• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Konya -6 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

Akıl sağlığımız tehlikede

Ufuk Karadavut

Geçtiğimiz hafta içerisinde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bir rapor yayınladı. Rapor iki yıllık yoğun bir çalışmanın ürünü. “Dünya Akıl Sağlığı” başlıklı rapor, dünyada yetişkin ya da çocuk her beş kişiden birinin psikolojik yardım almasını gerektiren akıl hastalığı ya da psikolojik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Yani diyor ki, dünya hızla akıl sağlığını kaybediyor. Eğer ciddi anlamda tedbir alınmazsa bu sayının artacağı vurgulanıyor. İşin en önemli kısmı ise çocuklarında ciddi anlamda psikolojik sorunlar yaşadığıdır. Yani açıkça yalnızca günümüz değil geleceğimiz ciddi anlamda tehlikede görülüyor. Bu tür hastalar için uzmanlaşmış ekim miktarı yeterli değil. Bırakın gelişmemiş yada gelişmekte olan ülkeleri gelişmiş ülkelerde dahi bu konuda yeterince yatırım yapılmadığı için kısa vadede bu sorunun üstesinden gelinmesinin mümkün olamayacağı açıkça görülüyor.

Bu tür hastaları büyük hastanelere göndermek yerine daha küçük ve donanımlı poliklinik türü hastanelere yönlendirmek belki de daha doğru olacaktır. Çünkü, yapılan bir araştırmaya görev bu tür psikolojik sorunlu hastaların büyük hastanelere gitmekten kaçındıkları tespit edilmiş. Yeteneklerinin farkında olan bireylerin, yaşamın normal stresleriyle baş edebilmesi, üretken olması ve içinde bulunduğu topluma katkıda bulunması” olarak tanımlanan akıl ve ruh sağlığındaki sorunlar, en gelişmiş toplumlarda bile hala tabu olmayı sürdürüyor, toplumdaki ön yargılar bireyleri tedavi yollarını aramak yerine, sorunları olabildiğince saklamaya itiyor. Akıl hastalarının birçok ülkede çok ciddi insan hakları ihlallerine maruz kaldığına dikkati çekilen raporda, kalabalık hastanelerin ya da kliniklerin yerini daha küçük merkezlere bırakmasının yanı sıra, hastanelerdeki psikiyatri bölümlerinin yatak sayısının artırılması öneriliyor.

DSÖ, Eylül 2007 tarihli raporunda, dünya genelinde akıl sağlığına ilişkin bilinmesi gereken temel noktalar, rakamlar ve istatistikleri toplayarak üye ülkelerin dikkatine sundu. Buna göre DSÖ’nün raporundaki temel noktalar şu şekilde sıralanıyor: 1) Dünyada yaşayan her beş kişiden biri ciddi anlamda sorun yaşıyor ve psikolojik sorunlar nedeniyle yardıma ihtiyacı var. Ruh ve akıl sağlığına ilişkin sorunların yarısından fazlası 14 yaşından önce ortaya çıkarken, dünya genelinde çocuk ya da yetişkin her beş kişiden birinin akıl ve ruh sağlığı anlamında sorunları bulunuyor. Gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde bu tür rahatsızlıklara son derece sınırlı bütçe ayrılırken, orta gelirli ülkelerde 4 milyon çocuğa bir çocuk psikiyatristi düşüyor. 2) Sigara ve alkol tüketimi ya da şişmanlık gibi başka hastalıklara davetiye çıkardığı bilinen depresyon, dünya genelinde hastalıkların nedenleri arasında 7. sırada yer alırken, Brezilya’da hastalıkların birinci nedeni olarak dikkati çekiyor. 3) Dünyada her yıl yüzde 86’sı orta ve düşük gelir grubuna dahil ülkelerde yaşayan 800 bin kişi intihar ediyor. Akıl ve ruh sağlığına ilişkin sorunlar, intiharın en belirgin nedenini oluşturuyor. 4) Dünya Genelinde fiziksel olmayan rahatsızlıklardan ötürü acil servislere başvurular son on yılda yüzde 5 artarak, yüzde 6’dan yüzde 11’e yükseldi. DSÖ, acil servislerde ruhsal dengesizlikler, akıl hastalıkları için daha iyi hazırlık yapılması tavsiyesinde bulundu. 5) Ruh sağlığındaki dengesizlikler, tedavi edilebilir ya da edilemez birçok hastalığa, kişinin kendi isteğiyle ya da farkında olmadan kendisine fiziksel zarar vermesine neden oluyor. Ancak akıl ve ruh hastalıklarıyla diğer hastalıkların ilişkisi bununla sınırlı kalmıyor. Kişinin karşı karşıya kaldığı diğer hastalıklar da ruh ve akıl sağlığını etkileyebiliyor. Örneğin, obezite tedavisi görenler arasında depresyon ve panik atağın yaygın olarak görüldüğü belirtiliyor. 6) Akıl hastalıklarına ve ruhsal sorunlara ilişkin ön yargılar, hala dünyanın birçok yerinde insanların tedaviye başlamalarına ya engel oluyor ya da tedaviyi ciddi ölçüde geciktiriyor. Genel kanının aksine, eğitim düzeyi yüksek kişilerde ve kentsel alanlarda bu tür rahatsızlıklara önyargı daha yüksek görülüyor. 7) DSÖ, dünya genelinde psikiyatri hastalarına yönelik insan hakları ihlallerinin yaygın olduğuna dikkati çekiyor. İhlallerin başında fiziksel şiddet, ayrımcılık, temel ihtiyaçların ve mahremiyetin görmezden gelinmesi bulunuyor. Çok az sayıda ülkede akıl hastalarının haklarını net biçimde garanti altına alan yasal düzenlemeler bulunuyor. 8) DSÖ’nün raporunun en çarpıcı noktalarından biri ise ruh sağlığı alanında donanımlı personelin son derece adaletsiz bir dağılım gösterdiğini ortaya koyması. Özellikle orta ve düşük gelirli ülkelerde bireyler psikiyatristlere, psikiyatri hemşirelerine, psikologlara ve sosyal hizmet görevlilerine ulaşmada çok sayıda engelle karşılaşırken, yüksek gelirli ülkelerde kişi başına düşen psikiyatrist sayısı, az gelişmiş ülkelerin 200 katına ulaşıyor.

Öneriler olarak ta, kamu sağlığı gündemine ruh sağlığının dahil edilmesi, tedavi masrafları için fon sağlanması, ruh sağlığı merkezlerinin mevcut durumunun düzeltilmesi, kişinin temel kontrollerine ruh sağlığının dahil edilmesi, kamunun bu alanda daha aktif bir lider konum üstlenmesi, bu konuda kamuoyu oluşturulması ve bu tür kişilerin sosyal yaşama kazandırılması çalışmalarını kapsıyor.

Elbette bu tür çalışmaları dikkate almakla birlikte hayatımıza doğrudan karışması ve yön vermesine engel olmak gereklidir. Evet, bir gerçek var. Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de bu konuda ciddi sıkıntılar var. Ama en ufak bir konuda da işi büyütmemek gerekiyor. Çünkü bu psikolojik hastalıklar için ilaç üreten firmaların baskısı ile oluşturulan bir kamuoyu çalışması da olabilir. Dikkatli olmak gerekiyor. Eğer insan Allah canı gönülden inanıyorsa akıl sağlığının bozulması organik bir bozukluk olmadığı sürece oldukça zordur. Allah hepimize kolaylıklar versin…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim