• BIST 108.410
  • Altın 143,491
  • Dolar 3,5304
  • Euro 4,1292
  • Konya 36 °C
  • ''FETÖ'cülerin yeni üssü Latin Amerika''
  • TRT'den açıklama:
  • "FETÖ, charter okullardan yılda 729 milyon dolar kazanıyor"
  • ''FETÖ'cülerin yeni üssü Latin Amerika''
  • TRT'den açıklama:
  • "FETÖ, charter okullardan yılda 729 milyon dolar kazanıyor"

Adamın biri..

Adem Alemdar

Adamın biri doktora gitmiş, gidiş o gidiş…

Bilmiyorum nedendir, ama çok fazla doktora giden birisiyim. Kendimi çok dinlediğimi zannetmeyin, iyice hastalık ortaya çıkınca giderim, ama ortalamanın üzerindedir doktorlarla iletişimim…

Örneğin üç yıl önce sol dizimin ağrısına dayanamayınca gittim doktora. Gidiş o gidiş, iki ameliyat, bilmem kaç kez küçük operasyona rağmen hala ağrılarımla yaşıyorum. Şu doktora git, şu uzmana görün, falan yerdeki şu hekim şöyle iyiymiş, bir de şu ilacı dene lafları gına getirdi… Artık kimseyi dinlemiyorum, ayağımı da kendi haline bıraktım. Bir gün ‘tak’ diye tutmayıverirse o zaman bakacağız çaresine…

Tabi dizimdeki şikâyetimi Konya’daki bu alanda öne çıkmış doktorların neredeyse tamamına aktarmış vaziyetteyim. Doktorların çoğuyla da ‘ilgisizlik yüzünden’ alakamı kestim. Birisi ‘bir ay kullan şu ilaçları da öyle gel’ dedi. Bir ay sonra gittiğimde yeniden ‘ilk prosedür’ işletmeye ve sakat ayağımla kapıda saatlerce bekletmeye kalktı. Bir diğeri ‘yarın saat 9’da gelin’ demesine rağmen, saat 10’u geçerken geldi ve yüzümüze dahi bakmadan ameliyata girdi! Ötekisi, fakültedeki ofisine çağırdı ‘iyi bir test yapalım’ diyerek, ama gittiğimde ne öyle bir ofisi ne de kayıdı küreği vardı. Özel muayenehanesine gittiğinizde de halkla ilişkiler icabı laf ebeliği dinliyorsunuz…

Madem ortopedistler çözemiyor, romatologlara mı göstersem diye oraları da gezdim. Ne adam gibi doyurucu bilgi alabiliyorsunuz ne de ne yapacağınıza karar verebiliyorsunuz. Falan şehirde falanca uzman bu işten iyi anlar ona git diyenleri de dinledim. Arayıp randevu alamıyorsunuz, adamlar aylarca dolu…

Anlayacağınız zor bir hastayım ve doktorlar benim gibileri sevmezler…

Kolayca bir ameliyatla veya iki-üç ilaçla geçecekse hastalığınız doktorların en sevdiği hastasınız…

Yine benden bir örnek. Birkaç sene evvel acayip bir ağrı ile uyandım ve kendimi acil servise zor attım. Doktorum ‘hemen ameliyata alıp safra keseni alıverelim’ dedi. ‘Yahu doktor bey, benim bir uzvumu kesip almaktan bahsediyorsunuz, şu işi benim de anlayacağım bir dille anlatamaz mısınız’ dedim, ama maalesef anlatmadı. Neticede bir süre sonra aynı doktor safra kesemi alıverdi…

Şükürler olsun okumamız-yazmamız, paramız-pulumuz var ama yine de bunları yaşıyoruz. Ya köyden kasabadan gelen yol iz bilmez hastaların hali nicedir…

Allah onlara ecir sabır versin…

Bir yakınım anlattı, eşini şüphe üzerine muayene ettiriyor, ‘göğüs kanseri var, falan gün tümörü alıverelim’ diyor doktor. Bu diyalogdan tırsan yakınım soluğu bir başka doktorun yanında alıyor, ama ne hikmetse orada da adam gibi bilgi alamıyor. Üçüncü seferde de ‘alıverelim, kesiverelim’ cümlelerini duyunca bu iş burada olmayacak deyip yolunu Ankara’ya düşürüyor. Hani niye herkes Ankara’ya gidiyor diye soranlar için tam bir örnek. Orada kallavi bir para ödedikten sonra yarım saat hasta ve yakınına durumu anlatılıyor doktor tarafından ve ameliyata ikna ediliyor. Ve yakınım hastasını Ankara’da çokça para harcamasına rağmen tedavi ettiriyor…

Şimdi kimi doktorlar, ‘avanaklar aynı ameliyata dünyanın parasını verdiler’ diyorlardır. Evet verdiler, ama adam gibi bilgi aldılar. Siz verin o bilgiyi, siz gösterin o alakayı gitmesin kimse Ankara’ya. Ben de onu anlatmaya çabalıyorum deminden beri. Doktorun tedaviye bilgisi, tecrübesi yetmeyebilir o ayrı, ama belki daha iyi tedavi edeceği bir hastayı bile adam gibi bilgilendirmeden, onun yerine kendisini koyup ona göre alaka göstermeden keselim, biçelim dersen olacağı bu…

Şimdi gelelim fasulyenin nimetlerine…

Sağlık Bakanlığı tam gün yasası çıkardı ve hem Tıp’ta hem de muayenehanede çalışamayacak ya profesörlerimiz, bas bas bağırıyorlar. Halk ise hiç hak vermiyor onlara. Niye mi? Niye olduğunu siz biliyorsunuz zaten…

Geçen sene yavrumun apandisit ameliyatına 300 TL bıçak parasını almadan girmeyen profesör ve onun gibiler için çok bile…

İnsanları ömür boyu ilaca bağlayan, ilaç yazma performanslarına göre de yurtdışı tatili kazanan, para için gereksiz ameliyat yapan, hastaneleri ticarethaneye dönüştüren doktorlara rağmen; hastalanınca yine onların kapısını çalacağız, yine derdimizi onlara anlatacağız, ancak…

Doktorlarımız da bu zarureti suistimal etmesinler; lütfen biraz da kendilerine baksınlar…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Alemdar Polat
17 Ekim 2011 Pazartesi 09:14
hekim
Çukur çimen tekke may vay anam vay. İlk önce insanlar kendini yaptıklarına bakacak sonra yazı yazmayı hak görecek.Reklam almadan hangi işleri gazetene taşıyorsun
88.225.217.123
ahmet bay
13 Ekim 2011 Perşembe 21:00
kim dürüst
bu gaztede yazan,rahmetli ahmet vardar muadili ugur özteke de hatırladığım kadarıyla organize suçlar da gözaltında tutulmuştu...
178.233.226.164
Hayri AKTAŞ
12 Ekim 2011 Çarşamba 18:51
Gel de yazma
Yaşadıklarınıza üzüldüm. Ama her derdin dermanı olsa azraile iş kalmazdı.Ne yazıkki henüz onunla pazarlık şansımız yok. Söylenen o ki olmayacakta. Bir başka açıdan bakalım. Her birimiz işimiz düştüğünde hakimin çok adil olmasını, polisin adaletli davranmasını, öğretmenin mesleğinde en başarı olmasını, tamircinin işimizi doğru ve tam yapmasını, doktorun bilgili ve becerikli olmasını...... isteriz. Tabiki insan olmamız yönüyle bunlar böyle olmalı. Ama temelde ben ne kadar dürüstsem doğru isem işimi gereği gibi yapabiliyorsan aslında kendi adıma sadece bu kadar isteyebilirim. İsteklerim onların şahsı ile alakalıdır elbette onlar öyle olmalı ama ben kendim kadar isteyebilirim. Kusura bakmayalım kimse gökten zembille inmedi. Her biri aramızdan çıkıyor. Ben ne isem aslında hakim de o poliste o, doktorda o… işiniz düştüde hangi hakimden memnun kaldınız. kaç tane tamirciden memnunuz. evimize gelen kaç tamirciden memnun kaldık, kaç tane esnaftan memnunnuz... Neden doktorlar . Çünkü onlar canla uğraşıyorlar. İşte zurnanın zırt dediği yerde burası. Onlar en, en..... olmalı ama kendimize sıra gelince biz olmasakta olur öyle mi? Nerde bu çıvaldiz. Hakime batıramazsın çünkü "sanık psikolojisi" yok içeri tıkar. polise batıramazsın “suçlu psikolojisi” yok , esnafa bir şey diyemezsin “müşteri psikolojisi"yok. diğer memurlara da diyemezsin çunkü “sıra psikolojisi" yok. Hadi bir kendimize batıralım bakalım neler dökülecek. .. devamını sen getir. Artık şunu anladım ki toplum kokuşmuş. Bu kokuşmuşluğu can noktamızla uğraşan hekimler üzerinden dillendiriyoruz. Evet şu çuvaldızı kendimize de batıralım. Gazetecilik sadece fildişi kuleler haline gelmiş köşelerde söz hakkı olmayanları eleştimek mı? bununla işimizi gereği gibi yaptığımızı mı sanıyoruz. Hadi güzele bir örnek te siz olun. Evet onlar en iyi en becerikli en karşılıksız .. her şeyi yapmalılar ama ya BIZ. Evet acımasızca eleştirelim çünkü; bu ülkede sadece "Hasta psikolojisi" var. Merak etmeyin bunu size rağmen de olsa bütün hekimler en üst düzeyde önemserler bilinse de bilinmese de. Hep beraber daha güzel günlere...
194.54.43.249
mehmet aktütün
12 Ekim 2011 Çarşamba 11:37
memlekette doktor olmak
Yazar arkadaş,hakime savcıya lafın yok,mahkemeye verir ne gerek var,askere polise de birşey diyemezsin,çeker silahı vurur,canından olursun,öğretmene de birşey denmez,çocuğu sınıfta bırakır,geriye doktorlar kaldı,hiç riski yok,atış serbest,karalamak bedava.memlekette meşhur olmanın yolu bu nasıl olsa.
88.247.23.25
ahmet
12 Ekim 2011 Çarşamba 10:44
kurt
BİR FIKRAYLA SİZİN DERDİNİZE CARE OLACAK NİTELİKDE BİR TAVSİYEM OLACAK...
ADAMIN BİRİ İSHAL OLUR ONCAKEZ DR'A GİDER İYİLEŞMEZZ,DR DA HASTASINI HER GÖRDÜKCE İYİLEŞMEDİĞİNİ ÖĞRENMEKDEN CANI SIKILMITIR ARTIK VE HASTAYA ANTİDEPRESAN BAŞLAR HASTA 3 5 AY GELMEZ SEBEBİNİ MERAK EDEN DR SORUMLULUK BİLİNCİYLE HASTASININ KAYDINDAN TEL İNİ ALIR KONTROLA CAĞIRIR.SORAR NEOLDU İSHALİN İYİLEŞTİNMİİ GELMEZ OLDUN DİYE,HASTA NEGEZER DR DÜZELMEDİ DÜZELMESİNEDE ARTIK TAKAN KİMMM DER(ANTİDEPRESİF İLACIN ETKİSİYLE)

SİZEDE ÖNERİM DİZİNİZ İCİN HER YERE GİTMİŞSİNİZ BİR PSİKİYATRA GİTMEMİŞSİNİZ BİRDE PSİKİYATRİ POLKLİNİĞİNE BEKLİYORUZ SANIRIM YOĞUN İŞ BASKISI ALTINDA DEPRESYONDA OLABİLİRSİNİZ.....DR.TAVSİYESİ
85.105.217.249
buyok
11 Ekim 2011 Salı 22:02
kendi penceremden
Her insan hasta olunca veya hasta yakını olunca kendisinden başka hasta,kendinden başka ilgilenilecek insan olmadığını düşünüyor.Bu gazeteci de olsa,sarı cizmeli vatandaş da olsa ,sağlık müdürüde olsa aynı.Bu durumu Acilde çalışan,sağlık ocağında çalışan,Özel hastahane de çalışan bir hekim olarak yazıyorum.Kendi boğazı ağrıyorsa,başkasının apandisiti kedi .ıçı gibidir.Kendi her sorduğuna cevap alacak,hatta sormadığına da cevap verilecek,Sıra da beklemeyecek,işinide herkesten önce bitirecek(bu sadece gazeteci arkadaş için değil,toplumdaki herkes için geçerli).
İzni biter,bakıcı gelmez,arabası kaza yapar,askerlikten kaçar v.b sahte rapor ihtiyaç olunca doktor arar, sonra doktorlar sahte rapor düzenler diye gazetesinde yazar.
Komşunun,fakir birisinin,şunun bunun der ille ilaç yazdırır sonra sahte ilaç yazıyorlar diye yazar.
Hastalığını 1.doktor anlamaz,2.doktor tedavi edemez,3.doktor anlatamaz,4.doktor cevap veremez,5.doktor s.klemez bu böyle sürer gider,
SONUÇ OLARAK HERŞEY İYİ OLURSA ALLAHTAN,KÖTÜ OLURSA DOKTORDANDIR.Kervan bu aralar zor olsa da hala yürüyor.(kusura bakmayın biraz ağır oldu,Doktorluğumdandır)
88.226.87.11
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim