• BIST 83.048
  • Altın 147,105
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Konya -7 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

AKP, BDP ve Ricat Politikası

Ufuk Karadavut

Geçtiğimiz günlerde Başhüyük’lü akademisyen bir sosyolog arkadaşla sohbet ederken çok ilginç bir cümle kullandı. Kullandığı cümlede iktidar partisinin özellikle Güneydoğu Anadolu’nun tamamı ile Doğu Anadolu’nun bir kısmında ricat politikası izlediğini belirtti. Hemen hatırlatalım ricat demek vazgeçme, gerileme, geri çekilme, geri kaçmagibi anlamlara gelmektedir. “Gerçekten iktidar partisi ricat politikası mı izliyor?” diye kendi kendime sorular sorarken, olayları bir bütün halinde ve biraz daha üstten bakmak gerektiğini düşündüm. Bu şekilde baktığımda söylenen sözlerin ve yapılan uygulamaların tamamen bir geri çekilme olayı olduğunu anladım. Peki, iktidar partisi neden bu yola başvurmak istiyor. Bu şekilde davranarak ne elde etmek istiyor olabilir. Şimdi onu analiz edelim.

Son günlerde gündemde olan MHP’siz meclis çalışmaları son hızı ile devam ediyor. Hemen her gün MHP için sözler söyleniyor, kafa karıştırıcı işler yapılıyor. O kadar çok bilgi kirliliği var ki, bu işleri gerçekte kimin yaptığı belli bile değil. Ama sonuçta verilmek istenen temel mesaj anlaşılıyor. Önümüzdeki günlerde MHP ve seçmen kitlesine yönelik olarak çok daha farklı saldırıların olacağını günler öncesinde Sabahattin Önkibar köşesinde yazmıştı. Demek ki çok bildiği varmış ki bunları önceden söylüyor. İnşallah olmaz ama olursa da hep birlikte göreceğiz.

BDP’nin yapısı belli. PKK’nın siyasi kanadı olduğunu kendileri de saklamıyor ve büyük bir cesaret örneği göstererek her yerde vurguluyorlar. Özellikle 1. ve 2. Habur vakalarından sonra artık engel tanımaz bir hale geldiler. Ancak BDP’nin meclisteki sandalye sayısı aldığı oy oranına bakıldığında az kalmaktadır. Bu sayının bu seçimde mümkün olduğunca artırılması gerekmektedir. Yapılacak bir anayasa değişikliğinde güçlü bir şekilde sesleri çıkacaktır. Güçlü bir ses ise istediklerini daha iyi bir şekilde anayasaya girmesi demek olacaktır. Onların istedikleri de bellidir. Kamuoyunda gerçekten ilginç bir imaj oluşturulmaya çalışıyor: “BDP meclise ne kadar güçlü girerse Kürt sorunu o kadar kolay ve silahsız hallolur”. Bu nedenle BDP’ye destek verilmesi isteniyor. Bunu isteyenler de ülkenin tanınmış yazarları, çizerleri, büyük yöneticileri ve bürokratları. Ama aynı kişiler MHP’nin mümkünse meclise hiç girmememsi taraftarıdırlar.

CHP ise yapı olarak tamamen değişime uğramıştır. Zaten kendileri de partinin önüne “yeni” kelimesi koyarak bunu vurgulamaktalar. Yeni derken gerçekten haklılar. CHP baştanbaşa yenilendi. İçerisinde barındırdığı sol görüşlü ama milli içerikli insanları tamamen tasfiye ettiler. Bunu eski genel başkan Deniz Baykal’ın ekibi olduğu için yaptıklarını söyleseler de amaçlarının CHP’yi şimdiki konumundan biraz daha Kürtçü ve biraz daha mezhepçi bir yapıya sürüklediklerini inkâr edemezler. Bu yapıyla uzun süreli bir parti olamayacaklardır. Ama en azında mecliste yeni anayasa çalışmalarında AKP’nin ve BDP’nin yanında olacaklardır. AKP, CHP ve BDP elbirliği ile istedikleri şekilde bir yeni anayasa yapacaklardır.

İktidar partisinin özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesindeki illerde gösterdikleri adaylardan ciddi anlamda şikâyetler geliyor. Şikâyetlerin başında da adayların kimliği ve kişiliği üzerinde oluyor. Bazı uzmanlar bunun strateji hatası olduğunu vurguluyorlar. Ama ben bunun böyle olmadığını düşünüyorum. Çünkü, “ustalık dönemine giriyoruz” diyen bir düşüncenin çıraklık ve kalfalık dönemlerinde yapmadıkları böylesine önemli bir hatayı şimdi yapmaları beklenemz. Bu planlı bir geri çekilme ve ortamı BDP’ye bırakma gayretidir. İktidar partisi anayasayı tek başına değiştirmeye yetecek sayıda milletvekiline ulaşamayacağını anlamış bulunmaktadır. Bu konuda yardım alabilmek için BDP meclise ne kadar güçlü girerse iyidir ve anayasa o kadar rahat yapılır düşüncesi hâkim olmaya başlamıştır. Bunlar gerçekleşir MHP’de barajın altına itilebilirse gel keyfim gel(!)… Bu durumda istedikleri şekilde meclisi ve Türkiye’yi şekillendirebileceklerdir. MHP’siz bir mecliste anayasa değişikliği yapmak daha kolay olacaktır. Bunun farkında olanlar bu partinin meclise girmemesi için de ellerinden geleni yapmaktadırlar.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
vatandaş
03 Haziran 2011 Cuma 08:13
teşekkürler
sayın hocam hislerimize tercüman oldunuz. Bu yazıyı Ugur Ozteke iyi okusun. MHP nin Konya mitingi ile ilgili foto yayınlamadılar.yazıklar olsun. Bu yazı uzerini size birdaha yazı yazdırmazlar.
178.246.112.162
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim