• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 0 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Aman Dikkat: PKK ateş kesiyormuş...

Ufuk Karadavut

Geçtiğimiz günlerde Abdullah Öcalan yandaşlarına ‘Silahı bırakın’ çağrısı yapmış. Hani derler ya ‘Bayram değil seyran değil…’, şimdi nereden çıktı bu ateşkes. ABD’nin bir PKK koordinatörü ataması, PKK’nın kuruluş yıldönümünde resmi mesajla ‘ateşkes’ istemesi, her ne hikmetse açık bir şekilde PKK terörüne destek veren Irak Cumhurbaşkanı olan şahsın ‘PKK yakında ateşkes ilan edecek’ açıklamaları ve bunlar olmadan ülke içindeki PKK’lı aydın kılıklıların ‘ateşkese ihtiyaç var’ söylemleri, DTP’liler 3 Eylül günü İstanbul’daki mitinglerinde ‘ateşkes’ çağrısı yapmaları üst üste konursa bu ülkede yine bir şeylerin dönmeye başladığını rahatlıkla görebiliriz. Nerden çıktı bu ateşkes. Acaba birileri PKK’ya ve yandaşlarına bazı sözle mi verdiler?

Aslına bakarsanız bu oyun ilk Diyarbakır’da oynanmak istendi. Ancak Türk milleti ve iç dinamiklerin buna izin vermeyeceği anlaşılmış olmalı ki, Diyarbakır’dan vazgeçilerek Şemdinli denemesi yapıldı. Daha sonra da teröristlerin kullandıkları terminolojileri ve yöntemleri kullanarak kardeşlik mesajları vermeye ve toplumu psikolojik olarak etkilemeye başladılar. Artık çoğu şeye alışkın bir hale gelmiş durumdayız. Bu konuda Yeniçağ gazetesinden Sadi Somuncuoğlu bakın neler diyor: ‘Ateşkes’ pazarlıkları için somut adımlar ne zaman atıldı? Tam olarak belli olmasa da, ipuçları geçen yılı işaret ediyor. Ardından MİT müsteşarı teröristbaşını ziyaret etti. Ardından MİT’ten yeni emekli bir müsteşar yardımcısının, artık açıktan AB sözcülüğü yapan Radikal Gazetesi’nde  yayınlanan ve ‘Demokratik Çözüm’ tavsiye eden yazılarıyla haberleşme sürdürüldü. Bunlar teröristbaşına da ulaştırıldı ve memnuniyeti duyuruldu. O da belki buradan aldığı cesaretle, ‘Devlet içersinde bizim gibi düşünenler var’ dedi.  Bu arada iktidarın bir yıl savsakladığı şehit cenazelerinin artması üzerine mecburen Meclise getirdiği, TMY’nın 6. maddesinde teröristbaşına gizlice af planlandığı ortaya çıktı. Ama bu düzenlemeyi kimin istediği ise bir türlü açıklanmadı. DTP’li Sırrı Sakık’ın ‘Devletin her kesimi koydu ama güçleri yetmedi’ sözleri ve teröristbaşının ‘Devlet içersinde bizim gibi düşünenler var’ iddiasının bir teyidi gibiydi.  Amerikan Büyükelçisi Wilson’un en çok beğendiği Diyarbakır Valisi Efkan Ala ‘… şu anda Kuzey Irak’ta 3 bin civarında terörist var. Ben diyorum ki, bazı dış güçler şu anda boşta kalan bu güce yeni görev vermeden bir şeyler yapılmalıdır. Önemli olan zor kararlar alabilmektir. Terörü tam demokrasi ile minimize edebiliriz.’ Devletin valisinin ‘genel af ve demokratik çözüm’ istediği belliydi. Ama bunlar gerçekte kimin mesajıydı?.

Dikkat ederseniz teröristbaşı ‘ateşkes’ çağrısı yaparken bile taleplerinden vazgeçmiş değil. Önce ateşi keselim diyor, ardından taleplerini sıralıyor. Sıraladığı talepler arasında neler yok ki.

1) Türkiye Cumhuriyeti’nin iki ulusa dayalı olarak yeniden yapılandırılması,

2) Yeni yapılandırılan devletin anayasasının da bu iki ulusa göre yeniden hazırlanması,

3) Kürtçe’nin eğitim dili haline getirilerek bütün Türkiye genelinde yaygınlaştırılması,

4) Genel af çıkarılması

Bunlar Milliyet Gazetesinde Fikret Bila’nın yazdıkları. İşte birkaç tanesi, gerisini siz zaten tahmin edebilirisiniz.

Aslında Türkiye’de bazı dönemler hariç PKK ile ciddi anlamda mücadele yapılamamıştır. Bizim kaybımız PKK’nın kaybı kadar olmuştur denilebilir. Hemen her zaman ısrarla ‘Türkiye’nin büyük bir devlet olduğu ifade edilmesine rağmen ve binlerce kilometre ötelere asker göndermenize rağmen burnumuzun dibindeki yerlere asker gönderememişizdir. Daha vahimi bundan rahatsız olan da pek yok gibi gözüküyor. PKK lideri günlük bir gazetede köşe yazıları yazabilmekte, açık bir şekilde basın toplantıları düzenleyebilmekte ve hemen istediği ile görüşebilmektedir. Söylemek istediği ne varsa söyleyebilmektedir. Beri tarafta ise PKK ile mücadele işi yalnızca askerin üzerine bırakılmıştır. Askeri müdahale bir gerekliliktir. Ama asla yeterli değildir. Bu gerçeği aklı başında herkes bilir. Önemli olan askeri ve sivil iradenin birlikte hareket etmesidir.

Ne dersek diyelim ne yaparsak yapalım bu ülkede birileri hesaplarını yapmış ve çalışmalarını sürdürüyorlar. Eğer böyle giderse de amaçlarına ulaşabilirler. En azından görünen bu. Bizler ise ‘Vatan Millet Sakarya nutukları ile ve ‘Vatanımızı seviyoruz’ nutuklarıyla uyumaya ve uyutulmaya devam ediyoruz. Yarın bir gün –Allah korusun- ülkenin başına bir şey geldiğine ve birileri amaçlarına ulaştıklarında hala biz ‘Bu ülkeyi seviyorduk’ demeye devam mı edeceğiz?

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim