• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -5 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

3 Mayıs ve Bir Enstitü Müdürü

Ufuk Karadavut

3 Mayıs tarihi hem ailem için, hem Türkiye için hemde dünya için oldukça önemli bir gün. Ailem için önemli olan tarafı kızım Gökçe’nin doğum günü olması,  Türkiye açısından önemi ise 3 Mayıs 1944 yılında yaşanan olaylar nedeni ile bu günün ‘Türk Milliyetçileri Günü’ olarak kutlanması ve dünya için önemi ise 3 Mayıs’ın ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ olmasıdır. Burada Dünya için önemli olan kısmı ile ilgileneceğim. Zira son zamanlarda Konyamızda bir Enstitü müdürünün Basını tehdit etmesi konuşuldu. Halende konuşulmaya devam ediyor. Bu olayın oluş tarihi ise tamda bu önemli gün civarında gerçekleşiyor.

Olayı kısaca hatırlamakta fayda var. 27 Nisan 2009 tarihinde Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nde yürütülen ‘Anadolu Esmeri Projesi’ ile ilgili olarak Anadolu Ajansı kaynaklı bir haber gazetelerde yayınlandı. Yayınlanan haber kimseyi suçlamaya yönelik olmayan ve suçlamayan haber nedense çok büyük olay oldu. Haberi okuyan Enstitü Müdürü ya yanlış yorumladı ya da birileri onu yanlış yönlendirerek anormal bir tepki gösterdi. Haberde geçen ‘Anadolu Esmeri Projesi’ büyük bir başarısızlık neticesi iyi sonuçlanmamıştır. Ama bu başarısızlığın nedenlerini açıklamak yerine başkalarını suçlamak ne derece doğrudur bunu anlamak mümkün değildir.

Gazetelere gönderilen tekzip metni ile Enstitü Müdürünün istediği sonuç alınmadı. Aksine Konya Gazeteciler Cemiyeti Yönetimi bir bildiri yayınlayarak Enstitü Müdürünü kınadılar. Üstelik kınama metni bana göre en az Tekzip metni kadar ağırdı. Sayın Enstitü Müdürü aynı tarihlerde bir gazetemizin yöneticisi ile görüşürken “sizin gibi şerefsiz gazeteciler” kelimelerini kullanabilmiştir. ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde Konya basını Bir Enstitü Müdürü tarafından hedef gösterilmiştir. Bu çatışma kimseye bir fayda getirmeyeceği gibi Konyamızın zararına olacaktır. Çünkü Konya basını burada kalıcıdır. Adı şanı değişse de Konya var olduğu sürece Konya basını da var olmaya devam edecektir. Ama Enstitü Müdürlüğü kimseye kalmamıştır ve kalmayacaktır.

Sayın Enstitü Müdürünü iyi tanırım. Aklı başında bir kişidir. Ama anladığım kadarı ile birileri onu yanlış yönlendiriyor. Yanlış yönlendirmeler de doğal olarak yanlış sonuçları beraberinde getiriyor. Bu şekilde giderse diyemiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez. En kısa zamanda Müdür beyin gazetecilerden özür dilemesi ve Enstitünün adına yakışır şekilde davranmasını bekliyoruz.

Son olarak Şeyh Edebalı’nın Vasiyetini dikkatlice okumasını naçizane tavsiye ediyorum…

 

ŞEYH EDEBALİ'NİN OSMAN BEY'E VASİYETİ

Oğul,

İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.

Avun oğlum avun.

Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelâmlısın.

Ama; Bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen,

Sabah rüzgârına savrulur gidersin.

Öfken ve nefsin bir olup aklını yener.

Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın.

Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir.

Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler.

Ancak; senin fazilet ve erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır.

Ananı, Atanı say, bereket büyüklerle beraberdir.

Bu dünyada inancını kaybedersen yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.

Açık sözlü ol. Her sözü üstüne alma, gördün söyleme, bildin bilme.

Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibar olmaz.

Üç kişiye acı:

Cahiller arasındaki âlime,

Zenginken fakir düşene,

Hatırlı iken itibarını kaybedene.

Unutma ki! Yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

Haklı olduğunda mücadeleden korkma.

Bilesin ki! Atın iyisine doru,

Yiğidin iyisine deli derler...

Ey oğul, artık Bey’sin! Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize hoş görmek sana, anlaşmazlıklar bize, adalet sana, haksızlık bize, bağışlamak sana. Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma ve insanı yaşat ki devlet yaşasın. Ey oğul, işin ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı. Allah yardımcın olsun. 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
BİR dost
08 Mayıs 2009 Cuma 16:58
SOBE
Sobe Sobe Sobe........................................
78.161.149.42
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim