• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -5 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Ahıska Gül idi gitti

Ufuk Karadavut

Dünyanın en şanlı milleti ve yine en şanssız milleti kimdir diye sorarsanız Türk Milleti’dir diyebilirim. İnancı ve itikadı, sadakati güvenirliği ile tarih boyunca dosta güven verirken düşmana her zaman korku salmışlardır. Buna rağmen en büyük şansızlıkları ise en büyük ihaneti en yakınlarındakilerden ve dostlarından görmüşlerdir. Büyük çaplı yıkımlar görmelerine ve çok büyük ihanetleri yaşamalarına rağmen Allahın yardımı ile ayakta kalmayı başarmışlardır. Büyük yıkılmışların birisini de Ahıska Türklerinin yaşadığı badirelerdir. Ahıska Türkleri de en büyük ihaneti yine kapı komşu olan ermeni, gürcü ve Ruslardan görmüşledir. Her yıl kasım ayı geldiğinde o günleri yaşıyormuşçasına içime bir ağırlık çöker ve hüzünlenirim. Ahıskalı bir Türk olan dedem Rahmetli Molla Mehmet Efendi ve onun arkadaşlarının sürekli olarak anlattıkları, yaşadıkları o sıkıntılı günleri, işkenceleri ve eziyetleri yeniden hatırlar gibi olurum. Bu konuda yapacak bir şey yoktur. Ama bugünkü ve gelecek nesillere konunun aktarılması ve sürekli olarak gündemde tutulması önemlidir.

Zamanın devlet başkanlığı koltuğunda oturan Stalin Temmuz 1944 yılında bir karar alarak özelde Türkiye sınırında bulunan Türklerin genelde ise bütün Karadeniz kıyılarındaki bölgeden tasfiyesini isteyen bir karar almıştır. Alınan bu karar ile bölgede yaşayan halktan 100 bin’in üzerinde Ahıska Türkü 14 Kasım 1944’te bir günde hayvanlardan beter bir halde Ata Yurtlarından sürgün edildi.Ahıskalılar çok kısa sürede içinde tren vagonlarına doldurularak, kapalı tren vagonlarında Orta Asya’ya sürülmüşlerdir. Başta Kazakistan olmak üzere Kırgızistan ve Özbekistan’a yerleştirilmişlerdir. Altı hafta süren bu çileli sürgün zamanı sadece yollarda 17 bin civarında Ahıska Türk’ü hayatını kaybetmiştir. O günleri derinden yaşayanların anlattıklarına göre “Soğuk havaya dayanamayıp hayattan göçenleri Rus askerlerine vermek istemiyorlardı, saklıyorlardı Hakk’ın rahmetin gidenleri, gavura ölülerini bile teslim etmiyorlardı. Önce çocuklar, sonra yaşlılar ölüyordu. Tren her istasyonda duruyor, askerler ölenleri yakınlarından zorla alıp Rusya’nın soğuk, ıssız ve karlı arazilerine atıyorlardı."

1572 yılından 1877–78 Osmanlı Rus savaşı’na kadar Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan ve bu tarihten sonra Rus egemenliği altına giren has Anadolu Türkleri olan Ahıskalılar artık bulundukları toprakları terk etmiş ve başkalarına vermek zorunda kalmışlardır. Gittikleri yerde de maalesef ciddi anlamda sıkıntılar yaşamaya devam ettiler. Özellik gittikleri yerde yaşayan yerel halk genelde Türk olmasına rağmen özellikle Rus yönetiminin baskısı ve tahrikleri ile Ahıska Türklerine karşı bir husumet başlamış ve zaman zaman katliama varan olaylar yaşanmıştır. Bunların başında ise Özbekistan’da sorunlu bölge olan Fergana Vadisinde yaşanan olaylar gelir. 1989 yılında Fergana vadisinde meydana gelen olaylar. Bu olaylarda yüzlerce Ahıska Türkü öldürülmüştür. Bu olayların sonunda Fergana vadisi olaylarından sonra burada yaşayan Ahıskalıların bir kısmı Elçibey döneminde Azerbaycan’a gönderilirken bir kısmı da Rusya’nın Krasnador kentine göç ettiler. Azerbaycana gidenler rahat bir şekilde yaşamlarına devam ederken Rusya da yaşayanlara ciddi sıkıntılar çekmişler ve eziyet görmüşlerdir. Burada yaşayan Türklerin bir kısmı da zaman içerisinde Amerika’ya gönderilmiştir.

Temmuz 2007 Tarihinde Gürcistan Meclisi Ahıska Türklerinin Vatanlarına dönmelerine imkân sağlayan bir yasa kabul etmiştir. Ancak istedikleri belgeleri temin edenlerin geri gelmesine imkan sağlamaktadırlar. Ancak istedikleri belgeleri sağlamak ise neredeyse mümkün değildir. İstediklerinin içinde en göze batanı “sürgün belgesi “ dir. Ruslar bu insanları katlederken, sürerken sürgün belgesi mi vermişlerdir. Elbette ki hayır. Burada yapılmak istenen sadece oyalama taktiğidir. Aslında Türklerin Gürcistan’a gelmesi istenmemektedir. Ahıska Türklerinin yurtlarında sürgün edilişlerinin 67. yılında Ahıska Türklerinin her zaman yanlarında olacağımızın bilinmesini isteriz. Allah kolaylıklar nasip etsin…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim