• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Konya 22 °C
  • S-400'le Türkiye'nin caydırıcılığı artacak
  • Evine el konulan  FETÖ'nün morali fena bozuldu!
  • FETÖ'nün evini tavaf ediyorlarmış!
  • S-400'le Türkiye'nin caydırıcılığı artacak
  • Evine el konulan  FETÖ'nün morali fena bozuldu!
  • FETÖ'nün evini tavaf ediyorlarmış!

Allah ile konuşmak mı? Allah ile aldatmak mı?

Salih Sedat Ersöz

Adına cemaat veya hizmet hareketi denilen grubun ve liderinin meşru hükümete karşı darbe yapma girişimini, devleti ele geçirme teşebbüsünü, İsrail’e olan yakınlığını, insanları dinlemek ve yatak odalarına kadar girerek görüntülemek suretiyle bunları şantaj malzemesi olarak kullandıklarını bir tarafa bırakarak, din adına yaptıklarını ele alsak ve değerlendirsek altından bir sürü çapanoğlu çıkacağı muhakkaktır.

Bu grup tarafından düzenlenen dinler arası diyalog toplantılarındaki skandalları 2007 yılından itibaren zaman zaman kaleme aldım. Bu toplantılarda imam, haham ve papazın kol kola sırat köprüsünden geçirilerek temsili olarak cennete girdirildiğini, okunan ezanda “Eşhedü enne Muhammeden Rasulullah” ın okunmadığını, Hıristiyan ve Yahudilerin de cennete girecekleri mesajının verildiğini, salonda bulunanların şarap ve votkalarını yudumlamaya devam ederken bir yandan da Kur’an-ı Kerim okunduğunu hayretler içerisinde görmüş ve yazmıştık.

Fethullah Gülen’in Papa II. John Paul'a yazdığı mektup, dinler arası diyalog toplantılarının amacını çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu mektupta geçen şu ifadelerin dikkatle okunması gerekir. “Pek muhterem Papa cenapları, Papa 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog için Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazı yardımlarımızı sunmak için size geldik.”

Demek ki neymiş? Dinler arası diyalog toplantılarının amacı, Papalık konseyi misyonunun bir parçası olmakmış ve bu misyonun gerçekleştiğini görmeyi arzu etmekmiş. Yani gaye, tevhid dini olan İslâm’ın, teslis dini olan Hıristiyanlığın bir parçası haline getirilmesi imiş. Din adına yapılanlar bununla da bitmiyor.

Peygamber efendimizin Türkçe olimpiyatlarına katıldığını ve programı beraber izlediklerini bizzat Fethullah Gülen söylemişti. Efendimizin, Türkçe olimpiyatları adı altında yapılan kızlı erkekli, türkülü şarkılı, oynamalı danslı bir programı izlediğini iddia etmek çılgınlıktan başka bir şey değildir. Efendimizin gökyüzünden indirilerek kamyon kasasına bindirilmesi de, O’na hakaretten başka bir şey düşündürmez insanlara…

Dahası da var. Hem de söylenen bu söz, şimdiye kadar yapılanları ve söylenenleri bastıracak cinsten. Yine bizzat Fethullah Gülen tarafından söylenen bu sözler aklın ve havsalanın alacağı gibi değil. Bakın ne demiş muhterem…(!)

“Ben Allah’la konuştum. Bana dedi ki; Ben bu kâinatı Muhammed’im için yarattım ama senin için devam ettiriyorum."

Bu kadar da değildir dediğinizi duyar gibiyim ama Fethulah Gülen’in bu sözleri söylediğini 40 yıl boyunca ona sırdaşlık yapan Latif Erdoğan aktarıyor. Latif Erdoğan’ın aktardıkları şöyle:

“Hocaefendi, haşa devamlı meselelerini Cenab-ı Hak ile görüştüğünü söylerdi. Eskiden Peygamber Efendimizle görüştüğünü söylerdi. Sonra haşa Cenab-ı Hak ile görüştüğünü söylemeye başladı. Bu sözler, bana hususi olarak söylenmiş sözler değil, herkesin oturduğu bir salonda konuştuğu şeyler bunlar.”

Latif Erdoğan, Gülen’in “ben kızınca dışarıda fırtına olur, kasırga çıkar” dediğini de aktarıyor. Demek ki, yaptığı bedduanın da anında gerçekleşeceğine inanıyordu.

Şimdi soralım: Bu yapılanlar dini istismar etmek değil de nedir? Bütün bunların aslında ve özünde Allah ile konuşmak mı, yoksa Allah ile aldatmak mı vardır? Aldatmanın en büyüğü Allah ile aldatmak, en büyük istismar da din istismarı değil midir? Bütün bunlardan sonra bu gruba cemaat demeye gönlüm razı değil, dilim de varmıyor. Tabanda Allah rızası diyerek koşan kardeşim, gör artık bunları…

***

12 Mart 1921 günü; İstiklâl Marşımızın TBMM de Milli Marş olarak kabul edildiği gündür. Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy; hayatı boyunca verdiği, İslâm ve Vatan ülküsü mücadelesinden bir an geri durmamış, şüheda yurdu olan ülkemizin dört koldan işgal edilmiş olduğu bir dönemde sadece şiirleri ile değil, heyecanlı konuşmaları ve etkili makaleleri ile de milletimizi şahlanışa davet etmiş ve kurtuluş savaşına hazırlamıştır.

Akif, yaptığı güzel faaliyetleri ve milletine hediye ettiği eserleriyle tarihe mâl olmuş büyük bir şahsiyettir. Akif, o zor dönemlerin yılmaz mücahididir. O sadece zamanının değil, şu anda da milli ve mânevi duygularımızı coşturmaya devam eden, yazdığı şiirlerinin her mısraı buram buram din ve vatan sevgisi kokan dev bir iman şairidir.

Akif’in konulan ödülü reddederek yazdığı, her mısraı özgürlük, din ve vatan sevgisi ile dolu İstiklal Marşımız, 93 yıldır büyük bir aşkla, sevdayla ve heyecanla okunmaktadır. “Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın.” Mutlu yarınlar efendim.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
melike serdar
14 Mart 2014 Cuma 12:06
12:06
Gülay gün ü haklı buluyorum.böyle netameli günlerde atış yapanları hep kuşku ile dinliyorum.aklıma nedense müslüm gündüz, ali kalkancı senaryoları geliyor.neden saydığı hususları anında tepki gösterip o günlerde medyada ifşa etmemiş.ya samimi değil,ya da başka maksatla o gruba girip,arıza koklayıp böyle zamanlarda piyasa yapıyorlar(yani ajanlık). olan müslümanlara oluyor.bakın akp ile cemaatı bir çuvala koymuşlar habire dayak yiyorlar.münafıklara malzeme veriyoruz.ikisinin içinde de çürük elma olabilir.onları ayıklayacaklarına,toptancı yaklaşımla karalamalara gidiliyor.keşke meclisde saadet ve bbp olsaydı şu freni kopmuş akp ye fren görevi yapabilirlerdi.bakın bu olaylardan pkk ve uzantıları,ergonokoncular ne kadar memnun, ne olur inanan insanları rencide etmeyelim.bugünler gelir geçer.inş
78.163.20.167
Abdullah
14 Mart 2014 Cuma 11:51
11:51
Teşekkürler güzel bir değerlendirme olmuş. Allah tüm müslümanara akıl ve izan versin. Evet samimi cemaat mensupları getirildikleri noktayı bir daha düşünsünler. Söylenenleri din ve imanla izah mümkün değil. Herkes aldatıldı. Ama en çok da bu insana inananlar çok kötü bir şekilde aldatıldılar. Şimdiye kadar yapılanlar belki mazur görülebilir. Ama onun ardından giden kardeşim, bütün bunları duyduktan sonra yola devam dersen, bundan sonrası pardon ile izah edilemez. Beni aldatmışlar mazereti ile geçiştirilemez. Biraz islamı bilen bunları kabul edemez. Sizlerin samimiyetlerinize inandığım için artık bu yolu bırakın sağlıklı bir yol arayın.
95.183.198.140
Esra acar
13 Mart 2014 Perşembe 16:29
16:29
Gülay hanım, meczup dediğiniz şahsın açıklamalarını ben de TV den takip ettim. Hiç de meczup bir hali yoktu. Gayet aklı başında, konuşması düzgün ve inandırıcı idi. Kaldı ki siz o açıklamaların yalan olduğunu nasıl tespit ettiniz? Olayları ön şartlı değil aklı selimle takip etmenizi öneririm.
46.197.164.146
gülay gün
13 Mart 2014 Perşembe 11:48
11:48
sn.yazar 50 tane doğru olur.hiç değinmezsiniz.bünyede tutunamamış bir meczubun dediklerine hemen atlamışsınız.bu demektir ki;siz bahsettiğiniz insanları zihninizde mahkum etmiş,geriye kimden gelirse gelsin haber ve malzemeyi fitne çorbanıza malzeme yapıyorsunuz.insaf. insaf dinin yarısı değil mi?A.latif şenerin Akp için dediğine ne kadar itibar ediyorsan,bahsettiğin şahsın sözleri de o kadar.bilmem anlatabildim mi?
78.163.13.232
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim