• BIST 101.883
  • Altın 275,268
  • Dolar 5,6743
  • Euro 6,2751
  • Konya 28 °C
  • Cem Küçük: FETÖ'cü işadamların çoğu durumu kurtardı
  • Yargıda hangi cemaat kadrolaşıyor?
  • İşte "2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi"
  • Cem Küçük: FETÖ'cü işadamların çoğu durumu kurtardı
  • Yargıda hangi cemaat kadrolaşıyor?
  • İşte "2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi"

"Ailemi rejimin eline bırakacağıma ölürüm daha iyi"

"Ailemi rejimin eline bırakacağıma ölürüm daha iyi"
Esed rejiminin Rusya'nın desteğiyle İdlib'in güneyinde ilerlemesi üzerine Suriye-Türkiye sınır hattına göç eden sivillerden Abdo Şehhad:- "Hava saldırılarından ziyade rejimin ilerlemesinden korktuk. Ailemi rejimin eline bırakacağıma ölürüm daha iyi" - Bab

İDLİB (AA) - EKİP - Beşşar Esed rejiminin Rusya'nın desteğiyle İdlib'in güneyinde ilerlemesi üzerine Suriye-Türkiye sınır hattına göç, çaresizlik içinde sürüyor.

Rejim ve Rusya'nın son günlerdeki yoğun saldırılarından kaçarak, Türkiye sınır hattındaki Kefer Lusin köyüne göç eden sivillerden Ebu İmran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İdlib'in güneyindeki Babolin köyünde bombardımanın tahammül edilemez hale gelmesiyle kaçtıklarını söyledi.

"Komşularımızın ve amcamın evinin vurulması üzerine eşyalarımız toparladık ve yola çıktık. Nereye gideceğimizi bilmiyoruz." diyen Ebu İmran, tüm yolların göç eden sivillerin araçlarıyla dolduğuna işaret etti.

Ebu İmran, "Kimi çadırlarda kimi tarım arazilerinde kimi zeytin ağaçlarının altında. Kimden ne isteyeceğimizi bilmiyoruz. Kim bize barınak, yemek, su temin edecek?" ifadelerini kullandı.

- "Çocuklar ne gece ne gündüz uyuyabiliyordu"

İdlib'in Marhatat köyünden Abdo Şehhad da "Hava saldırılarına üç gün dayanabildik. Son günlerdeki kadar kuvvetli bombardımanla ilk defa karşılaştık." dedi.

Şehhad, köylerine 2,5 kilometre uzaklıktaki Hiş köyünün vurulması üzerine kendi evlerindeki camların da patladığını belirtti.

"Çocuklar ne gece ne gündüz uyuyabiliyordu." ifadesini kullanan Şehhad, şöyle devam etti:

"Köyden yürüyerek kaçmaya çalıştık. Daha sonra köye dönüp motosikletle ailemi aldım. Hızla yola koyulduk. Bir araçla çarpıştık. Kalçam kırıldı. Hastaneye kaldırdılar. Tedavi görüp tekrar yola koyulduk. 10 gündür buradayız. Bizimle kimse ilgilenmedi. Su veren bile olmadı. Hava saldırılarından ziyade rejimin ilerlemesinden korktuk. Ailemi rejimin eline bırakacağıma ölürüm daha iyi. Allah'tan korkmayandan korkacaksın."

İdlib'in Hiş köyünden Nizar Ali de "Yollar kaçmaya çalışan sivillerin araçlarıyla dolu. Her çadırda 5-6 aile kalıyor. Her şeye ihtiyacımız var." değerlendirmesini yaptı.

Ali, rejim ve Rusya'nın, sivil yerleşim ya da cephe hattı ayrımı yapmaksızın saldırdığını söyledi.

İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ndeki göç sürecini izleyen ve verilendiren Suriye Müdahale Koordinatörlüğünden alınan bilgiye göre, Türkiye ve Rusya arasında 17 Eylül 2018'de imzalanan İdlib mutabakatından bu yana bölgede 945 bin 992 sivil yerinden edildi.

Rejimin son dönemdeki ilerlemesi neticesinde Han Şeyhun ilçesi tamamen boşaldı, saldırıların Eriha, Serakib ve Maaretinuman ilçelerine genişlemesi durumunda, göç edenlerin sayısının 1,5 milyona ulaşmasından endişe ediliyor.




Kaynak: Haber Kaynağı
Etiketler:
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim