• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 0 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Açılıma Devam

Ufuk Karadavut

29 Mart seçimlerinden önce başlayan açılım konusu hemen her partinin gündemindeydi. Kimi ‘çarşaf açılımı’ yaptı, Kimi ‘Alevi açılımı’ kimisi de ‘Kürt açılımı’. Bu kadar açılımın içerisinde en etkin ve dikkati çeken ise elbette ‘Kürt açılımı’ oldu. Ülkeye bu açılımdan daha büyük zarar veren bir açılım olmadı. Açılım yapacağız diye ne kadar ortam yumuşatılmaya çalışıldıysa da, ne kadar PKK’nın kullandığı kaynakları kurutacağız denildiyse de bu işe yaramadı. O bölgede PKK’yı kuvvetlendirmenin ötesine geçemedi. TRT 6 adı altında 24 saat Kürtçe televizyonun devlet eliyle yayın hayatına başlatılması, Üniversitelerde Kürtçe bölümlerinin açılması için çalışmaların başlatılması, orta öğretim kurumlarında Kürtçe eğitim yapılabilmesine yönelik çalışmaların yapılması ve kültürel haklar adı altında beklide Türkiye’de kimsenin sahip olamadığı özekliklere sahip olunması ve en son olarak “Kürt Konferansı”nın desteklenmesi dahi bir işe yaramadı. Aksine bölücüleri cesaretlendirdi.

Hatırlarsanız yakına zamanda Diyarbakır belediye başkanı bir konuşmasında ‘İstediğimiz her şey yavaş yavaş gerçekleşiyor. TRT 6 bunun bir örneği. Yakında sınırlarımızı da tanıyacaklar’ diyebilmiş ve hakkında hiçbir işlem yapılmamıştır. Son örneği ise DTP Iğdır milletvekili Pervin Buldan, Hakkari'de yaptığı basın açıklamasında, 29 Mart yerel seçimlerinde "Kürdistan sınırlarını belirlediklerini" söylemesidir. "Milletvekili Buldan, gösteriler sırasında bir çocuğun 23 Nisan'da güvenlik güçlerince acımasızca dövüldüğünü belirtirken şöyle dedi: “Bu şiddetin ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Bunların zemini, 29 Mart yerel seçimlerinden hemen sonra hazırlandı. 29 Mart seçimlerinde ‘Kürdistan' sınırlarını belirledik. Yani, Van'ı aldık, Siirt’i aldık, 86 yıllık geleneği bozarak Iğdır'ı aldık. Hakkari'de yüzde 90'lara varan oy oranına ulaştık. Ama bunu hazmedemediler. Açıklama yaptılar. ‘Iğdır’ı da aldılar, Ermenistan sınırına dayandılar. Oyları, belediyeyi tehditle aldılar’ dediler. Biz halkımızın gücü ile seçimleri aldık. Ağrı'da vahşet yaşandı, kadınlarımız coplandı, yüzlerce insanımız gözaltına alındı. Yüzlerce arkadaşımız tutuklandı. Ömerli'de şiddet uyguladılar. 2 insanımızı şehit verdik. Bunlarla da yetinmediler, DTP'ye baskın düzenlediler. 12 ilde operasyonlar düzenleyip, yüzlerce insanımızı gözaltına aldılar. 51 arkadaşımızı tutukladılar. İstedikleri kadar dövsünler, öldürsünler, tutuklasınlar. Onlar vurdukça, tutukladıkça, bu halk daha da büyüyecek.” “Gücünüz varsa önce bize dokunun, önce biz DTP'li 21 milletvekilinin canını alın. Bizim canımız halkın yoluna feda olsun. Bu ülkeyi yöneten, özellikle AKP hükümetinin aklını başına toplamasını istiyoruz. AKP'nın eline geçen bir fırsat var. 1 Haziran'a kadar PKK'nın ilan etmiş olduğu silahları susturma, çatışmasız ortamı var. Bu fırsatı kaçırmasınlar, uzatılan bu barış elini havada bırakmasınlar. İsteseler de, istemezlerse de bugün bu coğrafyada, kabul etseler de etmeseler de Kürt halkı vardır. Bu coğrafya, Kürdistan coğrafyasıdır. Bugün bu ülkede sayın Abdullah Öcalan, bu halkın iradesidir.”

Varlığını “şiddet ortamı”nın devamına borçlu olan DTP sürekli olarak ortamı germeye devam edecek ve ortamın gergin kalmasına veya daha da gerilmesine çalışacaktır. Ortalık gerginleştikçe DTP ve yandaşları kendilerine daha çok yandaş bulmaktadırlar. Daha fazla güçlendiklerini kabul etmektedirler. Seçim sonuçlarında bazı illerin DTP tarafından kazanılması artık bu şımarıklığın zirvesine yaklaşıldığının bir göstergesi olmuştur. Bakalım sırada daha ne şımarıklık ve ukalalıklar olacaktır. Yakında bunları göreceğiz. Ama açılımlar sürdükçe ülkenin başına daha fazla bela gelecek ve tabiri caizse ‘biti kanlananların’ yaptıkları şımarıklık daha da artacaktır. Daha dün 10 askerimiz şehit olarak verdik. Bunlar vampir gibi kanımızı edikçe açılım diye onları destekleyemeyiz. Yoksa bu katliamları desteklemiş oluruz. Açılımın sınırlarını belirlemek ve ona uymak zorundayız.

Şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet geri kalan yakınlarına başsağlığı diliyorum.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim