• BIST 92.708
  • Altın 209,192
  • Dolar 5,2713
  • Euro 6,0052
  • Konya 10 °C
  • "Her okul, 24-25 parametre üzerinden online takip edilecek"
  • AİHM Demirtaş kararıyla FETÖ'cülere yol açmaya mı hazırlanıyor?
  • AK Parti Konya belediye başkan adayları
  • "Her okul, 24-25 parametre üzerinden online takip edilecek"
  • AİHM Demirtaş kararıyla FETÖ'cülere yol açmaya mı hazırlanıyor?
  • AK Parti Konya belediye başkan adayları

Akademik zam tamam; ŞİMDİ SIRADA 50D VAR!

Akademik zam tamam; ŞİMDİ SIRADA 50D VAR!
Akademisyenlerin maaşlarına zam yapılmasına imkan sağlayan kanun tasarısı, Meclis Genel Kurulunda kabul edildi. Genç akademisyenler şimdi de diğer sorunlarının çözümü için birlikte hareket etme kararı aldı...

Yükseköğretim Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı dünkü TBMM Genel Kurulu'nda 232 kabul oyuyla kabul edildi. 5 maddelik tasarının görüşmeleri sırasında, AK Parti vekillerinin verdiği bir önergeyle, Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında bulunan öğretim elemanlarının da akademik teşvik ödeneğinden yararlanması sağlandı.

Öğretim Elemanları SENDİKASI (ÖGESEN-ÖGEDER) Genel Başkanı Vahdet Özkoçak, tasarının Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada "Bugün akademisyenler için önemli bir adım atıldı.Yeterli değil elbette ama emek veren herkese teşekkürler. O kadar iyi anlıyor ki artık bizi siyasiler. Ya hep ya hiç dediğimizde 'biz' olduğumuzu gördüler. Akademik uzmana zamda bunu gördük. Çalışmaya devam edeceğiz. Bir olursak akademisyen olarak 'kendi' sorunlarımız için aracısız çalışırsak diğer sorunlarımızı da çözebiliriz. Birlikte yola devam edelim" çağrısında bulundu.

İLGİLİ HABER: FLAŞ FLAŞ FLAŞ! Akademik Zam kabul edildi!

GÜNDEMLERİNDE 50d SORUNU VAR!

Akademsyenlerin gündeminde şimdi de 50d sorununun çözümü var. Öğretim Elemanları Derneği (ÖGEDER), "2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi"ni Meclis'e sunmuştu. Sunulan kanun teklif taslağı şu şekilde:

GENEL GEREKÇE:

Toplumların gelişiminde her mesleğin katkısı olmakla birlikte, bilim insanın katkısı ayrı bir öneme sahiptir. Özellikle 19. yüzyıldan itibaren yapılan bilimsel çalışmalar dünyaya yön vermiş ve yaşam tarzından ekonomik faaliyetlere kadar insanoğlunu derinden etkilemiştir. Bununla beraber, toplumların bilime bakış açısı ve devlet yönetiminin bilimsel çalışmalara yönelik politikaları da, bilimin gelişmesine ve yeni disiplinlerin kurulmasında çok önemli bir role sahiptir.

Tarihsel olarak incelendiğinde, Osmanlı döneminde bilim insanlarına verilen değer ve destek açık bir şekilde görülecektir. Bu bağlamda, hem akli hem de nakli bilimlere verilen destek, Osmanlı'nın gelişmesi ve yükselmesinde önemli bir paya sahiptir.

Batı toplumlarının ve bu toplumların ürünü olan medeniyetin dünya üzerinde egemen olmasında en önemli rolü, bilimsel uğraşlar ve bu uğraşlar neticesinde ortaya çıkan teknolojik yenilikler oynamıştır.

Tarihin açtığı bu pencere, bilimsel çalışmalarda, bilim insanlarına verilecek değer ve destek anlamında önemli bir önem teşkil etmelidir. Şüphesiz bu destek ve değerin belirli kıstasları ve göstergeleri vardır. Bunların başında ise bilimsel insanın çalışmalarında kendisini özgür hissetmesi ve zihninin gelecek kaygısıyla meşgul olmamasıdır.

Bilim insanlarına bu ortamı sağlayacak koşullardan biri maddi anlamda refah bir yaşam ise diğeri fikirsel anlamda, düşüncelerinin sonucunda bilimsel çalışmalardan alıkonma tehlikesini yaşamayacak şekilde özgür üniversitelerdir. Bu bağlamda, Günümüz Türkiye'sindeki en önemli sorun, "50/d kadrosu" olarak tabir edilen araştırma görevliliği kadrosudur.

Tüm Dünyada üniversiteler bilimin özgürce muhakeme edildiği ve üretildiği; özgür bireylerin yetiştirildiği en önemli akademik merkezlerden biridir. Türkiye’de ise, YÖK ile tek tipe indirgenen, baskı altına alınan, haksız ve anayasamızın eşitlik ilkesine aykırı uygulamalara sahne olan üniversiteler, artık bu özgür yapısından uzaklaşmıştır. Bu bağlamda, üniversitelerimizin özerkliğinin sağlanması, akademisyenlerin düşünce özgürlüklerinin güvence altına alınması ve çalışma güvencelerinin sağlanması oldukça önemlidir.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 50. maddesinin d fıkrasında “Lisansüstü öğretim yapan öğrenciler, kendilerine tahsis edilebilecek burslardan yararlanabilecekleri gibi, her defasında bir yıl için olmak üzere öğretim yardımcılığı kadrolarından birine de atanabilir” ifadesi üniversitelerde güvencesiz bir şekilde akademisyenlerin istihdam edilmesine neden olmaktadır. Bu maddeye dayanarak çalışanların iş güvencesi olmadığı için uzun soluklu lisansüstü eğitim ve araştırma görevliliğinin bir dizi yoğun görevlerini yerine getirdikten sonra işsiz kalmaktadırlar. 2547 sayılı Kanununun sözünü ettiğimiz

50/d kadrosuyla çalıştırılan araştırma görevlileri, aynı kanunun 33. maddesinin a fıkrasına göre çalıştırılan araştırma görevlilerinden farklı koşullarda çalıştırılmamalarına rağmen ikili ve haksızlığa neden olacak bir uygulama devam ettirilmektedir. Kaldı ki 50/d kadrosunda istihdam edilen araştırma görevlilerine, idari amirleri tarafından, doktora sonrası akademik çalışmaları göz önünde tutulmaksızın, bu eşitlik ilkesine aykırı maddeye dayanarak mobbing uygulanmakta, asli görevlerinin dışında bilimsel niteliği olmayan görevler yaptırılmaktadır. Ayrıca, yasanın 33/a maddesine göre atanan araştırma görevlileri, doktora eğitimlerinden sonra öğretim üyesi kadrosuna atanmasalar da araştırma görevlisi doktor olarak görevlerine devam edebilmektedirler. Ancak, 50/d kadrosunda aynı şartlarda çalışan araştırma görevlileri doktoralarının bittiği gün işsiz kalmaktadırlar. Hatta bazı üniversitelerimizde, 50/d kadrosuna mensup araştırma görevlileri, yüksek lisansları bittikten sonra doktoraya dahi alınmamaktadırlar.
Üniversitelerdeki bu uygulamalar, güvencesiz istihdamın artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle akademisyenler sürekli işlerinden atılma riski ve korkusu ile kurumlarında özgürce ve güven içerisinde bilimsel çalışma yürütemez hale getirilmiştir. Bu hususta, üniversitelerin en önemli işlevsel unsurlarından olan ve geleceğimizin mimarları olacak araştırma görevlilerine yapılan bu ayrımcı anlayışın son bulması çok önemlidir. Sunulan bu kanun teklifi ile eşitsiz ve haksız uygulamanın kaldırılarak, tüm araştırma görevlilerinin eşit haklara sahip olduğu tek tip kadroya tabi tutulmaları amaçlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1: Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olan bu maddenin kaldırılarak, bu maddeye tabi çalışan kişilerin aynı kanunun 33/a maddesine kaydırılması ile benzer işi yapan kadrolar arasında faklılıkların giderilmesi amaçlanmıştır.
MADDE 2: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3: Yürütme maddesidir.

2547 SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 6.11.1981 tarih ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 50. Maddesinin d fıkrası kaldırılarak, bu maddeye bağlı olarak çalışan öğretim elemanları, bağlı bulundukları yükseköğretim kurumuna başvurularından itibaren bir dönem içerisinde yine aynı kanunun 33. maddesinin a fıkrasına bağlı olarak çalışmaya devam ederler.

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

İŞTE AKADEMİSYENLERİN YENİ MAAŞ DÜZENLEMESİNİN AYRINTILARI

KABUL EDİLEREK YASALAŞAN TASARI ŞU ŞEKİLDE:

YÜKSEKÖĞRETİM PERSONEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1- 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"Yükseköğretim tazminatı

EK MADDE 3- Devlet Memurları Kanuna tabi en yüksek Devlet memuru brüt aylık (ek gösterge dahil) tutarının;

a) Profesör kadrosunda bulunanlara % 100'ü,
b) Doçent kadrosunda bulunanlara % 100'ü,
c) Yardımcı Doçent kadrosunda bulunanlara %100'ü,
d) Araştırma görevlisi, kadrosunda bulunanlara %115'i,
e) Öğretim görevlisi ve okutman kadrosunda bulunanlara %115'i,
f) Uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı kadrosunda bulunanlara % 115'i, oranında her ay yükseköğretim tazminatı ödenir.

Bu tazminata hak kazanılmasında ve ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu maddeye göre ödenecek tazminat damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ek ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz."

MADDE 2- 2914 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"Akademik teşvik ödeneği

EK MADDE 4- Her bir takvim yılı için, bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıflar, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda tebliğ sunma ve almış olduğu akademik ödüller esas alınarak öğretim elemanları için yüz puan üzerinden yıllık akademik teşvik puanı hesaplanır.

Akademik teşvik puanı otuz ve üzerinde olanlara, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuru brüt aylık (ek gösterge dahil) tutarının;

a) Profesör kadrosunda bulunanlar için % 100'üne,

b) Doçent kadrosunda bulunanlar için % 90'ına,

c) Yardımcı Doçent kadrosunda bulunanlar için % 80'ine,

d) Araştırma görevlisi kadrosunda bulunanlar için % 70'ine,

e) Öğretim görevlisi ve okutman kadrosunda bulunanlar için % 70'ine,

f) Uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı kadrosunda bulunanlar için % 70'ine,

aldıkları akademik teşvik puanının yüze bölünmesi suretiyle bulunacak oranın uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda akademik teşvik ödeneği verilir.

Bu madde uyarınca yapılacak ödeme, bu Kanun uyarınca aylık ödendiği sürece ve kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumları tarafından şubat ayının on beşinden itibaren on iki ay süreyle her ayın on beşinde yapılır, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. İlgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ek ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.

Bilim alanlarının özellikleri ve öğretim elemanlarının unvanlarına göre akademik teşvik puanlarının hesaplanmasında esas alınacak faaliyetlerin ayrıntılı özellikleri ve bu faaliyetlerin puan karşılıkları, akademik teşvik toplam puanının %30'unu geçmemek üzere her bir akademik faaliyet türünün toplam puanın hesaplanmasındaki ağırlıkları, akademik teşvik puanının hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar ile bu hesaplamaları yapacak komisyonun oluşumu ile diğer hususlar; Yükseköğretim Kurulunun önerisi, Maliye Bakanlığının görüşü ve Milli Eğitim Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.

Ek fıkra: "Bu madde hükümleri, Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında bulunan öğretim elemanları hakkında da uygulanır."

MADDE 3- 2914 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 10- Ek 4 üncü maddede belirtilen yönetmelik dört ay içinde yürürlüğe konulur. Ek 4 üncü maddenin birinci fıkrasına göre ilk defa akademik teşvik puanı hesaplanması, 2015 yılında yapılan faaliyetler esas alınmak suretiyle 2016 yılı için yapılır."

MADDE 4- Bu Kanunun;

a) 1 inci maddesi yayımını izleyen ayın on beşinde,
b) 2 nci maddesi 1/1/2015 tarihinde,
c) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.

MADDE 5- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

İLGİLİ HABER: FLAŞ FLAŞ FLAŞ! Akademik Zam kabul edildi!

memleket.com.tr

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
HASAN KASÇAN
06 Kasım 2014 Perşembe 21:38
21:38
2015 seçimlerinde bizde davutoğlunun maaşını zamlamayıp düşüreceğiz emekliler
195.174.118.167
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim