Adem Alemdar yazdı: GAZZE SOKAKLARINDA CENNET KOKUYOR...

Adem Alemdar yazdı: GAZZE SOKAKLARINDA CENNET KOKUYOR...

Adem Alemdar Yeni Akit'te yazdı: GAZZE SOKAKLARINDA CENNET KOKUYOR...

Gece yarısı olduğunda, "tamam izin çıktı, gidiyoruz" dedi rehberimiz. Üzerimizdeki elektronik eşyaları bırakarak bindik araçlara ve farları kapalı araçla başladı yolculuğumuz. İlk önce sahilde garip bir yere durduk. Bir süre bekledikten sonra tam teşekküllü, yüzleri maskeli İzzeddin Kassam Tugayları'nın askerleri karşıladı bizi. Selamlaşıp kucaklaştık, elleri tetikte, gözleri ufukta bize dua ettiler, biz de onlara. Ardından ülkenin orta kesiminde doğu sınırlarını koruyan mücahitlerin yanına gittik. Yine eller tetikte, sıkı askeri ve dini eğitim almış gençler karşıladı bizi. Parolalarla bir miktar ilerleyip, İsrail tarafını gözledik. Gençlere, yanlarında olduğumuzu söyleyip, Allah'ın yardımcıları olmasını diledik...
Dostlarımızın mücahitlere verilmek üzere bize emanet ettikleri yardımları da bizzat mücahitlerin komutanlarına vererek onların da dualarını aldık...
Mursi darbe ile devrilmemişti daha. Mısırlı askerler her ne kadar Mursi'yi bitleri kadar sevmeseler de bizi bir miktar oyalamaktan başka ellerinden bişey gelmemişti. Refah kapısından girdik Gazze'ye ve bizi Gazzeli yetkililerle birlikte Hamas'ın bir nevi Genelkurmay Başkanı, askeri kanat sorumlusu İzzeddin Kassam Tugayları'nın komutanı Ahmet Caberi'nin şehit edildiği araç karşıladı. Caberi'nin füze ile vurulduğu araç ibret için konulmuş sınır kapısının VIP girişine. İsrail'in 8 gün savaşı adını verdiği Gazze'yi her yerden bombalayıp yakıp yıktığı yüzlerce Filistinli sivili şehit ettiği savaşın üzerinden daha iki hafta geçmişti. Her tarafta yahudi bombalarının yıktığı evler, işyerleri vardı. Kimi evlerden onlarca şehit çıkmıştı. 8 çocuğunu bir anda cennete uğurlayan babayı taziye için kucakladığımızda, bize dua ediyordu...
Gazze'de bulunduğumuz bir hafta içerisinde Hamas'ın 25. Kuruluş yıldönümüne şahitlik ettik. Filistin Başbakanı İsmail Haniye ve Hamas Lideri Halid Meşal'in özel konuğu olduk. Hamas'ın Kurucusu Şehit Şeyh Ahmet Yasin'in evini, çocuklarını ziyaret ettik. İsrail'in yıllarca aradığı halde bulamadığı, hasta annesini görmek için yer altından çıktığı gün şehit ettiği Ahmet Caberi'nin evine gidip yetimlerini öpüp okşadık...
Geçtiğimiz yıl İsrail, bir tane askerine karşılık bin tane Filistinli mahkumu serbest bırakmıştı. Bundan da anlaşılacağı gibi, sizin bininiz bizim birimiz etmez deniliyor ve öldürmeye devam ediyor...
İsrail terör devleti yine kudurdu, yine çoluk çocuk demeden önüne geleni öldürüyor. Ekranlarda gördüğüm sokakları hatırlıyorum, geçen yıl geçmiştik oralardan. Şu köşedeki lokantada karnımızı doyurmuş, az ötedeki camide namaz kılmıştık. Zaten bir avuç yer Gazze...
Gazze, yaklaşık 500 bin nüfuslu bir şehirdir, ancak etrafındaki Beyt Hanun, Beyt Lahya, Han Yunus, Refah, Kuba, Balah, Cebelya, Suhaylah gibi irili ufaklı pek çok şehir ve ilçeden oluşan 2 milyon nüfusu geçkin bölgeye verilen addır aynı zamanda.
Uzunluğu 41 km., genişliği ise 6 ile 12 km.ler arasında değişen Gazze Şeridi 360 km²lik alandandan ibarettir. 1967 yılından 2005 yılına kadar İsrail tarafından yönetiliyordu Gazze Şeridi ve biz ismini duymuyorduk o tarihe kadar. Filistin Özerk Yönetimi ile yapılan Oslo Anlaşmasından sonra adını sıkça duymaya başladık Gazze'nin. Özellikle 2007 yılından bu yana sürekli katliam haberleriyle haber oldu. Gazze, Arap dünyasının görmezden, duymazdan geldiği küçük bir yer, ama gerçekte İslam dünyası için Uhut'taki Okçular Tepesi gibidir. Gazze asla terkedilmemeli, gerekirse ölünmeli, ama orası lanetli yahudilerin insafına asla bırakılmamalıdır...
 Dünyada Türkiye'den başka Gazze'ye sahip çıkan yok, ama kimi kardeşler 'Türkiye ne yapıyor ki' diyorlar. Yapmayın, etmeyin, ne yapabilir ki daha. Savaş uçaklarını yollayıp İsrail'i vurmamızı mı bekliyorsunuz. ABD'si, Almanyası tüm Batı İsrail'den yana tavır almışken...
Demek ki sözümüzün geçmesi için çok güçlü olmalıyız.
Son bir kaç yıldır hükümetin niçin yıkılmaya çalışıldığını, her fırsatta Başbakan Erdoğan'ın niye diktatör diye yaftalandığını ve karalandığını anlıyor musunuz...
İnşallah çoğunluğumuz anlıyordur. Anlayanlar Türkiye'de de azınlığa düşerse, yaşamanın ve bu zulümlere bişey diyememenin acısıyla ölür gideriz...
Rabbim sonumuzu hayretsin.

Kaynak: Yeni Akit