• BIST 106.960
  • Altın 151,340
  • Dolar 3,6749
  • Euro 4,3248
  • Konya 19 °C
  • "FETÖ'ye himmet" davası:Mahmut Sami Boydak savunma yaptı
  • Gülerce: Gülen ya ihtihar edecek ya suikasta uğrayacak
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • "FETÖ'ye himmet" davası:Mahmut Sami Boydak savunma yaptı
  • Gülerce: Gülen ya ihtihar edecek ya suikasta uğrayacak
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"

AK Parti’ye oy verenler, bu partiden çok mu memnun?

Yücel Kemendi

Hep düşünürdüm, seçimlerden sonra daha derin düşündüm…

Bizim yaşlarda olanların gençliğinde, Anadolu denilen toprak parçasının özelliğini değişik sıradan yazılmış kitaplardan, tarihimizi ise; tarihi filme benzeyen Cüneyt Arkın filmlerinden ve romanlardan öğrenirdik…

O yıllarda derli toplu kitaplardan bilgileri almak da çok zordu.

Bu kitaplar farklı farklı siyasi görüşler tarafından paylaşıldığı için bilgilerimiz hep eksik kalırdı.

 

Ya bugün?

Maalesef değişen pek farklı bir şey yok.

Artık kitaplar bize eskisi kadar bile yol göstermiyor.

Çünkü ciltler dolusu kitaplar yazan ne yazarlarımız kaldı, ne de bunlara yatırım yapan yayınevleri. 

Onun için de ülkemizde yaşayanlar; inançlarını, kültürlerini, maalesef eskisi kadar bile öğrenemiyor.

Değerler kaybını gündelik çelişkiler içinde gidermeye çalışan bir avuç insan ise, dışlanıyor, bu insanlar da rağbet edilmeyen insanlar olarak hayatlarını sürdürmek zorunda kalıyorlar.


Geçenlerde kendisine ‘çağdaş’ denilmesinden çok mutlu olan bir yazar arkadaşımız, “biz, her biçimde ülkeyi yönetemeyeceğine tanık olduğumuz, yolsuzluğa batmış bir hükümetin başının neden bu denli yüksek bir oy aldığını bir türlü çözemiyoruz” diyordu.

Çözemez;

Çünkü bu insan çağdaşım diyor, ancak dünyaya sadece sol gözüyle bakıyor, tek yönlü yetişmiş, ancak eksikliğinin farkında bile olmayan birisi.

 
Seçim öncesi iktidar partisinin Konya ilçe adaylarıyla görüştüm, sanki hepsi tek ağızdan konuşuyor, kendi yapacaklarından hiç bahsetmiyor, başarıyı sürekli Recep Tayip Erdoğan’ın kişisel becerilerine bağlıyorlar.  

“Başbakanımız hata yapmaz, o ne derse doğrudur”, düşüncesiyle seçim kampanyaları düzenliyorlardı.

Kendileri okumuyor, düşünmüyor, sadece koltuğu doldurmak işine geliyordu.

Hiç kimse farklı bir açıdan bakmıyordu, çünkü okumamış ve kendini yetiştirmemişti.

Her şeyi başbakan düşünecek o “yap” diyecek benim başkanım da yapacaktı.

Onun, Recep Tayip Erdoğan diye bir lideri vardı.

 

Peki diğerlerinde böyle bir lider yoksa onlar ne yapacaklardı?

Onlar ya hiç seçim kazanamayacaklar, ya da kazandıkları ilçede bir dönem başkanlık yaptıktan sonra şapkasını alıp evine dönecekti.

Mesela her insan hayal kurar…

Kimi tek başına dünyayı dolaşmayı hayal eder, kimi başını sokacak bir eve sahip olmayı. Eğer hayal kuran siyasetçi ise, o da iktidar olmayı hayal eder, bizim siyasetçilerimiz de iyi yetişmediği için onlar hayal kurmayı bile beceremezler, onların en büyük hayali siyasi hayatlarının devam etmesidir.

Birçoğuna göre muhalefet koltuğu en rahat koltuktur.

Durum böyle olunca da AK Parti’nin yaptığı olağan çalışmalar bile kendisine oy kazandırmıştır.

Bizim toplumumuzda ev sahibi olmak bize güven verir…

Dünyada mekân ahrette iman deriz ya…  İşte Erdoğan hükümeti, bu büyük çoğunluğun en belirgin hayalinin hayata geçmesini sağlamıştır…

Bu da bir zamanlar başını sokmak için hazine arazilerine kurduğu gecekondulardan insanların kurtulmasına,  pek çok vatandaşın büyük bir servete kavuşmasına sebep olmuştur.

Şehir içinde kırk yıllık evlerini inşaat şirketlerine verenler, 10 yıl önce hayal bile etmediği akıllı evlerde oturmanın keyfine varmışlar…

Durum böyle olunca da insanlar bu değişimin ve istikrarın devam etmesini istemiştir. İl ve ilçelerinde başka parti adaylarına oy veren vatandaşlarımız, AKP’li belediye gelince bu imkânlara kavuşacağı için AKP’ye yönelmiştir.


Bu partinin oy oranını yükselten bir de kadınlarımız var.

Daha dün küçücük bir başörtüsü, büyük bir mağduriyetti. Onlar bu mağduriyetin Erdoğan’la birlikte yıkıldığını ve kendilerine sokaklarda başı dik yaşama imkânı sunulduğunu düşünüyorlar. Ve “AK Parti” diyorlar.

Aslında AK Parti hükümetinin kadın politikası kadına tam özgürlük sağlamış da denilemez, ancak bu bile kadınlarımızın bu partiye sevdalanmasına yetmiştir.

Bir de bütçenin yüzde yirmisinin sosyal yardımlara ayrılmış olması ve bu yardımların da kadınlardan başlaması AK Parti’nin başka bir gönül alma politikası olarak karşımıza çıkmıştır.


Vatandaşlarımızın sık sık dile getirdiği “Artık hastane kapılarında beklemiyoruz. Randevu alıp tık gidiyoruz!” sağlık sistemindeki tüm aksamalara rağmen, bu “randevu” meselesini insanlar çok sevmiş. Adam yerine konulduklarını hissetmişler.

Bu da az bir şey değil.


Peki, bu partiye oy verenler bu partiden çok mu memnun?

Kesinlikle hayır.

Vatandaşlarımız bölgesel olarak çektikleri sıkıntının farkındalar…

Fındık fiyatlarından da, buğday ve pancar fiyatlarından da haberleri var.

Şehirde yaşayanlar marketlerdeki fiyatların astronomik yükselmesinden de haberdar.

Ancak gelenin ne yapacağını bilmiyorlar ve kerhen de olsa akın akın bu partiye oy veriyorlar

 

Bu yazımdan ötürü radikal düşünen okurlarım bana kızabilir.

Bazen kamera açısını değiştirip, at gözlüğünü çıkarmak gerekir.

Bu insanların ufkunu açar, yeni politikalar geliştirmemize sebep olur.

Bir lider düşünün bir mitingle partisine en az yüzde 10 oy kazandırıyor.

Bir başka lider ise aynı mitingi yapıyor ancak  yüzde 5 oy kaybettiriyor.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
MEHMET SAĞLAM
14 Nisan 2014 Pazartesi 23:06
23:06
memleket.com.tr internet sitesinde çok uzun metinler, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı ve kanıtlanmamış iddialar içeren, büyük harflerle yazılmış ve site dışına link veren yorumlar onaylanmamaktadır. Anlayışınız için teşekkür ederiz....
5.47.143.140
sevinç peker
12 Nisan 2014 Cumartesi 22:49
22:49
bu yorumlar da başka bir alem valla kimseyede yaranılmıyor. sevgili yazar açık ve seçik olarak bu seçim tayyip seçimi oldu diyor oda doğru. yani şişe diksede kazanırdı diyor anlayan anladı teşekkürler hocam
5.47.212.69
Canver işçi dostu
09 Nisan 2014 Çarşamba 21:56
21:56
Sayın yazar sen bu isabetli yazılarına devam et çünkü okunuyor ve beğeniliyorsun.önce şunu hatırlatayım Meram belediyesi için Aday gösterilen Fatma Toru hakkında yazdığın olumsuzluk yazısı işte bu gün kendisini gösterdi. çünkü Sayın başkan hanım işe ufak işlerle başlamış ve 100 ü aşkın gariban işçiyi işten atmış gücü şimdilik onlara yetmiş demekki bu hanımdan ancak böyle başkan olabilecek sayglar
5.47.132.241
adem aşık
09 Nisan 2014 Çarşamba 16:37
16:37
akp ye daha iyi belediyecilik hizmeti versin diye oy verdik.şimdi ise nelerden dem vuruluyor.halk bana yetki verdi eee,ozaman yurt dışındaki türk okullarının kapanmasına çalışacağım.oldumu bu.bir defa yurtdışına gidin ve oradaki yatırım yapan bütün vatandaşlarımızın moral kaynağı olduklarını bir görün bu okulların.çok istiyorlarsa bir referandum yapılıversin.inanın yüzde doksan kapanmasın diyecek. öfke ile kalkan zararla otururmuş.iletelim bunu yetkililere.o okullar bir gurubun değil bütün bir milletindir
78.163.42.76
ferdane
09 Nisan 2014 Çarşamba 09:49
09:49
seninde ne dediğin belli değil.
78.167.253.61
Ali CİN
09 Nisan 2014 Çarşamba 02:54
02:54
Başkan adayları ile seçimden önce yaptığınız görüşmeleri seçimden önce yazsaydınız da inansaydık eleştirideki samimiyetinize.

Bu haliyle çok faydasız olmuş. Bence seçimden sonra adayları düşünmek yerine köşe yazılarınızı gazeteye göndermeden önce "bunun okuyana faydası var mı" diye düşünmeli insanlar.

Ocakta yemek var, siz yemeğin yanacağını ilk ağızdan öğrenmiş ve görmüşsünüz, yemek yandıktan sonra aç kalan müşterilere "aslında ben böyle olacağını biliyordum" diyorsunuz. Nereye ekmek banalım da karnımız doysun?
81.215.214.14
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim