• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Konya 10 °C
  • Eski SÜ araştırma görevlisi  FETÖ'nün  "Adil Öksüz" korkusunu anlattı
  • FETÖ zanlısı hakim ve savcılar sık sık adliyede toplanmış
  • FETÖ Malatya'da 70 "gaybubet" evi oluşturmuş
  • Eski SÜ araştırma görevlisi  FETÖ'nün  "Adil Öksüz" korkusunu anlattı
  • FETÖ zanlısı hakim ve savcılar sık sık adliyede toplanmış
  • FETÖ Malatya'da 70 "gaybubet" evi oluşturmuş

AB Bakanı ve Başmüzakereci Çelik'ten AB'ye tepki

AB Bakanı ve Başmüzakereci Çelik'ten AB'ye tepki
"Bakanlarımızın, arkadaşlarımızın buluşmasına izin vermeyenler PKK terör örgütünün o ülkelerde rahatlıkla toplantı yapmasına müsaade ediyor. Dolayısıyla 15 Temmuz'da olduğu gibi PKK'ya, FETÖ'ye ve diğerlerine karşı mücadelemizi de taçlandıracak bir dönüm

 Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, "Bakanlarımızın, arkadaşlarımızın buluşmasına izin vermeyenler PKK terör örgütünün o ülkelerde rahatlıkla toplantı yapmasına müsaade ediyor. Dolayısıyla 15 Temmuz'da olduğu gibi PKK'ya, FETÖ'ye ve diğerlerine karşı mücadelemizi de taçlandıracak bir dönüm noktası olacaktır 16 Nisan." dedi.

Çelik, Adana'nın Ceyhan ilçesinde düzenlenen açık hava toplantısında, önce ses sisteminde sorun olması dolayısıyla mikrofonu bırakıp meydanda bekleyenlerin arasına girdi. Vatandaşlarla fotoğraf çektiren Çelik, yaklaşık 10 dakika sonra seçim otobüsünün ses sisteminin ayarlanması üzerine kürsüye yeniden çıktı.

Çelik, yaptığı konuşmada, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi gecesinde vatandaşların gösterdiği kuvvet kudretlerinin yanı sıra Türkiye'de koalisyon olması halinde darbe girişiminin engellenmesinde çok zorlanmış olacaklarını belirtti.

Koalisyon olması halinde Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasında çatlaklar olması halinde büyük sıkıntılar çekebileceklerini anlatan Çelik, şunları söyledi:

"Türkiye'nin koalisyonları geride bırakan bir sisteme kavuşması fevkalede önemlidir. Koalisyonların geride bırakılması çok önemlidir. Geçmişte koalisyonların Türkiye'nin siyasi enerjisini içeride tükettirmesinden dolayı Türkiye yerinde saydı. İnşallah 16 Nisan'dan sonra sandıklardan çıkacak 'evet'ler sayesinde geçeceğimiz yeni sistemde artık koalisyon dönemini ebediyyen geride bırakıyoruz."

Çelik, yeni sistemde hükümet kurulması için en az yüzde 50 oy alınması gerektiği için bu durumun daha çok vatandaşın bir araya gelmesiyle ortaya çıkabileceğini, yeni sistemde milletin hükümeti inşa etme sürecindeki payının arttığını kaydetti.

CHP'nin her zaman rejim değişikliği söylemini dile getirdiğini ifade eden Çelik, CHP'nin hava sıcaklığı değişse bile buna rejim değişikliği dediğini aktardı.

Çelik, 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat'ın ve FETÖ'nün darbe girişiminin bir rejim değişikliği olduğunu vurguladı.

Rejim değişikliği demenin egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir ilkesinin ortadan kaldırılması olduğunu ifade eden Çelik, "27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat egemenliği milletten çalmıştır. Peki tüm bu rejim değişiklikleri olurken bunları destekleylen parti kimdi? CHP'ydi. Dolayısıyla rejim değişikliğinden en son bahsedecek olanlar onlardır." dedi.

Celik, ilk defa bir seçimde Türkiye'nin dışında dünyanın "hayır" kampanyası yaptığını belirterek, "Bakanlarımızın, arkadaşlarımızın buluşmasına izin vermeyenler PKK terör örgütünün o ülkelerde rahatlıkla toplantı yapmasına müsaade ediyor. Dolayısıyla 15 Temmuz'da olduğu gibi PKK'ya, FETÖ'ye ve diğerlerine karşı mücadelemizi de taçlandıracak bir dönüm noktası olacaktır 16 Nisan." diye konuştu.

- "16 Nisan'a kadar koşalım, 'evet'leri yükseltelim"

Bakan Çelik, AK Parti'nin vatandaşın iradesine dayalı hükümetler kurduğunu ve bu sayede Türkiye'nin gelişip büyüdüğünü dile getirdi.

16 Nisan'da, "evet" oylarıyla yürürlüğe girecek düzenleme sayesinde vatandaşın hükümetlerin kurulmasındaki gücünün artacağını belirten Çelik, "28 gün kaldı, daha çok koşacağız, daha çok gayret edeceğiz. En çok da ben koşacağım ve gayret edeceğim. Sizden bu sözü aldım." ifadesini kullandı.

Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:

"16 Nisan'a kadar koşalım, 'evet'leri yükseltelim, 'evet' ile Türk bayrağının yan yana gelmesini herkese doğru anlatalım. Bayrak demek vatan demektir. Biz de bu 'evet'leri parti için istemiyoruz, vatan ve ülke için istiyoruz. Bize, 'Siz bunu gücünüzü arttırmak için istiyorsunuz.' diyorlar. Şu anda Cumhurbaşkanımız AK Parti kadrolarından çıkmıştır, AK Parti'nin kurucu genel başkanıdır. Başbakan, AK Parti'nin genel başkanıdır. Bütün hükümet üyeleri AK Parti milletvekilidir. Mecliste çoğunluğumuz var. Eğer biz bunu sadece güç için isteseydik, o zaman bizim bu sistemin değişmesini hiç istemememiz lazımdı. Çünkü bu sistemde yürütmenin de yasamanın da gücü bizde. Demek ki biz gücün dışında bir şey peşinde koşuyoruz. Tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet... Bunu güçlendirmek için bu değişikliği istiyoruz."

 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim