• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Konya 1 °C
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı

Abant bizi İslâmlaştırdı mı?

M. Ali Elmacı

Abant Platformu Toplantıları neden gündeme gelmiyor?

Nerden çıktı şimdi?

Evet, şimdiye kadar Abant Platformu Toplantıları hiç gündeme gelmedi.

Kim düzenliyordu?

Katılımcılar kimlerdi?

Ve en önemli soru; Abant Platformu Toplantıları'nın amacı neydi?

Şimdi isterseniz 'diyalog' çalışmaları çerçevesinde yapılan Abant Platformu Toplantıları'nın değerlendirelim.

Önceleri iyi niyetle başlatılan bu Abant Platformu Toplantıları'nın gayesi bugün daha iyi anlaşılabiliyor.

Hatta önceleri bu çalıştayları hükümet bile desteklemişti.

Öncelikle şunu ifade etmem lazım ki, 90'lı yıllarda Türkiye'ye yerleştirilmeye çalışılan 'ılımlı İslam' ve 'diyalog' çalışmalarına milyarlarca dolar finans ayrılmış.

Yok artık! diyeceksiniz...

Evet...

Milyarlarca dolardan bahsediyoruz.

Devam edelim.

Hiç kimse bu kadar parayı babasının hayrına orta yere atıp da savurmaz.

O zaman 'bu çalışmaların arkasında başka güçler var' sonucuna ulaşmak zor olmayacaktır.

Neydi ılımlı İslam?

'Siyaset sizin neyinize?' diyerek insanları tamamen kendi içlerine hapsetmek...

'İbadetinize karışan var mı?' sabaha kadar ibadet edin ama siyaset bizim işimiz.

Sonra...

'Bu zamanda cihad olmaz...'

'İslam'da adam öldürmek yoktur'.

Sonra...

Sonrasını hiç sormayın...

Ama yine de yazayım;"Sadece, Allah'a inanıp peygamberini kabul etmeyen insanlar da cennete girebilecek".

Efendim...

Biz şimdiye kadar İslam'ı yanlış mı öğrenmişiz.

Yeniden şehadet getirmemiz mi lazım?

Bilemiyorum o kadarını, ben yazmaya devam edeyim

Papa’ya “sizin diyalog çalışmalarınızın bir parçasıyız, emri hizmetinize amadeyiz, beraber çalışmalar yapalım” diyeceksiniz.

Sonrası...

Gelinen nokta bu işte. O günlerde ciddiye alınmayan bu ifadeler, bugün aşikâr olunca kıyametin kopmasına sebep oldu.

Neyse...

Neydi açığa çıkan?

Bütün bu ılımlı İslam ve diyalog çalışmalarının amacı bizi ötekileştirmek miydi?

Hemen şunu belirteyim ki, bu konudaki İlahiyatçı-Yazar Mehmet Durmuş ile yaptığımız söyleşimiz ilerleyen günlerde gazetemizde yayınlanacak. Ayrıntılı olarak oradan okuyabilirsiniz.

Sayın Durmuş'un 'Abant Konsili' isimli kitabında bütün ayrıntılar anlatılmış.

Yazının başındaki sorularımızı birlikte cevaplayalım.

Abant Platformu Toplantılarını, 'diyalog' peşinde koşanlar, Türkiye'de 'Ilımlı İslam'ı yerleştirmeye çalışanlar düzenliyordu.

Katılımcıları yazmama gerek yok zira Türkiye'nin birçok kesiminden yazarlar, aydınlar, hukukçular, siyasetçiler ve en önemlisi ilk başta Türkiye'nin yararına gibi göründüğü için ülkesini seven! herkes katkıda bulunmuştu bu platforma.

Son olarak, bu platformun gayesi neydi? sorusunun cevabını vererek asıl sorumuzu soralım.

Abant Platformu Toplantıları'nın amacını İlahiyatçı Yazar Mehmet Durmuş'tan alalım;"İslam, demokrasiyle asla çelişmez! İslam demokrasiyle uyum halindedir. Hatta İslam’ın laiklikle de bir sorunu yoktu! Gerçek laiklik aslında İslam'dadır da bu dindarlar unuttu bunu! Samiri’nin Musa ile ilgili dediğine benziyor bunlar aslında. Buna benzer şekilde İslam’ın demokrasiyle laiklikle hiçbir sorunu yoktur! İslam çoğulcu bir dindir. Yani aslında kısaca insanları şirke davet ediyorlardı. Bu kurumun, yani Abantın misyonu buydu.

Şimdi soru şu; Abant bizi İslamlaştırdı mı?

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Deniz
26 Nisan 2014 Cumartesi 12:42
12:42
Sayın Elmacı, yayınlanacak dediğiniz ropörtaj acaba yayınlandı mı? Yazınız sebebiyle konu ilgimi çekti bu sebeple takip ediyorum. Henüz ropörtajla ilgili bir yayın göremedim. Merakla bekliyorum.
176.42.236.90
Muhalif
20 Mart 2014 Perşembe 09:26
09:26
Çocukluğumuzda bir Afganistan vardı hatırlar mısınız ? Sovyet işgali, bu işgali emparyalizm desteğiyle Afgan mücahitler dediğimiz, aslında Talibanın savaşı. Sonrası Sovyetlerin çekilip, Talibanın yönetimi ele alması, Nato'nun müdahalesi ile Taliban devrilip ama dağa gönderilip, şimdiki kukla rejimin getirilmesi. Uyuşturucu ve fuhuş batağında bir Afganistan. Laikliğin ve demokrasinin insan ve Başta kadınlar olmak üzere insan hakları için ne kadar gerekli olduğunun bir isbatı. Bugün kendimizi modern hissediyorsak, Pakistan, Bangladeş, Afganistan'dan daha gelişmiş durumdayız, dinimizi de gereği gibi yaşıyorsak, Laiklik ve Demokrasi bunun temel taşıdır.
195.177.206.65
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim