• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Konya -6 °C
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'

Aile bir okuldur

Ramazan Altıntaş

Aile hayatı; sevgi, sadakat, hak, fedakârlık ve adalet gibi değerler üzerine kurulmalıdır. Hiç şüphesiz bu kavramlar aile hayatında anlam bulmalıdır. Aile, çocuğa sevgi temelli ilk eğitimin verildiği yerdir. Sevgi, biyolojik yönelimin de ötesinde bir anlam taşır. Kişinin sevdiği varlığa olumlu ve şuurlu yönde katkıda bulunması anlamını içerir. Çünkü aile, okul öncesi eğitimin verildiği bir kurumdur. Ailede her söylenen sözcük, çocuğun kişiliğine konan bir tuğla gibidir. Çocuğun ilk öğretmenleri; anne ve babasıdır. Çocuklarımızın hayatta olumsuz davranışlar içerisine düşmesini istemiyorsak, şimdiden önlem almalı ve en az yüz elli metre karelik toprak parçasına sahip olduğumuz evlerimizi sıcak ve huzurlu bir okul haline dönüştürmeliyiz. Ben inanıyorum ki yaşadığımız dünyada Allah’a karşı sadece yapmadıklarımızdan değil, yapma imkânımız olduğu halde yapamadıklarımızın da hesabını vereceğiz.

Günümüzde, şefkat, merhamet gibi değerler aile yapılarımızdan uçmak üzere. Eğer çocuklarımız ailede sevgi, yardımlaşma ve merhamet gibi değerleri pratik anlamda yaşamazlarsa, bu değerleri yabancısı olduğu sokakta ve dış dünyada ararlar. Onların masumiyetinden bir takım zararlı kişi ve organizeli suç örgütleri istifade etmeye kalkabilir.  Ailede her biri bir gonca olan çocuklarımıza şefkatli ve merhametli davranmayı esirgemeyelim. Anne ve babalar olarak çocuklarımızı öpelim, okşayalım, onlara, yürekten sevdiğimizi hissettirelim. Bilinçaltlarında sevgisizliği büyültmeyelim. Eğer bugün, kızlarımız yaşlı erkeklere ilgi duyuyorsa, eğer genç erkeklerimiz kendisinden yaşlı bayanlara ilgi duyuyorsa, bu anne ve babaların zamanında çocuklarından sevgi ve yakınlığı esirgemelerinin kaçınılmaz bir sonucudur. Her şey zamanında güzeldir. Eğer çocuklarımızı zamanında anne-baba sevgisiyle yetiştirmiş olsaydık, onlar yetişkinliğe adım attıkları dönemlerde hayatı mutlulukla paylaşacak kendilerine yaşıt eşler arayacakları yerde, tatmin olmamış duygularını tatmin adına kendilerine denk olmayan sığınacak limanlar aramayacaklardı. 

Evlerimiz bir okul gibi olmalıdır. O halde aile okulunda neler yapabiliriz? Hiç olmazsa önü tatile denk düşen haftanın bir akşamını ‘çay saati’ olarak düzenleyebiliriz. O, akşam ailede televizyon, bilgisayar gibi her şey susturulmalıdır. O gün hem çocuklarımızın ilgi, alakalarını çekecek, düzenleyeceğimiz mini programa aktif katılımlarını sağlayacak boyutta hem mideye ve hem de gönle yönelik ziyafetler düzenlenmelidir. Bu esnada hiç olmazsa, şeker tadında çocuklarımızın kavrayabileceği bir üslup ve dilde kitaplar okuyabiliriz. Örneğin, diyelim ki Mevlânâ’dan Öyküler diye bir kitaptan yüksek sesle okuduğumuz bir öykü aile içinde paylaşılmalı, böylece çocuklarımıza yanlış ve doğrular kavratılır, neticede değerlerimiz aktarılır. Onların milli ve manevi değerlerden kopmamasına, tarih şuuruyla yetişmelerine yardımcı olduğumuz gibi, kendi değerlerine de yabancılaşmamalarına katkıda bulunmuş oluruz.

Elbette salt okumak yeterli değildir. Özellikle aile ortamında anne ve babalar kendi aralarında iyi tutum ve güzel davranışlarıyla çocuklarına örnek olmalıdırlar. Kendilerinin yapmadıkları bir güzelliği çocuklarından beklemeleri doğru değildir. Yine anne-babalar mümkün olduğu kadar ailede yüzlerinden gülücükler eksik olmamalıdır. Yürekten mutlu bir tablo çizilmelidir.

Sonuç olarak söylemek gerekirse, çağımızın maneviyat önderlerinden birisinin ifade ettiği  gibi, “güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından manevi zevk alır.”  Hayatımızda pek çok şey, hayata bakış açımızla ilgilidir. Aile hayatımızda çocuklarımızın mutlu, kendine güvenen, yarınından emin sağlam kişilikli nesiller olarak yetişmelerini istiyorsak, onlara hayata olumlu ve güzel bakmanın abc’sini aile okulunda kazandırabiliriz. Ancak hayatı bir bütünlük içerisinde yaşayan nesiller, yaşamdan manevi haz almasını bileceklerdir. 

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim