• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 13 °C
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek

Allah’ın günleriyle öğüt almak

Ali Akpınar

Onlara Allah’ın günlerini hatırlat/ Allah’ın günleriyle öğüt ver. Doğrusu banda çokça sabreden ve şükreden herkes için ayetler vardır (14/5) Böyle buyuruyor Yüce Rabbimiz. Ayette öncelikle Allah’ın günleri ve onlarla öğüt almak ifadeleri dikkatimizi çekiyor. Ayet Hz. Musa peygambere gelen ilahî emirlerden birini anlatıyor. Ancak, emrin Hz. Musa’ya verilmiş olması, bizi de ilgilendirir. Yani bizim için de Allah’ın günleriyle öğüt vermek ve onlardan öğüt almak söz konusudur.

Aslında bütün günler Allah’ındır, ancak bazı günler vardır ki onlar, içlerinde meydana gelmiş olaylar yüzünden, diğerlerinden ayrılırlar. Günlerin Allah’a izafe edilmesi, onların büyüklüğünü ve insanlık tarihindeki önemini anlatmak içindir. İnsanlık tarihinde öyle büyük günler vardır ki, o günlerde meydana gelmiş olan olaylar herkesi ilgilendirir.

Kur’ân adamına düşen, tarihin dönüm noktası olan bu günleri iyi tespit etmek, onları iyi okumak, onlardan ibret almak ve onları öğüt aracı olarak kullanmaktır. İşte Allah’ın günleriyle öğüt ver cümlesinin manası budur.

Sözgelimi göklerin ve yerin yaratıldığı gün, ilk insanın yaratıldığı gün, Nuh tufanı, Hz. İbrahim’in Nemrud’un ateşinden kurtulduğu gün, Hz. İsmail’in kurban edilmek için yere yanı üzerine yatırıldığı gün, Hz. Musa’nın Firavun’un zulmünden kurtulduğu gün, Hz. Zekeriya ve Hz. Yahya’nın şehid edildikleri gün, Hz. İsa’nın doğduğu ve dünyadan ayrıldığı gün, Son Peygamberin doğduğu gün, peygamber olarak gönderildiği gün, hicret ettiği gün ve vefat ettiği gün ve benzeri günler unutulmaması gereken, iyi okunması gereken günlerdir.

Bu ve benzeri günlerde insanlığı ilgilendiren çok önemli olaylar meydana gelmiş. Yüce Allah’ın kullarına olan ikramlarının en büyüğü bu günlerde gerçekleşmiştir. Bu yüzden ayet, Allah’ın nimetlerini hatırlatarak onlara öğüt ver, şeklinde de anlaşılmıştır. (İbn Kesîr)

Bir de özel olarak her insanın kendi hayatında unutamadığı ve unutması gereken günler vardır. Doğduğu gün, Allah’ın büyük nimetlerine erdiği gün, çok büyük kaza ve belalara maruz kaldığı gün ve öleceği gün gibi. Elbette her insan bu hayatının dönüm noktası olan günleri de hatırlamalı, onlardan ders çıkarmalıdır.

İşte gölgesi üzerimize düşen Ramazan ayı da Allah’ın günlerinden biridir. Onda da tüm insanlığı yakından ilgilendiren en büyük olay meydana gelmiştir. Son peygambere peygamberliğin verilişi ve Kur’ân’ın inişi. Kur’ân’ın bu ayda inmeye başlaması, Ramazan ayının Kur’ân’da anılmasını sağlamıştır. Ramazan ayı ki, Kur’ân o ayda indirilmiştir… (2/185)

Şimdi bir düşünelim, Kur’ân, indiği/indirilmeye başlandığı aya bu kadar değer kazandırırsa; kainatın en şerefli varlığı insana neler kazandırmaz ki?! Yeter ki bu ayı iyi tanıyalım, bu aydaki tarihi olayı iyi anlayalım ve bu ayı iyi değerlendirelim.

Bu ise, Kur’ân’ı hayatımıza indirmekle olacaktır. Ayet ayet, sure sure onunla tanışmak, onu anlamak, onu yaşamak ve onu hayatımıza taşımakla olacaktır.

Unutmayalım ki günler Allah’ın günleri, kullar Allah’ın kulları, yollar Allah’ın yollarıdır. Bize düşen ise Allah’ın kulları olduğumuzun bilincinde, bize emanet edilen Allah’ın günlerini, yalnızca O’nun ölçüsü içerisinde kullanıp/değerlendirip O’nun yolunun adamı olmaktır.

İşte önümüzde Ramazan fırsatı, Ramazan nimeti. İyi bir kulluk için, O’nun olmak için, O’na yaklaşmak için, Kur’ân aracılığı ile O’nunla iletişim kurmak için en güzel fırsat! Unutmayalım ki iletişim karşılıklı olur/olmalıdır. Tek taraflı bir iletişim eksik ve anlamsızdır. Bu yüzden Yüce Allah’tan, biz kullarına vahiy ile başlayan bu kutlu iletişim, bizden O’na yönelecek kulluk ve dualarla gerçek anlamda kurulacaktır.

Ayetimizin son cümlesi Doğrusu banda çokça sabreden ve şükreden herkes için ayetler vardır şeklindedir. Demek ki Allah’ın günlerinden ders alıp onlardan istifade edebilmek için sabırlı olmak ve şükretmek gerekmektedir. Kulluk yolunda karşılaşılabilecek güçlüklere katlanmak, ibadette devamlı olmaya, günahlardan uzak olmaya sabretmek; sonra nimetlere şükretmek. Şükür, nimetin farkında olmak, nimet sahibini tanımak ve nimeti O’nun ölçüleri doğrultusunda kullanmakla gerçekleşir.

Bu fırsatı en güzel bir biçimde değerlendiren kullara ne mutlu. Allah’ın günlerini, Allah’a yakınlaşma fırsatı olarak değerlendirenlere müjdeler olsun!

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim