• BIST 93.706
  • Altın 209,970
  • Dolar 5,3646
  • Euro 6,0869
  • Konya 1 °C
  • Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Cubeyr: “Kaşıkçı cinayeti hataydı”
  • Darbeci erlerden "polisleri vurduk" itirafı
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek sürüyor! İşte Tüm Liste
  • Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Cubeyr: “Kaşıkçı cinayeti hataydı”
  • Darbeci erlerden "polisleri vurduk" itirafı
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek sürüyor! İşte Tüm Liste

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan: (5)"Seçim ittifakı konusunda MHP ile birlikte oluşturduğumuz ittifak kararlı bir şekilde Mecliste yürüyor. BBP de cumhur ittifakını desteklediğini açıkça ilan etti. Bu çatının altında olmasını arzu ettiğimi

TBMM (AA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim ittifakı konusunda MHP ile birlikte oluşturdukları ittifakın kararlı bir şekilde Mecliste yürüdüğünü belirterek, "BBP de cumhur ittifakını desteklediğini açıkça ilan etti. Bu çatının altında olmasını arzu ettiğimiz partiler, eğer kendilerine başka bir yol veya yol arkadaşı seçiyorlarsa, onlara da 'güle güle' demekten başka elimizden bir şey gelmez." dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'yi ve Türk milletini, hiçbir köklü devlet geleneği bulunmayan, kendi aralarındaki didişmeler hariç ciddi bir mücadele birikimi olmayan topluluklarla karıştıranlara verilecek cevaplarının olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Unutmayın, biz her an atılacak her adıma hazır bir ülkeyiz, hazır bir milletiz. Eğer böyle bir devlete, böyle bir millete karşı 3-5 teröristi ve çapulcuyu tercih edenler varsa, hiç şüpheleri olmasın ki bu cevabı onların da yüzlerine, yüreklerine çok yakında çarparız. Bunu da bilsinler.

Hz. Peygamber'in Hicret sırasında kaldıkları mağarada, Hz. Ebubekir'i teskin etmek için ifade ettiği ve yüce kitap Kitab-ı Furkan'da da zikredilen, 'La tahzen innallahe meana', 'korkma Allah bizimle beraberdir' ayeti var ya, işte bu lafzın 'korkma' kısmının İstiklal Marşımızın başına yerleştirilmiş olmasının sebebi de işte budur. Yani birileri burada farklı yerlere çekip, bunu, hani, beşer planındaki korkmak korkmamak gibi anlayıp da o 'korkmadan' almasın. Oradaki korkmanın dayandığı yer ifadesiyle, bu orada geçmiştir. Merhum Akif, onu o anlayışla oraya yerleştirmiştir, onunla İstiklal Marşı başlamaktadır. Rabbimize olan teslimiyetimizin de o bir sembolüdür aslında.

Rabbime teslim olanı korkutacak hiçbir güç, yoktur. Biz işte böyle bir millet olduğumuzu tarih boyunca sayısız defa ispatlamış bir halkız. Onun için yurdumuzun üzerinde tüten en son ocak sönmeden, milletimizin değerlerine ve vatanımızın her karış şehit kanları ile sulanmış mübarek topraklarına kimsenin el uzatamayacağına yürekten inanıyorum. Milletimizin bağrından çıkan askerimizin her başarısı bu gerçeğin altının bir kez daha çizilmesi anlamına geliyor. Rabbim milletimize, ülkemize, askerimize güç ve kuvvet versin, her türlü kazadan, beladan, fitneden korusun diyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika'dan Afrin'e kadar Türkiye'nin geleceği için her yerde ve her konuda yoğun mücadele yürütürken, ülkede giderek çapı ve seviyesi düşen ana muhalefet gerçeğiyle karşı karşıya olduklarını gördüklerini söyledi.

"Her defasında acaba bu sefer farklı olabilir mi diye ümit ediyoruz." diyen Erdoğan, ülkenin ve milletin bekasını ilgilendiren her kritik konuda, CHP'nin yanlış tarafta bulunduğunu görmekten üzüntü duyduklarını vurguladı.

Recep Tayyip Erdoğan, siyasi partilerin seçimlere ittifakla girebilmelerinin temini için ilgili kanunlarda değişiklik yapılması konusundaki düzenleme sırasında da benzer bir manzara ile karşılaştıklarını ifade etti.

Seçimlere ittifaklı girilebilmesi konusunun, ne AK Parti'ye ne de başka bir partiye münhasır olmadığını belirten Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu daha önce farklı şekillerde uygulanmadı mı? Uygulandı. İlk defa mı yapılıyor? Yok. Arzu eden tüm partiler, aralarında böyle bir ittifak kurabilirler. Cumhurbaşkanlığı seçiminde zaten doğal olarak gerçekleşecek bu ittifakın milletvekilliği seçimlerine teşmili, yürütme erkinde sağladığımız istikrarı yasama organında da mümkün kılacak bir imkandır.

Bu işin bir başka faydası da geçmişte kimi seçimlerde zaten yapılan ama adeta hülle yöntemi kullanılan seçim ittifaklarının hukuki zemine kavuşturulmasıdır. Eskiler, 'önce refik sonra tarik' derler. Biz gittiğimiz yol kadar, bu yola kimlerle gittiğimize de bakıyoruz. Seçim ittifakı konusunda MHP ile birlikte oluşturduğumuz bu ittifak, şu anda kararlı bir şekilde Mecliste yürüyor. Niye birileri rahatsız oluyor, neden, niçin? Ayrıca BBP de Cumhur İttifakı'nı desteklediğini açıkça ilan etti. Bu çatının altında olmasını arzu ettiğimiz partiler, eğer kendilerine başka bir yol veya yol arkadaşı seçiyorlarsa, onlara da güle güle demekten başka elimizden bir şey gelmez."

Erdoğan, iyi niyetilerini ve samimiyetlerini, hatta ısrarlarını defaatle ortaya koyduklarına dikkati çekerek, "Önümüzdeki dönemde sadece seçimlerden başarıyla çıkmanın yollarını arayacak, onunla birlikte ülkemizi hedeflerine ulaştıracak reformların da hazırlıklarını yürüteceğiz. Burada tabii bir şeyi özellikle ifade etmem lazım. Biz ülkemizde her şeyden önce, azami müştereklerimizin olduğu siyasi hareketlerle, siyasi partilerle beraber olmanın ittifakını kuruyoruz, asgari müşterekler değil. Onlarla beraber olamayız. Biz azami müştereklerimizin olduğu siyasi hareketlerle beraber olma kararını verdik, adımı da bunun için böyle attık. Biz ümmetin ve milletin birliğini ve beraberliğini sağlamanın adımını atıyoruz. Bu ittifakın da buna hizmet ettiğine inanıyoruz." diye konuştu.

"AB şayet kendisi oyun bozanlık etmemiş olsaydı, Türkiye bugün AB ülkesi olarak küresel siyasetteki yerini alacaktı." ifadesini kullanan Erdoğan, şunları söyledi:

"Aynı şekilde ABD tercihlerini yanlış kullanmamış olsaydı, hem kendimiz hem dostlarımız için, bölgede işler çok daha başka türlü gelişecekti. Rusya ve İran'la anlaştığımız ve birlikte olduğumuz hususlar var. Anlaşamadığımız ve dolayısıyla karşı karşıya geldiğimiz konular da var. Türkiye'nin hiçbir ülkeye ve uluslararası kuruma karşı önyargısı yoktur. Biz herkesle konuşmaya, iş birliğine, ortak projelere varız. Yeter ki bizim hassasiyetlerimize saygı gösterilsin. Asgari müştereklerin zemini azamiye dönüşsün. Gerisine, halledilebilecek meseleler olarak bakıyoruz, çözeriz onları."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'yi, terör örgütleriyle mücadelesi ve S-400 hava savunma sistemlerini alması dolayısıyla eleştirenlerin, dönüp kendi yaptıklarına bakmaları halinde Türkiye'nin haklılığını kabul edeceklerini bildirdi. Erdoğan, "Sen kalkacaksın, Yunanistan'ın S-300'leri gündeme geldiğinde - şu anda S-300'leri var - Yunanistan'a ses çıkarmayacaksın, Türkiye S-400'leri alacağı zaman, sizlerden istendiğinde vermeyeceksin ama Rusya'dan S-400'leri alma yoluna gidince, anlaşınca, 'NATO ülkeleri için bu yanlıştır' diyeceksin." dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in, "Hayır, Türkiye bu konuda özgürdür istediği gibi hareket eder" sözüne rağmen diğerlerinin "Yaptırım uygulayabiliriz" dediğini aktaran Erdoğan, "Böyle ittifak, böyle bir dayanışma söz konusu olabilir mi? Bunların hepsi bugüne kadar yanlış alışkanlıklarıdır. Ama bu yanlış alışkanlıklar, kusura bakmasınlar, bize geçmez. Biz yolumuza devam edeceğiz. Bu yönde sorgulamalara da gelemeyiz. Biz bu süreçte sağlam duracak, taviz vermeden kendi hedeflerimize doğru yürümeyi sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, ekonomiden büyük projelere kadar her konuda reform gündemlerine sıkı sıkıya sahip çıktıklarını vurgulayarak, "Anamuhalefet partisinin, milli politikalarımızı gölgeleme, ülkemize saldıranlara malzeme sağlama misyonu canımızı sıkıyor olsa da zerre kadar öneme sahip değildir. Bu partinin yöneticilerinin, daha bugünden seçim sonuçlarını gölgelemeye yönelik çabalar içine girmeleri, 2019 ile ilgili ipuçları vermeye yetiyor." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 yılında yapılacak seçimler kapsamında parti teşkilatına ve partiye gönül vermiş herkese çok önemli görevler düştüğünü belirtti. Erdoğan, ürkütücü değil kucaklayıcı olunmasını ve milli ittifakın sağlam zeminde ilerlemesinin adımlarının beraber atılmasını istedi.

En geç yıl başında belediye başkanlıkları için seçim iklimine girileceğine işaret eden Erdoğan, hemen ardından da cumhurbaşkanılığı ve milletvekilliği seçimlerinin geldiğine değindi. Erdoğan, "Kaybedecek tek bir saatimiz, günümüz yoktur. Şahsım bir yandan, Sayın Başbakanımız ve diğer arkadaşlarımız, il ana kademe ile kadın kolları ve gençlik kolları kongrelerimize iştirak ediyor ve bu süreci yürütüyoruz." dedi.

- Dünya Kadınlar Günü

Tüm kadınların Kadınlar Günü'nü tebrik eden Erdoğan, "Bizim için kadın her şeyden önce insandır. Kadının, gasbedilen her hakkı, tüm insanlığa yöneltilmiş bir tehdittir." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kadının maruz kaldığı her zülüm her adaletsizlik tüm insanlığın onuruna vurulmuş bir darbedir. Üstelik kadın, diğer özelliklerinin yanı sıra anne ve eş sıfatlarıyla toplumda ayrı ve çok ayrı bir konuma sahiptir. Dünyada kadınlarla ilgili sorunların bu derece tartışılmasının, bu konuda ifrat ve tefrit noktasında, çok farklı uçlara savrulmasının ve böyle bir anlayışın yaşanmasının sebebi işte bu temel bakış açısındaki eşitliktir. Erkek ile kadını, tıpkı bir bedenin iki yarısı gibi düşündüğünüzde fonksiyonlarında farklılıklar olmakla birlikte, aslında ikisinin aynı olduğunu görürüz. Hatta daha da ötesi biri olmadan diğerinin bir anlamı yoktur. "

Erdoğan, İslam inancında insana dair mükellefiyetler ve mükafatlar sayılırken daima kadın ve erkeğin birlikte zikredildiğini aktardı.

Kadınlarla ilgili zaman içerisinde ve tamamen farklı kaynakların etkisiyle ortaya çıkan yanlış anlayışları ve uygulamaları hakikatin kendisi olarak asla kabul etmediklerini belirten Erdoğan, "Bizim için tek hakikat insanlar arasında derisinin rengine, kökenine, diline, boyuna, posuna, bütün bunlara göre ayrım yapılamayacağı gibi cinsiyetine göre ayrımcılığın olamayacağıdır. Bunun tersini düşünen, iddia eden, böyle davranan kim olursa olsun, inancımıza da medeniyetimizin özüne de kadim kültürümüzün ruhuna da ters düşmüş olur." diye konuştu.

Kadınlarla ilgili tüm ayrımcı anlayışları ve uygulamaları ortadan kaldırarak bu konudaki yanlışların kökünü kurutmayı istediklerini ifade eden Erdoğan, Hazreti Muhammed'in, "Cennet annelerin ayakları altındadır." hadisini anımsattı.

- "Annelerinizin ayaklarının altını öpün"

Erdoğan, İslam dininin cenneti anneye teslim ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Ben de diyorum, annelerinizin ayaklarının altını öpün. Annelere ihanet edenler son zamanlarda biraz artmaya başladı. Televizyonların yayınları da bu işi iyice zıvanadan çıkarıyor, onun için medyaya da sesleniyorum; lütfen, bu yayınlarınızı şöyle kesintiye uğratın. Yoksa milleti çileden çıkartacaksınız. Ama ben buradan milletimize sesleniyorum, annelerinizin ayaklarının altını öpün. Anneler nazlıdır, çeker ayaklarını, çektikleri zaman sen de annene de ki "Anne cennetin kokusunu bana çok mu görüyorsun?"

Erdoğan, cuma günü AK Parti Genel Merkezinde "Siyaset Akademisi"nin açılışına, cumartesi günü Mersin ve Antalya, pazar günü de Bolu ve Sakarya il kongrelerine iştirak edeceğini bildirdi.

Yeni Dünya Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Göksu ve beraberindekiler, Erdoğan'a kitap, Konya Kulu İşadamları Derneği tablo, AK Parti Aydın milletvekilleri de tahta üzerine işlenmiş zeytin dalı hediye etti.

(Bitti)



AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim