• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Konya -3 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

Akıllı insanlar

Ufuk Karadavut

Akıllı insanlar

Aslında bu konu hakkında yazmak istemiyordum. Çünkü çok şeyler yazıldı ve çok şeyler konuşuldu ve halen daha konuşulmaya devam ediyor. Ama, önceki gün televizyonda bir akil kişinin konuşmasını dinleyince artık yazmam gerekli diye düşündüm. Çünkü akil kişinin gerçekten akil olmaktan ziyade aklı var mı diye sormaktan kendimi alamadım. Bakın konuşma aynen şu şekilde; akil kişilerin ne yapacakları hakkında yapılan toplantıya katıldıktan sonra dışarı çıkan bir akilimize televizyon spikeri soruyor. “....hanım akil kişi olarak ne yapacaksınız öğrendiniz mi?”. Akil kişi cevap veriyor; “Ülkemizde savaş isteyenler var bizde onlara savaşın zararlarını anlatacağız”. Bu cümle beni bitirdi. Bunu konuşan akil kişi. Burada biraz durup düşünmek gerekiyor. Acaba toplantıda iktidar ile pkk arasındaki anlaşmaya karşı gelenlerin hepsi savaşı isteyen yandaş olanlarda barış gönüllüsü olara mı anlatıldı yoksa bu akil kişi başka bir toplantıya mı katıldı da farkında değil. Her neyse biz konumuza devam edelim. Allah böyle akillerin şerrini bırakın hayrından ırak etsin...Diğer akil kişiler de aslında bahsettiğimiz akil insanlardan farklı değil. Gözlenen tek fark vatanı pazarlama konusunda oldukça başarılı olmalarıdır.

Türk tarihini çalışan arkadaşlarla zaman zaman yaptığımız sohbetlerde bu milletin yaşamış olduğu hainliklerin sınırının olmadığını çok iyi görebiliyoruz. Yakın tarihimizde “heyet-i nasiha” denilen bir oluşum vardır. Bu oluşum zamanın hükümeti tarafından oluşturulmuş ve amacı Mondros anlaşması sonrasında işgal güçlerine karşı başlayan Türk halk direnişini kırmak ve işgali meşru göstermek amacını taşıyordu. Yani işgalcilerin işgal etmekle ne kadar haklı ve doğru bir iş yaptıklarını ifade etmeye çalışıyorlardı. Bu heyetin en çok üzerinde durduğu konuda “barışın ancak işgalcilerin yanında olmakla” sağlanabileceğini ve onları kızdırmamak gerektiğini vurgulamaktı. Açıkça direnmeyin deniliyordu. O zamandan bu zaman akil adamları görünce heyet-i nasiha’yı hatırlatmadan geçemedim. Onlar işgalcileri övmek için uğraşıyorlardı. Bunlar ise PKK’yı hoş göstermek ve ne kadar barışçıl insanlar olduğunu, 40 bin insanı kendi istekleriyle değil de yanlışlıkla öldürdüklerini ya da sistemin onları kötü yola ittiğini aslında peygamber gibi insanlar olduklarını, dini bütün olduklarını (ama hangi dinden olduklarına değinmeden) falan halka anlatacaklar. Barış süreci olarak ifade edilen ve PKK ile AKP arasındaki pazarlığı haklı gösteren yollarla halkı ikna edecekler. Heyeti nasiha başarılı olamadı bunlarında başarılı olacağına imkan vermiyorum.

Şimdi akil adamlar listesine bir göz atın içlerinde kimler var. En başta “hepimiz ermeniyiz” diyerek Ermenilerden özür dilenmesini isteyen ve bunun için oluşuma gidenlerin tamamına yakını akil olmuş. Akillerin büyük çoğunluğu açıkça kürtçülük yapan insanlar. PKK’yı ve yaptıklarını açıkça destekleyenler. Türkiye Cumhuriyetine küfürler edip onları yok sayanlar var. “Ben Müslüman değilim hiçte olmadım diyen akil, marksist, komunist olanlar akil. İslamcı ya da İslami kesimi temsil ettiği ifade edilen yazarların tamamı PKK’yı açık ya da gizlice destekliyor. Onlarla işbirliği içerisinde bulunuyor. Bir de “konu makeni” olacak sanatçılar var. Kula kulluk edene yazıklar olsun deyip kulluk edenler var.

Hasan Celal Güzel’i, bilmeyeniniz yoktur. Koyu bir AKP taraftarıdır. Bunu her zaman ve her zeminde söylemekten çekinmez. Ancak 4 nisan tarihinde sabah gazetesinde yazdığı yazıyı okuyunca bazı şeylerin değişmeye başladığını gördüm. Yazıda sayın Güzel akil insanlar için; “Türkiye’yi 29 özerk bölgeye ayırmak, Türk bayrağı yerine Türkiye ve devlet bayrağı demek, yerel yönetimler hangi dili konuşanlarca kazanılmışsa o dili resmi dil yapmak, Ülkeyi Türk-Kürt diye bölmek...” şeklinde görev tanımı yapmış . Bizim söyleyecek fazla bir sözümüz kalmıyor. Anlayana bu kadar söz yeter. Anlamayan için zaten söyleyecek ve yapacak fazla bir şey kalmıyor.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Nasrettin
12 Nisan 2013 Cuma 11:01
Sen de haklısın
Valla ne diyeyim bilmiyorum.Yazını okuyunca aklım karıştı. Şapkamı çıkarıp önüme koydum ve düşünüyorum. Eğer söylediklerin gerçekse bu vebalde bende var olduysam.Vay benim dertli başım.Düpedüz kandırıldım demektir.
95.10.207.235
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim