• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya -1 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Ahlaki Sorumluluk

Ufuk Karadavut

Sözlüğe baktığımızda ahlak kelimesi “Bir toplum içinde kişilerin benimsedikleri, uymak zorunda bulundukları davranış biçimleri ve kuralları, iyi nitelikler, güzel huylar ” olarak tanımlanmaktadır. Ancak toplum olarak bundan mahrum kaldığımızı artık anladım. RTÜK denen kurumun ne iş yaptığını tam anlamdım ama televizyonların ahlaksızlıklarla dolu olduğunu biliyorum. En son olarak bir reklamda kadın kadına öpüşme ve bir çizgi filimde erkek erkeğe öpüşme sahnelerini görünce daha da önemlisi bunun da şikâyet edilmediğini öğrenince gerçekten artık buna iyice inandım. Gerçi şikâyet edilse ne olacak o da ayrı bir konu. RTÜK’ün Müslüman idarecilerinin buna nasıl izin verdiklerini anlamak oldukça zor. Müslüman bir ülke, Müslüman yöneticiler ama ahlaksızlık almış başını gidiyor. Bir yerlerde yanlışlık var. Ya bizler Müslüman kelimesini anlamıyoruz ya da gerçekten Müslüman değiliz. Bunların neden konuşulmadığını ise bir türlü anlayamıyoruz.

            Şimdilerde ise sınavsız işe girenler konuşuluyor. CHP sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, AKP'li bakan ve milletvekillerinin yakınlarının KPSS'yi kazanamamalarına karşın "valilik özel kalem müdürlükleri" hüllesiyle devlete memur yapıldığı ifade etti. Koç, 85 kişilik "torpil" listesini de açıkladı. Açıklanan listede kimler yok ki. Bunlar yalanlanmadı ve inkâr edilmedi. Demek ki doğru. Eğer yalan olsaydı AKP’li yöneticiler kıyameti koparırlardı. Ama yapamadılar. Mesela bakın son 12 yılda KPSS'ye yaklaşık 20 milyon kişi girmiş ve bunların ancak 610 bini devlete memuru olabilmiş. Diğer bir deyişle sınava giren her yüz kişiden ancak 1-2 kişisi memur olarak atanabilmiş. Geri kalanları ise ya sınava tekrar girmiş ya da başka şekilde hayatlarını idame ettirmeye devam ediyorlar.

            Sayın Koç’un "Devlete memur olmada torpil, yer değiştirme işlemlerinde torpil, istifa sonrası dönüş işlemlerinde torpil, mahalli idarelere zabıta ve itfaiye personeli alımında torpil, işçi alımında torpil, adalet bakanlığına memur alımında torpil, ek ödeme veren kurumlara geçişte torpil. Bu torpilin adı da AKP… Varsa AKP'den yakının, yandaşın, kartvizitin bu işlemleri yapmak senin için Sudan kolay. Ama bunların hiçbirisi yoksa devlette çalışmayı ve yükselmeyi unutacaksın. Yani sana devlet hayal" şeklindeki açıklamaları da yine yetkilerce sessizlikle karşılandı. Torpilli olanların listesinde kimler yok ki. Şimdiki Cumhurbaşkanının akrabalarından tutunda bakanların akrabalarına kadar çok sayıda ve oldukça geniş bir liste hazırlanmış. Ancak içlerinden en dikkat çekici olanlarında bazılarını söylemem gerekiyor. Mesela bir ilkokul öğretmeninin Danıştay üyesi yapılması, İtfaiyeci birisi KOSGEB İnsan Kaynakları Dairesi Başkanı oluyor, istisnai kadrodan işe alınan birisi TRT Genel Müdür Yardımcılığı görevine getiriliyor. Batmanda tarım işçisi olan birisi Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nda başkan müşaviri olarak atanıyor. Bir başkası Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nda Müsteşar Yardımcılığı görevine, bir bakanın kız kardeşi sınavsız olarak Şırnak Valiliği'ne Özel Kalem Müdürü yapılıyor. Hiç bekletilmeksizin önce memleketi Erzurum'a, sonrasında Ankara'da Gençlik ve Spor Bakanlığı'na memur olarak atanmış. Yine bir öğretmen arkadaş yeteneği ile Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına getirilmiş. Ayrıca atandığı yere bir gün bile gitmeden terfi olanlar var.

            Liste daha uzun. İsteyen rahatlıkla buna ve daha fazlasına ulaşabilir. Ancak burada bizi ilgilendiren ahlaki sorumluluk ve hakların yenilmesidir. Bunun Allah katındaki yerinin ne olduğudur. Eğer Müslüman isek Müslüman gibi yaşamalıyız. Kul hakkı yenilmemesi gerektiğini bilmeliyiz. Allahu Teâlâ “Kul hakkı ile karşıma gelmeyin” buyuruyor. Mensup olduğumuz dinde şirk koşma ve kul hakkı asla affedilmiyor. Bu işleri yapanların eğer Müslümansalar bunları biliyor olmaları gerekir. Konu ile ilgili olarak kimsenin sesinin çıkmaması ise ayrıca insanı üzüyor. Hani konuştuğunda mangalda kül bırakmayan anlı şanlı ilahiyatçı Profesörler, cemaat liderleri, tarikat şeyhleri hak hukuk peşinde koşan hukukçular neredesiniz. Yoksa bu işleri de sizlere paralelciler yaptırıyor da sizin mi haberiniz yok!

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim