• BIST 107.196
  • Altın 151,513
  • Dolar 3,6807
  • Euro 4,3300
  • Konya 19 °C
  • "FETÖ'ye himmet" davası:Mahmut Sami Boydak savunma yaptı
  • Gülerce: Gülen ya ihtihar edecek ya suikasta uğrayacak
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • "FETÖ'ye himmet" davası:Mahmut Sami Boydak savunma yaptı
  • Gülerce: Gülen ya ihtihar edecek ya suikasta uğrayacak
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"

Amerika ile Aynı Yatakta!

Ümit Savaş

“Sana durlanmış kelimeler getireceğim

Pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler

Seni çünkü dik tutacak bilirim”

 

İsmet Özel Konya’daydı. Kendi kişisel tarihim açısından hayli önemli bir yere sahip olan bu insanı Konya’da ve de TYB’de misafir etmek benim açımdan oldukça heyecan vericiydi. Yazılarıyla, şiirleriyle hemhal olduğunuz bir şair ve düşünür ile buluşmak, konuşmak, canlı canlı dinlemek, beraberinde birçok tehlikeyi barındırmış olsa da heyecan vericidir. İMDER (İstiklal Marşı Derneği) Konya Şubesi’nin açılışı münasebetiyle Konya’ya gelen Özel Ticaret Odası, TYB Konya ve Konevi Kültür Merkezinde olmak üzere üç konferans verdi. TYB’deki konferanstan sonra “sizi dün de dinledik ama burada tekrara düşmeden yeni şeyler söylediniz” deyince kendine has üslubunca “e tabii, kasetten okumuyoruz” demişti.

 

Bir yandan Özel’i dinlerken bir yandan da son zamanlarda söyledikleri, söylediklerinin tartışılan kesiti geçiyordu zihnimden. Dışarıdan rijit, çarpıcı, ilk duyduğundan insana bir dostun deyişiyle “estağfurullah” dedirten söylemin Özel’in zihin dünyasında ne gibi bir kurguyla söylendiğini anlamaya yarar ipuçları toplamaya, anlamaya çalışıyordum. Anlayabildim mi? Eh. Zaten kendisinin de sürekli söylediği gibi “keşke anlayabilseniz”.

 

“Ağzının bir kıvrımından cesaret bularak

Ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım.

Kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar

Kalmışsa birkaç ısrar ölümle yarışan

Onların yardımıyla dünyanıza acıdım”

 

Türk Tarihin Neresinde? Diye başladığı konferansa, Türk tarihin kritik eşiğinde diye cevap veren Özel, Türkiye’nin II. Kez vatanlaştırılmasının sonuna gelindiğine işaret ediyor ve bağırıyor “ siz bunu görmüyor musunuz?” Bu durumdan menfaat sağlayanlar tarafından “din gününde savunamayacakları menfaatleri” zora girmesin diye gözlerden kaçırıldığını söylüyor.

 

Bunu yapanlar ise gavurdan ödünç bir ağızla gavura yaranmaya çalışanlar veya bizzat gavurlar. “Çok kolay anlaşılan şeylerin hepsi yanlıştır” diyen Özel Türkiye’de bir duruşa işaret ediyor. Bunu çarpıcı bir örnekle ifade eden Özel “ Amerikan Mizuri savaş gemisi İstanbul’a gelip demir attığı zaman Karaköy genelevindeki hayat kadınları Amerikan askerleriyle yatmayı reddediyorlar. Şimdi o hayat kadınlarının sahip olduğu kadar şerefli bir duruşa/duyarlılığa sahip kaç kişi kaldı?” diyor. Bugün hepimiz Amerika ile aynı yatakta mıyız yoksa?

 

“Bu yürek gökle barışkın yaşamaya alışmış bir kere

Ve inatla çevrilmiş toprağın çılgarına

Yazık ki uzaktır kuşları, sokaklarıyla bizim olan şehir

Ama ancak laneti hırsla tırpanlayamamak koyuyor insana”

 

Bir duruşa işaret ediyor Özel, bir estetik varoluşa. Küreselleşmenin bizi biz eden bütün sivri yanlarımızı yuvarlaklaştırıp yok ettiği, dünyada egemen olan sistemin çarkına çomak sokacak kadar sivri yanımızın kalmadığı bir dönemde bize bunun kader ve kaçınılmaz bir şey olmadığını, buradan çıkışın ve kurtuluşun mümkün olduğunu bağırıyor. Bütün gürültünün içinde bunu en dikkatimizi çekecek, burada bir ses var, farklı, tepki doğuran bir ses, ne diyor ki bu diyeceğimiz bir tonda söylemiyor artık, bağırıyor. Bir felaketi önceden gören insanların canhıraş çığlığıyla bağırıyor: “Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan”.

 

“Vandal yürek! Görün ki alkışlanasın

ez bütün çiçekleri kendine canavar dedir

haksızlık et haksız olduğun anlaşılsın

yaşamak bir sanrı değilse eğer öcalınmak gerekir.”

 

her şeyin zıddıyla kaim olduğuna işaretle Özel Türk’ü de zıddıyla tanımlıyor. Araya kesin bir çizgi çekiyor, çiziyor. Türk müsün gavur musun? Onu söyle. Relativizmin yaygınlaştığı, evet ve hayır yerine “havet”in üretildiği, hem siyah hem beyaz bir anlayışın yaygınlaşarak helal ve haramlar arasındaki sınırların ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir zihni anlayış çağındayız. Böyle bir dönemde çizgileri, evetleri hayırları net ve kesin bir çıkış yapıyor Özel. Berrak bir duruş. Gavurluğun gözden kaçırıldığını söylüyor. Her gün yatsı namazından sonra okunan bakara suresindeki ayetteki muhatabın kim olduğunu soruyor bir nevi “kafirler güruhuna karşı bize yardım et”. Peki kim kafir? Ya da Özel’in deyişiyle gavur?

 

Çizgilerimizi fazla esneterek kendimiz olmaktan çıkıyoruz galiba. Tv, internet, iletişim, diziler, sinema filmleri vb. ile birlikte yaşam biçimimize de bakınca aramızda bir fark yokmuş gibi hissetmeye başlıyoruz. Gavurdan farkı yok bir yaşam biçimi buna yol açıyor. Evlerimiz, kıyafetlerimiz, eğlencelerimiz, dizilerimiz, o kadar benzeşiyoruz ki onlar mı biz oluyor biz mi onlar oluyoruz… Özel bunu diyor işte. Safını seç. Ötekini ortadan kaldırdığında sen de yok oluyorsun. Vesselam.   

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
entel_gonyalı
24 Mayıs 2008 Cumartesi 19:00
Yazdıklarını okumak dinlemekten daha cazip
Sayın Taşkesen; İsmet Özel konumu itibarıyla 1970'leredn itibaren türk siyasal hareketleri içinde sosyalist ve islamcı düşünce hareketleri içinde kendine özgü konumu olan bir şair, yazar ve mütefekkir...

Türkiye konjokturunde İsmet ÖZEL "ŞİİRDE 2.NAZIM" denilirken, müslüman oldum diye ortya çıkınca islami çevrelerde iltifata mazhar olmuştur tıpki Roger Garaudy,Cat Stevens, Ulvi Alacakaptan, Engin Noyan vb. gibi.. Bu tür ideolojij ve düşünsel geçiş yapan kişiler
kendi kulvarlarında ve içinde bulundukları düşünsel zeminde islami camiaya katılan başkaca kişilere yol açmamış ama islami camiada marazi bir "filanda bize katıldı" şişinmesine ve aşırı alakaya yol açmıştır.

Sayın ÖZEL'in İslami camiaya sahip olduğu toplumcu, gerçekci ve sosyalist perspektifinden elde ettiği i bakış açıları ve analizleri ile bizim için yeni bir ses ve soluk oldugunu her zaman takdir edilmiştir Niçin sosyalist olduysam onun için müslümanım mealinde söyleşileri var. Eserlerinin %90'ını okudum.Üç mesele,zor zamanda konuşmak,irtica tehdit değil,taşları yemek yasaktan tutun cuma mektuplarının 4-5.serisine kadar okudum, halende ne yaptığı söylediğiyle ilgileniyorum. Şimdiye kadar hiç canlı olarak dinlememiştim.

Ancak son TYB söyleşisindeki söz tutum ve tavırları ile ve önceki yıllarda islamcıları terk etmeden önce ahmet hakanla kanal 7 deki uzun söyleşisi ile yakın zamanlardaki trt2'deki atilla ilhan vari şiir/yorum/sohbet programında da görüldüğü üzere hitabeti iyi olmakla birlikte yazılarının gücü kadar mükemmel değil...

TYB programında sizin kendisini takdim biçiminizle alay etmesi ve "kurucu/fasülyeci veya turşucu değilim " alaycılığı şık değildi.

İkinci olarak kendisini misafir eden ve konuşma yapmasına imkan tanıyan TYB'yi bedavacılıkla itham eden, sağa sola kendini misafir ettirerek geziler yapan ve misafir olduğu yerlerden bir şeyler hediye almak gibi bir avantacılıkla suçlaması hiç de şık olmadı.

Üçüncü olarak İMDER istiklal marşına sahip çıkacakmış edası da kel alaka geldi.Sağ muhafazakar veya islami çevreler, gönüllü teşekküller vs. resmi ideolojinin sahip çıkmadığı Akif!e ve eseri SAFAHAT!a her zaman sahip çıkmıştır.İstiklal marşının özüne sahip çıkılmadı beni dinleyen arkadaşlar dernek kurdu banada başkanlık etmek düştü demek kolaycılıktan başka bir şey değil…Özel kendi söylemlerine payanda yapmak üzere bu oluşumun içinde veya destekleme ve şu anda da genel başkanı konumunda duruyor o kadar...

Biz ihtiyaç duydukça denemelerine başvuru kitabı mesabesinde yaklaşmış olabiliriz..
Son olarak kendini sirk aslanı konumuna indirgeyip bilumum cemaatler beni kendi markajlarına almaya kalktı demesi de kendisine ihtida etmesi hasebiyle sıcaklık ve dostluk eli uzatan camialara hakaretti vesselam.
Selamlar...
88.224.246.100
23 Mayıs 2008 Cuma 11:04
ALIŞTIRILIYORUZ...........................
sayın yazar
Türklügümüz mü kaldı,301 kaldırdık,Amerika 301 in kadırılmasının içerigini az bulmuş,sanene kardeşim,senin ikiz kulelerin uçtugu zaman dünyayı ayaga kaldırıyorsunda,TÜKLÜGE KÜFÜR SUÇ olmaktan niye çıkarıyosun.Amerika yıllardır istedigi politikayı şimdi daha kolay yürütüyor.peki neden iktidar deneyimsiz,zaten onlarında istedigi bu.nüklüer silah var diye Türkiyeye giremeyecegine göre,kendisinin çokmüş kültürünü bize uygulamaya çalışıyor.ondan bundan alıntılarla kültür olmaz,TÜRKİYE KALIBINA UYMUYOR.eskiden bir çok milletten insan bir araya gelse,baktıgınız zaman Türk olan ayırt edilirdi şimdi anlamak mümkün degil.hadi kılık kıyafeti,saçı başı geçtimde,ahlak kurallarımız yerle bir oldu.bu anlamda dış güçerden çok suç hepimizim o kadar kirlendikki çamur gibi yaşıyoruz.Avrupa Birligine girecegiz diye sofrada yiyecegimiz yemegimize kadar,yasalarımıza müdahale edecek kadar,sermayamizi ellerine geçirecek kadar karışmaya hakları yok.hükümet Amerikayı yan komşu yaptı,her şeyi bir koşu sorup geliyorlar,ayıp denen bir şey var.
sayın yazar,ben kırkbeş yaşında,üç evlat sahibi bir anneyim,haksızlıklar karşısında sınır tanımam ama sadece ev hanımı oldugum için okuyorum ve yorum yazıyorum,elimde başka birşey gelmiyor ki.bana göre Türkiye Amerikanın bir eyeleti gibi oldu,bir atlı kovboylar eksik oda yakında tamamlanır.bence avrupa uyum yasalarını hazırlayacaklarına,BİZ NERDE YANLIŞ YAPTIK kampanyası düzenlesinler,gittikçe kötüye gidiyoruz.aynı dediginiz gibi ALIŞTIRILIYORUZ.............BİZİM DİLİMİZ,DİNİMİZ,KÜLTÜRÜMÜZ,HEDEF TAHTASI YAPILAN KUTSAL KİTABIMIZ,HER ŞEYİMİZ YARA ALDI.
SAYGILARIMLA.
88.228.106.3
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim