• BIST 106.843
  • Altın 142,635
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 32 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

Açık Üniversite Modeli

Ramazan Altıntaş

Açık Üniversite Modeli: “Camilerimiz”


Ülkemizde her sene Ekim ayının ilk haftası (1-7 Ekim)“Din Görevlileri ve Camiler Haftası” olarak kutlanıyor. Böylece hem din görevlilerimizin toplum ve dini hayatımıza katkıları ve hem de camilerin önemi yeniden dile getirilmiş oluyor. Bizde “din görevlisi” tabiri yeni kullanılan bir tabirdir. Osmanlılar döneminde “hademe-i hayrât” tabiri kullanılırdı. Çünkü her Müslüman bu dinin adamı ve görevlisidir. Hademe-i hayrat ise, çok geniş ve şümullü bir kavramdır. Hem de yerinde kullanılan bir tabirdir. Bütün iyiliklerin, güzelliklerin hizmetçisi, anlamına gelir. Gerçekten de adı ister imam, ister müezzin, ister müftü ve isterse vaiz olsun bütün din görevlilerimiz 24 saat hizmet vermektedirler. Onların bu hizmetleri, asla madde ile ölçülemez. Onlar bu sıfatlarının bir gereği olarak toplumun ‘önderi’dirler. Her yerde onları görmek mümkündür. Yerine göre camide namaz kıldırırlar, yerine göre bir hastanın başında dua okurlar, bazen asker uğurlamada, bazen bir cenaze başında, bazen düğünde, bazen tarlada, bağda, bahçede, kısaca sevinç ve tasada halkın hemen yanında onları görürüz, biz. Onların her biri maneviyat eridir. Birliğimizin ve dirliğimizin alt yapısını oluştururlar. Hatta onlar, toplumun manevi sigortasıdırlar. Toplumsal asayişin sağlanmasında onların rolü çok büyüktür.

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Bardakoğlu, hafta ile ilgili verdikleri mesajlarında din görevlilerimizi “kanaat önderleri” olarak nitelendirdi. Onların sadece camilerde değil, sosyal hayatın her alanında vatandaşın hizmetinde olmaları gerektiğini ifade etti. Zaten bu mesleğin hakkını veren bütün hocalarımız az çok bu sorumluluğun idrakindedirler. Onlara daha değişik imkânlar sağlanırsa, ben inanıyorum ki, ülkemizin bütün köşelerinde bu görevi, bihakkın yerine getireceklerdir. Onların sosyal yelpazeli din hizmetleri sayesinde ülkemizde barış ve kardeşlik daha çok kuvvetlenecektir. Olağanüstü dönem, olağanüstü mekan ve olağanüstü şartlarda görev yapan din görevlilerimizin arkasında durmak hepimizin müşterek bir vazifesidir. Onları saygı ile anıyoruz.

Din görevlilerimizin hizmet ürettikleri alanların başında, camilerimiz gelir. Son yıllarda gerek vakıflar genel müdürlüğü, gerek belediyelerimiz ve gerekse DİB camilerimizin inşa, tamir ve bakımları üzerinde ciddi hizmetlere imza atmışlardır. Bu hizmetlerin bir sonucu olarak, tarihi camilerimizin, şehirlerimizin mimari dokusuna anlam katan siluetleri ve muhteşem görüntüleri ortaya çıkarılmıştır. Bu açıdan yetkilileri kutlamamız bir insanlık ve vatandaşlık borcudur.

İslam tarihinde şehirlerin kuruluşu, cami merkezli olmuştur. Eksen şehirlerimiz Mekke ve Medine’dir. Bu iki şehir mimarisi bütün bir dünyada örnek alınmıştır. Uygarlığımızın muhteşem şehirleri arasında; Şam, Bağdat, Kurtuba, Kahire, Konya, İstanbul, Edirne, Buhara, Nesef vb. gelir. Hepsinin ortasında selâtin camiler vardır. Bedestenler, hanlar, hamamlar, medreseler, şifahaneler, saraylar, yönetim binaları, aşevleri bu camilerin çevresinde yer almıştır. Bu müesseselerin her biri ruhen camilerden kopmamıştır. Bütün kesimleriyle halk, camilerin kontrolünde bir hayat yaşamıştır. İlk dönemlerden itibaren çok amaçlı kullanılan ve yaygın eğitimin verildiği camilerimiz, adeta nefha-i ilahinin ete-kemiğe büründüğü mekânlar olmuştur, tarihimizde.

Ülkemizin il ve ilçelerinde, vatandaşlarımızın bulunduğu dış ülkelerde Diyanet İşleri Başkanlığımızın, İl, İlçe müftülüklerimizin düzenlemiş olduğu din görevlileri ve camiler haftası coşkulu etkinliklerle kutlanmaktadır. Unutmayalım ki camilerimiz Milli Mücadele’nin fitilinin ateşlenmesinde büyük görevler icra etmişlerdir.

Merhum Aliye İzzetbegoviç’in dediği gibi, bugün modern yaşam tazı, insanları birbirinden ayırıyor. Cami ise onları tekrar bir araya topluyor, birleştiriyor, cem ediyor. Cemaatle kılınan namaz, insanı toplumsallaştırır ve sosyalleştirir. Çağımızın en büyük hastalığı, modern dünyada, yalnızlıktır, terkedilmişliktir. Modern hayatın dağıttığı insanlar, camide grup arkadaşlığını tesis etmekle, aynı zamanda grup terapisine katılmış oluyorlar. Bu hafta münasebetiyle bir daha yeniden din görevlileri ve camiler haftasını tebrik ediyor, bu haftanın ilimize, cennet vatanımıza ve bütün bir insanlığa hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Ne mutlu camilerden kopmayan bir hayata ve yüreklere.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim