• BIST 101.930
  • Altın 272,639
  • Dolar 5,6655
  • Euro 6,2669
  • Konya 20 °C
  • Cem Küçük: FETÖ'cü işadamların çoğu durumu kurtardı
  • Yargıda hangi cemaat kadrolaşıyor?
  • İşte "2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi"
  • Cem Küçük: FETÖ'cü işadamların çoğu durumu kurtardı
  • Yargıda hangi cemaat kadrolaşıyor?
  • İşte "2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi"

26 Ağustos Türk’ün Mührünün Anadolu’ya Vurulduğu Gün

Mustafa Yiğit

Türk  tarihinin çok önemli anları vardır.

Bu anlar milli hafızadan çıkmaması gereken önemli günlerdir.

26 Ağustos tarihi de bu mümtaz günlerden biridir.

 26 Ağustos 1071 tarihinde büyük Türk komutanı  ve hükümdarı Alparslan Malazgirt Ovasında çok büyük bir zafere imza atmış, Anadolu topraklarını sonsuza kadar Türk yurdu yapmış ve bu mübarek topraklarda Türk hakimiyetini sonsuza kadar perçinlemiştir. 

26 Ağustos Türk’ün mührünün Anadolu’ya vurulduğu gündür. 

O tarihten bu yana Türkleri geldikleri yere göndermek iddiasında olanlar her zaman başarısızlığa mahkum olmuşlardır.

Türk milleti o tarihten sonra bu topraklarda iki büyük cihanşumul devlet olan Selçuklu ve Osmanlıyla birlikte 20 yüzyılın en zor zamanlarında Türkiye Cumhuriyetini kurmuştur.

Büyük komutan Alparslan’ın bu büyük zaferinin arkasında çok büyük bir stratejist  komutan olmasının yattığı muhakkaktır. 

Bugün futbol antrenörlerinin  futbolcularını nasıl motive ediyorsa Alparslan da askerlerini bu büyük zafere öyle motife etmiş, kelamın gücünü kullanmıştır.  Savaşlarda büyük komutanların askerlerine karşı söylediği sözler onların üzerinde büyük tesir göstermiştir. Gazi Mustafa Kemal de  Çanakkale Savaşında “Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zamanda yerimizi başka kuvvetler alabilir” sözleriyle Çanakkale’yi geçilmez kılanlardan olmuştur.

Alparslan da zaferden hemen önce otağının önüne topladığı askerlere şu önemli konuşmaya yapmıştır “Ya muzaffer olur gâyeme ulaşırım; ya da şehît olarak cennete giderim. Sizlerden beni tâkip etmeyi tercih edenler, tâkip etsin. Ayrılmayı tercîh edenler, gitsinler! Burada emreden sultan ve emredilen asker yoktur. Zîrâ bugün ben de sizlerden biriyim. Sizlerle birlikte savaşan bir gâzîyim. Beni tâkip edenler ve nefislerini yüce Allâh’a adayarak şehît olanlar, cennete; sağ kalanlar gâzîliğe kavuşacaktır. Ayrılanları ise, âhirette ateş, dünyâda da rezillik beklemektedir.”

Sultan Alparslan’ın  bu etkileyici konuşması  dünya savaş tarihinin de en önemli konuşmalarından biri olmuştur.

Alparslan’ın askerleri bu motivasyonla birlikte Bizanslı Diyojen’in  hatlarını yararak Malazgirt Ovasında büyük bir zafere imza atmışlardır.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim