• BIST 121.475
  • Altın 294,762
  • Dolar 5,8926
  • Euro 6,5369
  • Konya -2 °C
  • Prof. Dr. Yavuz Selvi: Biz sosyal medyayı değil, sosyal medya bizi kullanıyor
  • Uzmanlardan öğrencilere 15 tatili iyi değerlendirin uyarısı
  • Gazlı içecekleri içmeyin, içirtmeyin!
  • Prof. Dr. Yavuz Selvi: Biz sosyal medyayı değil, sosyal medya bizi kullanıyor
  • Uzmanlardan öğrencilere 15 tatili iyi değerlendirin uyarısı
  • Gazlı içecekleri içmeyin, içirtmeyin!

2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda
"AK Parti Hatay Milletvekili Sabahat Özgürsoy Çelik:- "Verdikleri kararlarla birçok mağduriyet yaratan hakim ve savcı kılığındaki teröristler, Cumhurbaşkanımızın kararlı tutumu sayesinde adalet sistemimizden temizlenmiştir"- AK Parti Elazığ Milletvekili Z

TBMM (AA) - TBMM Genel Kurulunda, Adalet Bakanlığı, Yargıtay, Danıştay, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ile bağlı kurumların bütçelerinin görüşmeleri sürüyor.

Bütçeler üzerinde AK Parti grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Sabahat Özgürsoy Çelik, hak ve özgürlüklerin korunmasının gelişmiş medeniyetlerin gereği olduğunu, AK Parti'nin de bu hedef doğrultusunda çalıştığını söyledi.

Türkiye'de devrim niteliğinde düzenlemelerin hayata geçtiğini ifade eden Çelik, "Uluslararası arenada aktif bir politika izlemekteyiz. AB nezdinde şu anda 15 adalet müşavirimiz görev yapmaktadır. Hakim ve savcı sayısı yüzde 121 oranında artışla Kasım 2019 itibarıyla 20 bin 654, adliyelerde ve ilgili birimlerde görev yapan personel sayımız yüzde 168 artışla 70 bin 559'a çıkartılmıştır. Verdikleri kararlarla birçok mağduriyet yaratan hakim ve savcı kılığındaki teröristler, Cumhurbaşkanımızın kararlı tutumu sayesinde adalet sistemimizden temizlenmiştir." diye konuştu.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Müslüm Yüksel, Yargıtay'ın Türk hukuk sisteminin en köklü kuruluşlarından birisi olduğunu söyledi.

Türkiye'nin her alanda geliştiğini belirten Yüksel, "Toplumsal huzur ve güvenden söz edilebilmesi için hak ve özgürlüklerin gözetilmesi gerekir. Hükümetlerimiz döneminde attığımız adımların başında hukuk sisteminin güçlendirilmesine yer verilmiştir. Demokrasimizi güçlendirmek amacıyla adalet teşkilatımız yeni reform çalışmalarını sürdürmektedir." dedi.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Pakize Mutlu Aydemir, yüksek yargının yükünü hafifletmek adına bölge idare mahkemelerinin kurulduğunu anımsattı.

Yargı kararları eleştirilirken, "yandaş yargı" söylemini kabul etmediğini dile getiren Aydemir, "Bir hukukçu olarak bunun tüm meslektaşlarıma haksızlık olacağını ve hazmetmenin de mümkün olmadığını belirtmek istiyorum. Zira, yargının tüm kademesindeki meslektaşlarımın hukuki bir terbiye ve ahlaka uygun davranacağına inancım tamdır." diye konuştu.

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven de Türk milletinin 17 yıldan bu yana bütçe hazırlama yetkisini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki AK Parti'ye verdiğini, bundan dolayı tüm millete şükranlarını sunduğunu söyledi.

Ceza infaz sisteminde önemli gelişmeleri hayata geçirdiklerini anlatan Yurdunuseven, adalet sistemine yönelik eleştirilerin siyasi demagoji olduğunu, anlatılanların tamamen yalan olduğunu dile getirdi.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Emine Zeybek de Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) yapısının referandum ile değiştirildiğini anımsattı. Yargı hizmetlerinin adil ve hızlı bir şekilde yürütülmesinin sağlanması adına önemli çalışmaların hayata geçirildiğini vurgulayan Zeybek, "HSK, yargıya güveni artırmayı kendine amaç edinmiştir. Hukukun üstünlüğü partimizin en önemli amaçlarındandır." dedi.

AK Parti Bilecik Milletvekili Selim Yağcı da insan haklarına saygının, bir toplumun medeniyet seviyesini gösteren en önemli gösterge olduğunu ifade etti.

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" diyen Şeyh Edebali'nin söylemlerini gereğince yerine getirmenin bir insanlık görevi olduğunun altını çizen Yağcı, "Bizim kadim medeniyetimizin gereği olarak tüm dünyaya öğrettiğimiz 'insan hakları' gibi güzel bir kavrama sahip çıkıp uygulayarak dünyaya örnek olmak, tarihin bizlere yüklediği bir sorumluluk, kelimenin tam anlamıyla da boynumuzun borcudur." ifadesini kullandı.

- "Tedbirlerle finansal dalgalanmalar azaltıldı"

AK Parti Giresin Milletvekili Cemal Öztürk, hükümetin, milletten aldığı yetki ile bütçe hazırlama hizmetini hassasiyetle yürüttüğüne herkesin şahit olduğunu belirterek, son yıllarda yaşanan iç ve dış şokların ekonomik istikrarı olumsuz şekilde etkilediğini ifade etti.

Özellikle geçen yılın ikinci yarısında cumhuriyet tarihinin en büyük saldırılarına maruz kalındığını söyleyen Öztürk, şunları kaydetti:

"Piyasalarımıza karşı yapılan kur odaklı finansal ataklar makro ekonomik istikrarımızı tehdit etmiş ve ekonomik dalgalanmalara neden olmuştur. Türkiye'yi istedikleri istikamete sevk edemeyenler, alçakça saldırılarla ülkemizi bölmek, devletimizi yıkmak, milletimizi yok etmek istediler ama Allah'a şükür ki Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu, Hazine ve Maliye Bakanımızın ve ekibinin başarılı operasyonları, en önemlisi de aziz milletimizin dua ve gayretleri sayesinde amaçlarına ulaşamadılar. Alınan tedbirler sonucunda finansal dalgalanmalar azaltıldı, risk primi, faiz, enflasyon ve büyüme gibi göstergelerde önemli iyileşmeler sağlandı."

AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesinlioğlu Ban da 2018'de başlayan ve kısmen 2019'da devam eden kur savaşları ve ekonomik operasyonların etkin mücadele ile etkisiz hale getirildiğini vurguladı.

AK Parti hükümetlerinin bugüne kadar çok başarılı bütçe çalışmaları gerçekleştirdiğini, 2002 yılında merkezi yönetim bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 11,5 iken 2018 yılında yüzde 2'ye kadar indirildiğini belirten Ban, "Bütçenin en önemli gelir kaynağı vergilerdir ve vatandaşlara sunulan eğitim, ulaşım, sağlık ve güvenlik gibi temel giderler vergi gelirlerinden sağlanmaktadır. Ancak gelin görün ki AK Parti iktidarları dönemine kadar vergi gelirlerinin önemli bir kısmı sadece faize harcanıyordu. Bu anlamda 2002 yılında vergi gelirlerinin yüzde 85,7'si faiz harcamalarına giderken 2019 yılında bu oran yüzde 15,4'e kadar gerilemiştir." dedi.

AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek de 2002 yılından bu yana kamu alımları alanında önemli çalışmalar yapıldığını, bu çalışmaların amacının, daha etkin ve verimli bir kamu alımı sistemi kurulmasının sağlanması olduğunu dile getirdi.

2018 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın yüzde 5'i ve merkezi yönetim bütçe giderlerinin yaklaşık yüzde 24'ünü oluşturan mali büyüklüğü düzenleme ve denetleme görevinin Kamu İhale Kurumu tarafından yürütüldüğünü anımsatan Şimşek, şöyle devam etti:

"Kurum, makro ölçekte iktisadi etkileri yüksek olan faaliyetler yürütmektedir. 2018 ve 2019 yıllarında Kamu İhale Kurumu tarafından birçok yenilik hayata geçirilmiştir. Bunların en önemlisi elektronik ihalenin daha fazla yaygınlaştırılmasıdır. E-ihalenin yaygınlaştırılması hedefi doğrultusunda 2019 yılı itibarıyla herhangi bir parasal sınırlama olmadan yaklaşık 90 bin ihalenin elektronik ortamda yapılması mümkün hale gelmiştir. Atılan adımlar sonucunda e-ihale, e-eksiltme, e-teklif, e-tebligat gibi uygulamalarla alımların daha rekabetçi bir ortamda yapılmasına zemin hazırlanmıştır. Tasarruf ve verimlilik sağlanmış, gizlilik ve güvenilirlik ön plana çıkmıştır."

- "Özelleştirme bir tercih değil, mecburiyet"

AK Parti Elazığ Milletvekili Zülfü Tolga Ağar, özelleştirme uygulamalarının mali ve ekonomik amaçla yapıldığını, bunun AK Parti'nin bir icadı olmadığını belirtti.

Özelleştirme uygulamalarının Avrupa ve ABD'de 1960'lı yılların başında başlayıp 1980'li yılların sonuna kadar devam ettiğine işaret eden Ağar, "Türkiye'de ise özelleştirme 1970'li yılların sonuna doğru gündeme gelmiş, 1994 yılında SHP'nin koalisyon ortağı olduğu dönemde yasal ve anayasal zeminine kavuşturulmuştur. Özelleştirme aslında bir tercih değil, küreselleşmiş ekonomik düzende iktisadi sistemlerin ayakta kalma mecburiyetinin sonucudur. AK Parti hükümetleri verimliliği ve rekabetçi yapının güçlendirilmesini, teknolojinin yenilenmesini özelleştirme uygulamalarının merkezine koyduğu için bugün Türkiye'de birçok sektörde devasa atılımlar yapılmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, TÜİK'in hakkı, adaleti ifa eden bir kurum olduğunu, kabul edilen temel esasın ise "devletin milletten gizleyeceği hiçbir şey olamayacağı" hakikati olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu duruma her vesilede vurgu yaptığını dile getiren Aydemir, "TÜİK de bunu hayata geçirdiği için bütün küresel aktörlerin çok ciddi bir biçimde muhabbetle yaklaştığı ve verilerini alıp sahada kullandığı bir kurumdur. Bu açıdan TÜİK'in gayretlerine minnettarız. Hedefimiz dünyada ilk 10 ekonomi arasına girmektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Demokrasi ve ekonomide Türkiye'yi dünyanın en ileri ülkeleri seviyesine çıkartacak reformları hayata geçirmeye devam edeceğiz.' vurgusunu biz "Kızılelma"mız olarak alıyoruz." dedi.

AK Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan da BDDK'nin Türkiye'de finansal sistemin yaklaşık yüzde 90'ını temsil eden, banka ve banka dışı finansal kuruluşların düzenleme, gözetim ve denetiminden sorumlu bir kurum olduğunu belirtti.

2018 yılında küresel ekonomide ticaret savaşları, Brexit gelişmeleri ve FED'in faiz artırımı kararlarının etkili olduğunu, Türkiye'de ise jeopolitik riskler ve spekülatif kur dalgalanmalarının önemli gündem maddeleri arasına girdiğini anlatan Tan, şunları kaydetti:

"Ağustos 2018'den bu yana, döviz kurundaki dalgalanmayı azaltmak ve piyasaları sakinleştirmek için gerekli önlemler ivedilikle alınmış ve Yeni Ekonomik Program'ın yürürlüğe konulmasıyla ekonomimiz dengelenme sürecine girmiştir. Finans sektörümüz içerisinde önemli bir ağırlığa sahip olan bankacılık sektörü son 17 yıllık dönemde nitelik ve nicelik açısından önemli bir değişim ve dönüşüm geçirmiştir. Sektörün 2002 yılı sonunda 213 milyar lira seviyesinde bulunan aktif büyüklüğü yaklaşık 20 kat artarak, Ekim 2019 itibarıyla 4,3 trilyon liraya ulaşmıştır. Küresel belirsizliklere ve olumsuz piyasa şartlarına rağmen bankacılık sektörü 2018 yıl sonuna göre yüzde 12 oranında büyüyerek mali yapısını korumayı başarmış olup uzun süredir kamuyu finanse eden bir sistem olmaktan çıkarak gerçek işlevi olan ekonominin finansmanına yönelmiştir."

- "Anlaşmazlıklar giderek artıyor"

AK Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal da küresel dünya düzeninde karşılıklı etnik, dinsel, politik ve ekonomik anlaşmazlıkların gittikçe arttığını, Türkiye'nin de açık ve gizli tehditlere maruz kaldığını söyledi.

Savunma amacıyla bütçeden kaynak tahsisinin bugün olduğu gibi gelecekte de zorunlu olduğunu ifade eden Akkal, savunma sanayinde yerli ve milli üretimin kayda değer bir ilerleme gösterdiğini anlattı.

Ulusal güvenlikten bahsedilebilmesi için komşu ülkelerin de huzur içinde olması gerektiğinin altını çizen Akkal, şunları kaydetti:

"Türkiye dünyadaki siyasi krizlerin ve çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgededir. Ülke, sınır, etnik köken, din mezhep farkı ayırt etmeksizin binlerce insanı katleden hain terör örgütleriyle mücadelede binlerce insanımızı şehit verdik ama mücadeledeki kararlılığımızdan asla vazgeçmedik. Verdiğimiz bu mücadelede bazı kendini bilmezlerin dediği gibi Kürt kardeşlerimize karşı değil, Kürt kardeşlerimizle birlikte olduk. Ne Türkiye Cumhuriyeti'nin ne de AK Parti'nin Kürt kardeşlerimizle hiçbir probleminin olmadığını buradan bir kez daha belirtmek isterim. Tüm ayrımcı söylemlere karşı bu devleti birlikte kurduğumuzu gelecek nesillere aktarmak sorumluluğumuzdur."

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Ebubekir Bal, TSK'nin ihtiyaçlarını yüzde 20 seviyesinde karşılayan yerli ve milli sanayi üretiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı tutumu sayesinde yüzde 70 seviyelerine çıktığını, bu seviyenin korunmasının önemli olduğunu dile getirdi.

2019 yılında dost ve müttefik ülkelere 126 milyon lira tutarında hibe ve tahsis işleminin gerçekleştirildiğini anlatan Bal, "TSK'nın ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla mevcut teknolojimizi geliştirmek ve daha verimli hale getirmek en büyük amaçlarımızdan birisidir."

Bal, TSK'de de FETÖ ile bağlantılı personelin temizliğinin hala devam ettiğini söyleyerek, "Bu temizlik sayesinde TSK daha da güçlenerek yurt içi ve yurt dışında operasyonlar başarıyla gerçekleşmektedir. 15 Temmuz sonrasında TSK'ye profesyonel 80 bin personel temin edilmiştir. Bu süreçte TSK özellikle Suriye sınırına yakın illerimizde gerçekleştirdiği operasyonlar sayesinde birçok teröristi etkisiz hale getirmiş, getirmeye de devam etmektedir." ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim