• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Konya -3 °C
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı

Ahilik ve Ufuk Turu

Salih Sedat Ersöz

Ahilik, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu’da yaşayan halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir teşkilattır. Günümüzün esnaf odaları gibi bir sivil toplum kuruluşudur ama kendine özgü kural ve kaideleri vardır. Ahilik iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir sosyo-ekonomik örgütlenmedir.

 

Ahi teşkilatı; Göçebe Türkmenlerin İslamlaşma sürecini hızlandırmak, Anadolu'yu Türk yurdu haline getirmek, şehirlerde yaşayan Rum ve Ermeni tacirleriyle ekonomik olarak rekabet edebilmek amacıyla, Hacı Bektaş-ı Veli'nin tavsiyesiyle Ahi Evran tarafından 1205 yılında Anadolu'da kuruldu.

 

Ahi Evran; Kelam, tefsir, tasavvuf, fıkıh ve de tıp âlimi olan büyük velilerden bir zattır.  “Alış veriş ilmini bilmeyen, haram lokmadan kurtulamaz. Haram lokma yiyen ise ibadetlerinin sevabını bulamaz. Zahmetleri hep boşa gider. Sonunda büyük azaba yakalanır ve pişman olur" buyururdu. Bu görüşleri ahi teşkilatının kuruluşunun temel taşı olmuştur.

 

Ahilerin yönetmeliğine göre, ahinin üç şeyi açık, üç şeyi de kapalı olmalıydı: Eli açık yani cömert olmalı, kapısı açık yani misafirperver olmalı, sofrası açık yani aç geleni tok göndermeli. Gözü bağlı olmalı yani kimseye kötü nazarla bakmamalı, dili bağlı olmalı yani kimseye kötü söz söylememeli; beli bağlı olmalı yani kimsenin namusuna ve şerefine göz dikmemeli.

 

Ahiliğe üye olmak isteyenlerden yedi fena hareketi bağlaması ve yedi güzel hareketi açması beklenir:

Cimrilik kapısını bağlamak, lütuf kapısını açmak. Kahır ve zulüm kapısını bağlamak, hilim ve mülâyemet kapısını açmak. Hırs kapısını bağlamak, kanaat ve rıza kapısını açmak. Tokluk ve lezzet kapısını bağlamak, riyazet kapısını açmak. Halktan yana kapısını bağlamak, Hak'tan yana kapısını açmak. Herze ve hezeyan kapısını bağlamak, Marifet Kapısını açmak. Yalan kapısını bağlamak, doğruluk kapısını açmak.

 

Gündüzleri mesleki yönden geliştirilen ahiler, akşamları da mecburi olarak dini ve ahlaki eğitimden geçirilirler ve böylece tam anlamıyla İslâm’ın emrettiği şekilde iyi, dürüst ve yardımsever bir insan olarak yetiştirilirlerdi.

 

Ahilik Teşkilatı'nın sonuçları: Ahilik, Anadolu'da köylere kadar yayılarak Anadolu'nun daha kısa sürede Türkleşip İslamlaşmasını sağlamıştır. Göçebe Türkmenler yerleşik hayata geçirilerek hem İslami uyum kolaylaşmış, hem de Türk şehirciliği hız kazanmıştır. 13. Y.Y'ın ikinci yarısına kadar çoğunlukla gayrimüslimlerin ve Türk olmayan yerli halkın elinde olan sanat ve ticaret işlerine Müslüman Türkler de katılmış ve hızlanma kazandırmıştır. Türk esnaf ve sanatkârları arasında sağlanan dayanışma ve yardımlaşma sayesinde Ahilik önemli bir güç haline gelmiş, hız kazanmış, asayişin bozulduğu zamanlarda kendi otoritesini yürütmüştür. Dini ve ahlaki yapı korunmuştur.

 

Ahilik Teşkilatı Selçuklular döneminde ekonomik ve ticari faaliyetlerinin yanı sıra, askerî ve siyasî faaliyetlerde de bulunmuş ve Osmanlı Beyliği'nin kuruluşunda ve güçlenmesinde etkin rol oynamıştır. İlk Osmanlı padişahlarının ve vezirlerinin çoğu mesela Edebali, Osman Gazi, Orhan Gazi ve 1. Murat Ahi Teşkilatı'na mensup şeyhlerdir.

Ahi Teşkilatı'nın Müslümanlara has bir kurum olarak iş görmesi 17. yüzyıla kadar devam etmiştir. Osmanlı Devleti'nin hâkimiyet alanı genişleyip, gayrimüslim oranının artmasıyla farklı dinden kişilerin ortak çalışması zorunlu olmuştur. Müslüman olmayanların giremediği Ahilik teşkilâtı da bundan sonra zayıflamaya başlamıştır.

 

11-17 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Ahiliğin kurallarına bugün ne kadar ihtiyacımız var.


***   ***   ***

12 yıldır devam eden, benim de 8 yıl aralıksız bizzat takip ettiğim ama ne yazık ki bu yıl katılamadığım Ufuk Turu Toplantılarının yeni konusu “Türkiye’nin Geleceği ve Yeni Ufuklar” olmuştur.  12. Ufuk Turu Toplantılarının da, geçmiş yıllarda olduğu gibi verimli, faydalı, ufuk açıcı, derinlik kazandırıcı, misyon yükleyici ve vizyon hedefleyici bir mahiyette geçeceğine inanıyorum.

Konya’nın önder  olduğu ve 110 Sivil Toplum Kuruluşunun katıldığı Ufuk Turu Toplantıları; dünyanın hangi bölgesinde olursa olsun tüm mazlumların sesinin duyurulduğu, onların yanında olunduğunun haykırıldığı, mazlumlara destek verildiği, tüm zalimlere de tepki verildiği, tavır konulduğu, lanetlendiği ve de yapılan zulümler karşısında mâşeri vicdanın harekete geçmeye çağrıldığı toplu ve güçlü bir yürek olmuştur.  

Ufuk Turu; Türkiye öncülüğünde medeniyet değerlerini paylaşan ülkelerle bir araya gelinerek yeni bir medeniyet inşa etmenin yollarının gösterildiği Anadolu insanları birliğidir. 

Ufuk Turu; sadece kendimizi ve çevremizi değil, bugünkü dünya düzenini değiştirme hedefinin de gösterildiği ve “dünyayı değiştirme hedefimiz olmayacaksa, Allah bizi bu dünyaya neye gönderdi?”  diye haykıran mücahitlerin toplanma merkezidir.

Ufuk Turu; “Mısır'daki darbeyi ve darbecilerin zulümleri ile Suriye’deki katliamları destekleyenler, Türkiye'de olan bütün darbeleri de destekleyenlerdir” diye tavır konulan ve zulüm altında inleyen tüm Müslümanlara el uzatılan, onların derdi ile dertlenilen birlikteliktir.

Ufuk Turu, “Yönetimler STK’ları değil, STK’lar yönetimleri yönlendirmelidir”  diyerek hiçbir STK’nın, yöneticilerin emrinde ve güdümünde olmayacağı mesajının verildiği güçlü bir sivil toplum merkezi ve Anadolu insanının toplu çarpan yüreğidir.

12. Ufuk Turu Toplantılarının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sağlıklı ve mutlu yarınlar efendim.

NOT: Kanal 42 TV HASBİHAL programım her Pazar saat 11.00’de canlı olarak, her Cumartesi saat 11.00’de de tekrar  olarak yayında olmaya devam etmektedir.

 

 

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim