• BIST 109.211
  • Altın 151,058
  • Dolar 3,6671
  • Euro 4,3282
  • Konya 13 °C
  • Columbia Üniversitesinden Prof. Wagner: Gülen, Türkiye'nin Usama bin Ladin'i
  • FETÖ'nün TSK'daki fişleme işini "Bilgin" yapmış
  • Ağbal: Taşeronlarla ilgili düzenleme yıl sonuna kadar Meclise gelecek
  • Columbia Üniversitesinden Prof. Wagner: Gülen, Türkiye'nin Usama bin Ladin'i
  • FETÖ'nün TSK'daki fişleme işini "Bilgin" yapmış
  • Ağbal: Taşeronlarla ilgili düzenleme yıl sonuna kadar Meclise gelecek

2023 vizyonundan..

Ümit Savaş

2023 vizyonundan elde kalan!

 

İlk toplu sözleşme görüşmelerinin bu şekilde sonuçlanması en başta masaya oturan sendikalara ve iktidar partisine hiç bir artı puan kazandırmadı. 2010 yılında gerçekleştirilen anayasa değişikliğinden sonraki uyum yasasının 2 yıl içinde çıkmamış olması işlerin bu yöne gideceğini gösteriyordu ama iyimserliğimizi ve umudumuzu koruyorduk. Ocak ayından bu güne kadar da bu sürecin uzamış olması malesef çalışan kesimin ne kadar ehemmiyetsiz olduğunun büyük bir göstergesi oldu. Aslında bütün işaretler sürecin böyle gideceğini gösteriyordu ama herkes tuhaf bir iyimserlik içerisinde, buna ben de dahil, bir açıklama buluyor, sabırla bekliyor, büyük bir umutla uyum yasasını ve görüşmelerin sonucunu bekliyordu. Ve dağ sezeryan yaptı! Umutlar yeşermeden biçildi!

Kamu'da eşit işe eşit ücret kararnamesi ile durumlarında iyileştirme yapılan kesim ile durumlarında "hiçbir değişiklik" yapılmayan büyük bir memur kesimi arasındaki çifte standarttan sonra gelen tepkilere verilen cevap "toplu sözleşmede telafi ederiz" şeklindeydi. Sendikalar da böyle umut pompaladı. Değil mi ki, müsteşarına vs. 700 tl civarında iyileştirme yapılmıştı, diğerlerine de yapılır(dı). Avrupa ekonomileri dahi kriz içinde yüzerken biz büyüme rekorları kırıyorduk rakamlar üzerinde! Dünyanın 17. büyük ekonomisiydik. Gittikçe büyüyorduk, dünyanın en büyük ekonomisi olma yolunda giden Çin'i dahi geride bırakacaktık. Hain puantaj şirketleri dahi hızımızı kesemezdi. Zenginleşiyorduk. İşler tıkırındaydı. Ekonomi bakanlarımız dünyaya ders veriyordu. Ekonomi notunu düşüren S&P posta koyuyorduk çünkü yalan söylüyordu, uluslararası lobilerin operasyon aracıydı bu kuruluş. Herşey yolundaydı; taa ki toplu sözleşme masasına kadar!

O masada takke düşmüş kel görünmüş meğer! Bir puanlık artışın bizi Yunanistan yapacağı ölçüde kritikmiş ekonomik durumumuz! Hay Allah, S&P doğru söylüyormuş meğer! Öğretmenlerin çok az çalıştıkları gerçeği o masada keşfedildi! Hatta saat hesabına bakıldığı zaman fazla bile aldıkları söylenebilir! Mali disiplin adına itibarsızlaştırma operasyonuna tabi tutulmak... Geride 250 bin kişi iş bulmak için beklediği mesleğin itibarı da pazara bol miktarda girmiş domates kadar olur tabi. Fiyatı da değeri de düşer! "Eşit işe eşit ücret" ile yapılan iyileştirmelerle bozulmayan ekonomik durum meğer ne imiş! Şimdi memurundan işçisine, asgari ücretlisine, işsizine, atama bekleyenine herkes soruyor " iyi de kardeşim nerede bu zenginlik? Kim alıyor, kim paylaşıyor bu büyümeyle gelen zenginliği?"

Bu sürecin bir kazananı olmayacak. Yani hükümet, sendika ve memurlar açısından "win-win" değil "lost-lost" durumu sözkonusu. Taraf gazetesi yazarı Emre Uslu, yeni anayasa çalışmalarını engellemek için PKK ve diğer oluşumların altı aylık süreç içerisinde iktidar partisinin oy oranını %50'nin altına çekmeye çalışacak yönde eylem stratejisi hazırladıklarını ve bunu gerçekleştireceklerini yazmıştı.

İktidar partisinin son dönemde kendi sempatizanlarını da şaşırtma ve küstürme konusundaki görece başarısı operasyonlara gerek bırakmayacak sanki! Çünkü, on yıllık süreç içerisinde bugüne kadar gerçekleştirmeyi başaramadığını bu altı aylık süreç içerisinde gerçekleştirme yönünde hızlı adımlarla ilerliyor ki, hayret ediyorum. Yaşanan iktidar körleşmesi değilse basiret bağlanmasıdır en hafifinden. Çok değil, daha bir yıl önce 2023 vizyonu konuşuyorduk, şimdi buçukluk bir zammın etkileri üzerine kafa ütülüyoruz! Uludere'ye vicdanı rahatlatan bir açıklama yapamıyor, bulamıyoruz!

Şimdi var olan durum, bütün kamu çalışanları, asgari ücretli, özel sektör, işçi işsiz sade vatandaş, biri diğerininin maaşları, çalışma saatleri hakkında ileri geri söz söyleyip, neredeyse düşman olacak hale geldi, haberlerin altındaki yorumlara göre. İşsisizi, asgari ücretlisi, özel sektör çalışanı İşçi ve memuru, polisi, memur öğretmeni, öğretmen imamı, hizmetliyi vs herkes biri diğerini diline doladı bu süreçte.

Yazık. Yazık oldu ve yazık oluyor. Vicdanlar, gönüller, umutlar yara aldı, kanadı. Kazanan bütçeniz oldu!

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim