

Ailelere ve yeni evli çiftlere tavsiyeler
Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı, gençlerin hayallerini gerçekleştirmeye devam ederken, evlendirdiği gençlerin bir ömür boyu mutlu ve huzurlu olmaları için de çalışmalarını sürdürüyor. Vakıf Genel Başkanı Mustafa Özdemir, evlendirilen çiftlerin kurdukları yuvada mutlu bir yaşam sürdürebilmeleri için de çalıştıklarını aktarırken, konuyla ilgili çeşitli konferanslar, bildiriler ve alanında uzman kişilerin aile yaşamı ile ilgili yazılarından yararlandıklarını belirtti. Bu doğrultuda Konya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saffet Köse’nin kaleme aldığı ‘Anne Babanın Evlendirdikleri Çocuklarına Karşı Davranışları’ başlıklı yazı dizisi ile de anne babalara sesleniyor. Prof. Köse, yazdığı bu yazı ile hem kızını gelin veren ebeveynlere hem de gelin alan ve oğlunu evlendiren ailelere uyarılarda ve tavsiyelerde bulunuyor. Prof. Köse, evli çiftlere ve ailelere seslendiği yazısında ayetlerden, hadislerden ve ata sözlerinden yararlanıyor.
İŞTE PROF. KÖSE’NİN O YAZISI
“Gelin veya damadın seçiminde Kur’ân-ı Kerim'de (Nur, 24/32) ve Hz. Peygamber'in hadislerinde (Buhârî, "Nikâh", 15; Müslim, "Radâ" 4,8,53,54) güzel ahlakın her zaman öncelenmesini istediği sürekli hatırda tutulmalıdır” ayetini gençlere ve ailelere hatırlatan Prof. Köse’nin ayet ve hadislerden yararlanarak kaleme aldığı yazısı şöyle:
2. Kızını gelin eden anne kızının kendi evinden çıkıp bir başka aileye gelin gittiğinin bilincinde olmalıdır. Artık onun, istediğinde çağırdığı, hizmetine davet ettiğinde geldiği kızı olmadığını, onun bir kocasının var olduğunu ve öncelikle ona karsı sorumluluğu bulunduğunu bilmeli ve ona göre davranmalıdır. Bir Arap kadının kızını gelin ederken söylediği su sözü hep hatırında tutmalıdır: "Kızım kocana cariye ol ki o da sana köle olsun"
3. Bir kadının öncelikli görevi ev islerini gerektiği gibi yürütebilme, kocasını el içinde mahcup etmeme ve çocuk yetiştirmedir. Anne gelin etmeden önce kızına kadınlık görevini kendisine sıklıkla başvurmayacak biçimde öğretmeli ve kocaya hazır halde göndermelidir. Bunlar annenin kızma karsı vazifesidir. Hz. Peygamber'in Hz. Ali ve Hz. Fâtıma'yı evlendirirken söylediği söz budur. Diğer taraftan anne-baba da oğluna esine karsı sorumluluk bilincini asılamalıdır.
4. Çok muhabbet tez ayrılık getirir" sözünde olduğu üzere kız sanki hiç o evden çıkmamış da damat iç güveysi alınmış gibi her zaman kızı ve damadıyla beraber olma gayreti içerisine girmemelidir. Tersinden bakıldığında da erkeğin ailesi sanki oğulları hiç evlenmemiş gibi davranarak oğlunun peşinde olmamalıdır. Özellikle gelin ve oğlun kendi baslarına bir evde kalmaları imkanı varken illa ki anne-baba ile birlikte oturma mecburiyetinde bırakılmamalıdır.
5. Ebeveyn, çocukları, istişare açısından bilgilerine başvurduğunda yönetici, emredici, islerine müdahale anlamı taşıyan bir pozisyonda olmamalıdır. Buna karsın, ilgisiz ve umursamaz bir tavırda değil tavsiye edici ve gerektiğinde uyarıcı, olmalı, denetleyici bir yaklaşım içerisinde olmamalı ya da öyle bir intiba oluşturmamalıdır.
6. Her iki taraf da kesinlikle gelinler ve damatlar arasında ayırımcılık hissi verecek bir tavrın içinde olmamalıdır. Torunlar açısından da aynı hassasiyet gösterilmelidir.
7. Kayınvalide ya da kayınpeder her zaman tecrübeli bir Öğretmen ya da akil insan" pozisyonunda bulunabilmelidir.
8. Damadın anne-babası gelinin; gelinin anne-babası damadın ailesini yönetmeye kalkmamalı aileler birbirlerine gereksiz müdahalelerde bulunmamalıdır.
9. Kızın ailesi sürekli olarak ve gereksiz yere kızının faziletlerinden, erkeğin ailesi de oğullarının üstünlüklerinden bahsederek psikolojik bir mücadele görüntüsü vermemelidir.
10. Kızın ailesi kızlarını, erkeğin ailesi oğullarını kıskanmaktan vazgeçmelidir.
11. Anneler ve babalar evlendirdikleri çocukların eylemlerinden kendilerinin sorumlu olabileceklerini bir donanımda bulunduklarını bilerek her türlü faaliyetlerine müdahaleden vazgeçmelidirler. Ebeveynler sunu iyi bilmelidirler ki çocukları ellerinde iken eğitememişlerse evlendikten sonra çocuklarını zor eğitirler.
12. Erkeğin tarafı gelinini, gelinin tarafı da damatlarını çocukları gibi görmelidir ki onlar da kendilerini anne-baba gibi görsün.
13. Kurân-ı Kerim aile içi sorunların ifşa edilmemesi ve aile içinde çözülmesini önceleyen bir tavra sahiptir. Taraflar başkaları yanında çocukları aleyhinde konuşmamalıdır.
14. Kurân-ı Kerim aileyi kuran ve sürekliliğini sağlayan birbirine bağlı üç temel kavram belirlemiştir. Rahmet-meveddet-sekînet (Rûm, 30/21). Bunlar esler arasında olduğu gibi anne-babaların da evlendirdikleri çocukları karşısında da gözetmesi gereken değerlerdir. Rahmet: Nezaket ve güzellikle muamele demektir. Bu meveddeti doğurur. Meveddet karşılıksız ve derin sevgi demektir. Bu İkisinden de sekinet yani huzur doğar.
15. Yapmacık davranışlar ve kurnazlıklardan kaçınmak gerekir.
16. Sorunlar tek taraflı ve ön yargılı bir bakışla değil, soğukkanlı ve istişare yoluyla aile meclisinde tatlılıkla konuşularak halledilmelidir. Kurân-ı Kerim boşanmada bile bunu emretmektedir (Bakara, 2/229).

























































