken, milli tepki ve direnç bitirilmeye çalışıyor.

 

İnsan yaratılışı itibariyle inanmak ister, yaşadıklarını sorgulamak ister, yaşadığı ortamın daha sosyal olması içinde sosyal ilişkilerini geliştirmeye çalışır. Allahın vermiş olduğu aklı yerinde kullanarak sahip olduğu fikirleri ile yaşanan olayları kendine göre değerlendirmek gayreti gösterir. Bu olması gerekendir. Ama ne olduysa bunların hiçbirini yapamıyoruz. Sadece hamasi nutukların ve söylevlerin peşine koşup farkında olmadan tanrı gibi inandıklarımızın söylediklerine inanıyoruz.  Baksanıza şehitlerimize sahip çıkmayı İslam ahlakına aykırı bir davranış biçimi olarak takdim ediliyor ve toplum buna alkış tutuyor. Şehide sahip çıkmak en ağır suçlardan sayılıyor. Devletin etkili ve yetkilileri şehit cenazelerinin televizyonda gösterilmemesi için çok uğraştılar ama mahkemeler buna karşı çıktı. Şimdide cenazelere katılanları eleştiriyorlar. Kendileri hiçbir şehit cenazesine katılamadıklarından katılanları eleştiriyorlar. İnadına şehitlerimize sahip çıkacağız. Bu böyle biline…

 

Ancak şehitlerin sayısının her geçen gün artmasının engellenmesi gerekiyor. Devlet yönetimi ile asker arasında bir sıkıntının yaşandığı belli. Hemen her gün şehit veriliyor. Hükümet bir şey yapmıyor ama asker niye bir şey yapmıyor. Eğer yapmasının önünde engeller varsa bu açıklanmalıdır. Savaşta olmayan bir ordunun her gün şehit vermesi diye bir şey olabilir mi? Eğer oluyorsa askeri yönetim tamamen değişmeli ve yerine bu işi daha iyi yapacaklar gelmelidir. Çünkü bu ordu iddia edildiği gibi CHP’nin ordusu değildir. Ama asla AKP’nin de ordusu değildir. Bu ordu Türk Milletinin ordusudur ve böyle kalmalıdır.

 

Önceki gün şehit olan askerin acılı babası Yozgatlı Baba Rasim Tez haykırıyor "Koca bir devletin var, koca bir milletin var. Dört tane çapulcu, devleti yok, milleti yok. Dört çapulcu ile baş edilemiyorsa yazıklar olsun diyor. Terörün giderek tırmandığını, Meclis'te PKK'yı destekleyenler olduğunu söyleyen Rasim Tez, "Ben bir millet isem, kökünü kazırım. İsrail'e bak, görüyon işte. Ben çok duyguluyum, metanetliyim ama hazmedemiyorum. Bu çocuğun suçu bu devlete, bu millete hizmet etmek mi?" diyor. Ama dediği ile kalıyor.

 

Analar ağlamasın diyenler artık analara kan ağlatır oldular. Terörün başı ve komuta merkezi Kandil Dağı'nda değildir. Bu artık anlaşılmalıdır. Açılıma bir an önce son verilmelidir. Ankara açıldıkça ülke batağa ve iç savaşa doğru gidiyor. Bu görülmeli, yeter artık…

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Hasan
18 Haziran 2010 Cuma 12:58
Demekle olsa...
Elbette kimse "analar ağlasın" demez, diyemez. Ama zaten herkesin içinden geçen "analar ağlamasın" sözünü kendi icat etmiş gibi ortaya çıkan ve "açılım"ı tamamen bu söze dayayan AKP daha ne kadar bu millete musallat olacak? Camdan okuduğu hamaset dolu konuşmalarını bağıra bağıra yaparken artık kulaklarımızı tırmalayan ve dinleyeni ikrah ettiren sesini artık duymak zorunda mıyız Recep Bey'in?
Sayın yazara teşekkür ediyorum!
78.165.181.167
Harun Nazım
17 Haziran 2010 Perşembe 22:16
AKP'NİN ANALARI AĞLATMA AÇILIMI
AKP'nin üzerinde ısrarla durduğu ve hiç bir somut çalışması olmayan,ne dedikleri belli olmayan bir süreçte,fidan gibi gençlerimizi paçavra köpeklerin saldırılarıyla kaybederken,ANALARIMIZ AĞLAMIYOR,GÖZLERİNDEN KAN GELİYOR.
Bizim hissiyatlarımıza tercüman olan yazınız için teşekkür ederim.
78.167.124.173
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim