• BIST 107.896
  • Altın 151,380
  • Dolar 3,6601
  • Euro 4,3285
  • Konya 20 °C
  • Ağbal: Taşeronlarla ilgili düzenleme yıl sonuna kadar Meclise gelecek
  • "FETÖ'ye himmet" davası:Mahmut Sami Boydak savunma yaptı
  • Gülerce: Gülen ya ihtihar edecek ya suikasta uğrayacak
  • Ağbal: Taşeronlarla ilgili düzenleme yıl sonuna kadar Meclise gelecek
  • "FETÖ'ye himmet" davası:Mahmut Sami Boydak savunma yaptı
  • Gülerce: Gülen ya ihtihar edecek ya suikasta uğrayacak

Alaaddin

Seyit Küçükbezirci

Alaaddin’de yatanlar; sonsuz şükran borçlu olduğumuz Sultanlar


Sultanların ulusu, din ve dünyanın azizi, İslam ve Müslümanların direği, sultanların övgüsü, müşriklerin katili, Rum ve Şam ülkelerinin sultanı, fetih babası, Kılıç Arslan oğlu, Mesut oğlu, müminler emirinin yardımcısı Kılıç Arslan bu imaretin yapılmasını emretti. Tanrı aziz eylesin.

Alaaddin Tepesi’nde, Alaaddin Camii’nin yanında, “Sultanlar Türbesi”nin doğusunda, “Türbe Külahı” çevresinde böyle yazılı…

Bu aziz türbede yatanlar Türklere Anadolu’yu yurt yapanlar. Osmanlılara imparatorluk olmak için bir vatan bırakanlar. Türkiye Cumhuriyeti’ne bir vatan armağan edenler.

Muhteşem Selçuki çinilerinin sardığı kabirlerinde yan yana yatanlar:

-Rükneddin Mes’ud;

-2. Kılıç Arslan;

-I. Gıyaseddin Keyhüsrev;

-2. Rükneddin Süleyman;

-3. İzzeddin Kılıç Arslan;

-I. Alaaddin Keykubad;

-2. Gıyaseddin Keyhüsrev;

-4. Rükneddin Kılıç Arslan;

-3. Gıyaseddin Keyhüsrev…

Bu aziz “Mevtalar” kim? Birazcık açıklama yapmadan sorsak Konya’da bin kişiden biri bilir mi? Bilmem…

Alaaddin’de yatan Rükneddin Mes’ud’un babası, I. Kılıç Arslan; o çağlarda dünyanın görmediği bir milyona yakın, geçtiği yerlerde canlı bırakmayan, yenilebilecek her şeyi çekirge sürüleri gibi kemiren I. Haçlı Ordusu’nu İznik önlerinde karşıladı. Anadolu steplerinin dar geçitlerinde kadınları çocukları ile savaşarak korkunç Haçlı Ordusu’nu dilim dilim eritti.

I. Kılıç Arslan’ın oğlu, babasının ‘başkent’ yaptığı Konya Sultan Rükneddin Mes’ud, 2. Haçlı Seferi’ni karşıladı. Avrupa krallarının oluşturduğu Alman İmparatoru 3. Conrad ve Fransa Kralı 7. Louis’in komuta ettiği “cehennem orduları”na Anadolu topraklarını mezar etti. Şu hepimizin arabalarla rüzgar gibi çevresinden dolaştığımız, piknik yapıp nefes almaya çıktığımız, içinde kimin yattığını merak etmediğimiz tepedeki “Sultanlar Türbesi”ne gömüldü.

1071’de, Malazgirt’te Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan Bizans İmparatorluğu’nun en güçlü ordusunu perişan ederek Anadolu’nun kapısını Türklere açmıştı. Ve, dönüp ülkesine gitmişti. Anadolu’yu “vatan” yapmak Türk boylarına düşüyordu. Kılıç Arslan’ın torunu, Mes’ut’un oğlu, 2. Kılıç Arslan; Papa’nın oluşturduğu Bizans Ordusu’nu 1176’da Düzbel/Miyra Kefalon’da karşıladı. Türkmen kadınlarının, ihtiyarlarının da katıldığı bu savaş, dünyaya, Anadolu’nun Türk vatanı olduğunu tescil ettirdi.

Bizans’ın doğusundaki tüm ülkelerde “Hilal”i ezmek için ortak ordular kuran Avrupa kralları 3. Haçlı Seferi’nin düzenlemişti. Yüz binlerce “Haçlı” savaşçıdan oluşan orduya Alman İmparatoru Frederika Barbarossa komuta ediyordu. Bu orduya da 2. Kılıç Arslan’ın Türkmen savaşçıları Anadolu bozkırlarına gömdü. 2. Kılıç Arslan’ı da 1192’de vefat edince, aldılar, Alaaddin Tepesi’ndeki türbede, babasının toprağına gömdüler.

Alman, Fransız, İngiliz krallarının komuta ettiği Haçlı Ordularına karşı vatanlarını savunan, dünyanın gördüğü en kalabalık, en acımasız, en yağmacı orduları Anadolu topraklarına gömen Selçuklular’ın çilesi bitmedi. Bu kez doğrudan gelen, taş üstünde taş, omuz üstünde baş koymayan Moğollar’la başları belaya girdi. O yüzyıllarda Batı’nın ve Doğu’nun kahredici güçlerine karşı savaşlar peş peşe sürdü. Başkent Konya bu belaları göğüsledi.

1097’de Kılıç Arslan’ın Konya’yıSelçuklu Payitahtı” yapışından 219 yıl sonra 1308’de Anadolu Selçuklu Devleti dağıldı; tarih sahnesinden çekildi. Batı’dan Avrupa Haçlıları’nın, Doğu’dan Moğolların aralıksız saldırıları sürerken; Konya’da olsun, diğer Selçuklu topraklarında olsun, muhteşem bir medeniyet kurmak… Kan içinde yüzerken camiler, medreseler, hastaneler kurmak… Demire, taşa, çiniye, ahşaba hükmetmek… Gerçekten akıl almaz, efsanevi, gizemli, muhteşem…

Selçuklular’ın Konya ikliminde, Anadolu toprağında dünyanın en büyük doğu ve batı ordularına direnerek yazdıkları tarih, en az Osmanlılar kadar muhteşem, en az Osmanlılar’ın hizmeti kadar aziz…

Böyle olduğu halde çok az sayıdaki bilen günlük haya huya dalmış, gereği gibi anlatmıyor, bilgilendirmiyor. On binlercemiz, bir ömür boyu Konya’da yaşadığı halde Alaaddin’de yatan, Anadolu’yu vatan yapanlara bigane…

Bir anket yapılsın, bir kamuoyu yoklaması yapılsın, isterseniz. Alaaddin’e çıkış yolları üstüne anketçiler dursun; yanlarından geçip, günâşık külahları ellerinde Alaaddin’e tırmananlara sorsun: “Selçuklu Sultanları nerede yatıyor? Selçuklu Sultanlarından en az üçünün adını söyleyin” diye… Görürsünüz sonucu, on üzerinden sıfır…

Tekrarlaya tekrarlaya şahsen benim dilimde tüy bitti. Burası “Belde-i Emin”; burası “Kutlu Şehir”; burası “Aziz Şehir”; burası “Belde-i Muhayyere”; burası Anadolu’yu “vatan” yapanların başkenti. Burası Osmanlı’ya “imparatorluk” olma imkânını bahşeden şehir. Bütün bunlar kadir, kıymet bilmeyi gerektirmez mi? Bütün bunlar devamlı “minet”; devamlı “şükran” duymayı gerektirmez mi?

“Tamam”; “Tamam yahu” dediğinizi duyar gibiyim. “Ne yapalım öyleyse?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Söyleyeyim müsaadenizle… Sivil Toplum Kuruluşlarımız, derneklerimiz “Alaaddin’de yatanlar” için “şükran günleri” düzenlemeli, her yıl…

-Okullarımızın tarih öğretmenleri, sınıflarının başında, her ders yılı Alaaddin’e çıkmalı, Selçuklu Sultanlarını kabirleri başında anlatmalı.

-Kültür faaliyetlerinden sorumlu resmi kuruluşlarımız, büyük mesleki örgütler kitaplar yayınlamalı, belgeseller yaptırmalı, kongreler düzenlemeli, Selçuklular ve Konya hakkında…

Düşünülebilir, bulunulabilir daha onlarca, yüzlerce kültür ve sanat etkinliği.

Unutmamalı ki; tarih ve kültür sürekli bilinçlenme, bilinçlendirme ile yaşar… Konya, Mevlana ile Konya; ama Selçuklular ile bu toprakları vatan yapan Selçuklu Sultanları ile daha çok Konya.

Size bir teklifim var… İlk fırsatta Alaaddin Tepesi’ne çıkın. İsterseniz, Selçuklu Sultanlarının bize hediye ettiği Alaaddin Camii’nde bir namaz kılın; caminin içindeki kapıdan geçip sultanların yattığı kümbete ulaşın; bir “Fatiha” okuyun. Göreceksiniz, bir borç ödemenin huzurunu duyacaksınız…

GELECEK PAZARTESİ: KONYA’NIN İLGİNÇ YİYECEKLERİ

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
makkanat
04 Nisan 2011 Pazartesi 11:01
hay ağzına sağlık
hay ağzına diline sağlık nihayet benim fikirlerime sahip bir yazı bir düşünce bir fikir bizi biz yapan atalarımıza sahip çıkan bir düşünce ne güzel japonları herkes över şöyle böyle derler işte o japonlar bütün çocuklarına götürüyorlar hroşimayı gösteriyorlar ve anlatıyorlar ne olurki bizim öğretmenlerimizde sınıfta tarih dersi yapacaklarına selçukluyu selçuklu eserlerinin önünde anlatsalar biz şimdi buralarda rahat huzur içinde yaşabiliyorsak işte bu atalarımız sayesinde yaşıyoruz bunun kıymetini bilin ve onlara ve onların kültürlerine sahip çıkın diyebilsek ne güğzel olurdu değil milütfen yazarımızın yazısına kulak verelim milli eğitim müdürlükleri zaten okullarda servisler var çocuklarımıza bizi bu günlere getirenlerin kim olduğunu gösterelim konyamızı tanıtalım konyamızı öğretelim çanakkaleyi öğretelim vesselam
88.255.225.19
RECEP UÇAR
04 Nisan 2011 Pazartesi 10:55
ALAADDİN TEPESİ HK.
SEYİT ABİ, ALAADDİN KONULU MAKALENİ OKUDUM ÇOK HOŞUMA GİTTİ OKUYAN HERKEZİNDE HOŞUNA GİTMİŞTİR TEŞEKKÜR EDERİM.BİRDE BU TEPENİN İMAR GÜZELLİĞİNE DEĞİNSENİZDE İLGİLİLER BU TEPEYİ BİRAZ GÜZELLEŞTİRSELER KONYANIN MEVLANASI-MERAMI-ALADDİN TEPESİ VAR YABAICININ GEZECEĞİ YER BU KONUDA İLGİNİZİ BEKLİYORUM SAYGILAR
85.110.84.166
nihad köroğlu
04 Nisan 2011 Pazartesi 08:51
selçukluya sahip çıkabildikmi?
sn.i.hakkı konyalı konya tarihi adlı eserinde,selçuklu sultanlarının ,geçmişte mezarlarındada rahat bırakılmadıgından bahseder,İnşaallah bu genç nesil atalarına sahip çıkacaktır.yanlız selçuklu sultanlarından bize kalan yadiğar,eski eserlerimize yeteri kadar sahip çıkabiliyormuyuz acaba? bunun cevabı,süt tekkesi,çeşmesi,ferhuniye mescidi,sakahane mescidinin birarada bulundugu karatay medresesi arkasındaki bölgeye gidip bakmamız yeter.
85.105.218.184
konya sevdalısı
03 Nisan 2011 Pazar 23:38
tamamen katılıyorum
sayın küçükbezirci,
yazdıklarınıza tamamen katılıyorum.
ne yazık ki şehrimiz çok "yüzeysel" yönetiliyor. sizin de çok iyi bildiğiniz gerçek konya kültürü yok oluyor.
konyanın yaşayan kültür anıtları birer birer vefat ederken şehir çoraklaşıyor.
konya kemiyet olarak büyürken keyfiyet olarak kuruyor.
bu şehrin ne yazık ki doğru dürüst bir turistik haritası, rehberi yok.
geçenlerde eskişehire gittim, ankara üzerinden hızlı trenle dönmem gerekti. eskişehir tren garında o küçücük ve doğru dürüst tarihi eseri olmayan eskişehire ait çok güzel hazırlanmış ve ücretsiz verilen bir şehir rehberi ile turizm haritası vardı. bunun uygun yerlerinde açıklamalar ve sponsor oteller ile restoranların reklamları yer alıyordu.
daha konyanın böyle bir tanıtımı yok.
kıymetli belediyemiz "kültür vadisi" diye tümüyle özenti kokan bir proje yaptı.oysa konya dümdüz ovadır. bunu herkes bilir. doğrusu "kültür yolu" olmalıydı.
tıpkı boston, paris ve diğer tarihi şehirlerde olduğu gibi bir güzergah belirlenmeli ve bu güzergahta mesafe levhaları, yönlendirme tabelaları olamlıydı.
belirlenen eserler elden geçirilerek geceleri ışıl ışıl yapılmalıydı. yanlarına açıklamalar koyulmalıydı.
il kültür ve turizm müdürlüğü o anlamsız ve konyaya yakışmayan kulubemsi binadan kurtarılmalı ve yakında yeni yerine taşınacak şimdiki kütüphane binasına taşınmalıdır. kütüphane binası, 1970 lerin orijinal mimari eserlerindendir. ön yüzündeki stilize mevlana rölyefi de çok güzel bir sanat eseridir. bu bina kültür ve turizm müdürlüğüne çok yakışır. içinde oldukça geniş hacimler olduğu için rahatlıkla düzenlenebilir.
ayrıca, çok acilen internette şehrimizi adam gibi tanıtan siteler açmak gerekir. halen, belediye ve valiliğinki de dahil olmak üzere hepsi birer "bilgi yığını" dır. tanıtımdan ve sadelikten uzaktır.
sayın küçükbezirci, konya tanıtım ve turizm alanında geri kalmaktadır.
sizlerin bu konuyu sürekli işlemenizde fayda vardır.
92.45.188.50
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim