• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 26 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

2005 yılının son günü

Fahri Kubilay

 Toplumda her yıl sonunda bir tartışmadır başını alır gider. Acaba yılbaşı kutlansın mı kutlanmasın mı? Yılbaşı kutlamak helal mi, haram mı? Yoksa yılbaşını kutlama Hıristiyan âdetidir, Müslüman kutlamamalı mıdır? Konuyla alakalı toplumdaki her kesim insandan tutun da Türkiye Diyanet İşleri imamlar, müftüler, ilahiyatçılar, proflar ile köşe yazarlarına dek konuyla ilgili herkes görüşlerini açıklar, hatta camilerden hutbeler bile okunur. Ama yine de o camiye gelen, o hutbeleri dinleyen vatandaş yılbaşı kutlamalarını yapar. Sizce de olayın tartışma boyutunda ve şeklinde de bir yanlışlık yok değil mi?

Bana göre bu olayın tartışma şeklinde bir yanlışlık var ki toplumu ve insanları müspet yönde etkilediği söylenemez. Anlatmak istenilen konu ve verilmek istenilen mesaj etki tepki meselesidir. Neden bu insanların sözü dinlenmiyor veya niçin bu söylenen sözler acaba toplumda etkili olamıyor? İlk önce bu sorunun cevabı verilmelidir ki sonra bu insanlar bu konuyla ilgili görüşlerini topluma açıklayabilsinler. Bu ülkede imamlar veya Diyanet İşleri insanlara sadece düğünlerde ve ölümlerde lazım olan bir kurumdur.

Yılbaşı kutlamalarının temel sebebi ekonomiktir. Sırf yılbaşı kutlamaları dolayısıyla dünyada kaç milyar dolar para dönmekte ve kimler ne kadar bu işten rant elde etmektedir? Olayın birinci olarak ele alınması gereken sebebi ve  sebeplerin en başlıcası da budur.

Bugün aylar öncesinden TV kanallarında yılbaşı programları tanıtımı yapılarak, yılbaşı eğlenceleri spot olarak verilerek, bu insanlar bilinçaltı olarak, nasıl yılbaşı kutlaması gerektiği hakkında yılbaşı gecesi hakkında bilinçli olarak yönlendirme yapılmaktadır. Yapılacak kutlamalar dağıtılacak, hediyeler, yapılacak çekilişler, gerek resmi sistem eliyle, gerekse bu işten rant sağlayan kurum kuruluşlar eliyle günler öncesinden, hatta aylar öncesinden başlayarak halk bu yönde motive edilmektedir. Ve yapılan motive sonucu o günde alkollü içeceklerdeki tüketim ve eğlence yerlerinde insanların eğlence adı altında yaptıkları rezillikler doruğa ulaşmakta ve bugüne de yılbaşı kutlamaları adı verilmektedir. Bırakın Hıristiyanlık’ta, kutsal hiçbir dinde böyle bir rezilliğin, böyle bir kutlama şeklinin karşılığı ve yeri yoktur.

Dünyayı elinde oyuncak gibi çeviren şeytani güçler bu vesileyle dünyadaki kutlamalardan milyar dolarları ceplerine götürerek senede bir gün “yılbaşı kutlamaları” adı altında halkların hayallerini zihinlerinden, paralarını ceplerinden alıp gitmektedirler.

31 Aralık her yılın son günüdür her insan için. Aynı zamanda geride kalan 365 günün muhasebesini yapma şansını elde etme günüdür.  Ve miladi yılın başlangıcı açısından önemli gündür. Bugün yapılacak rezilliklerin ne din ile ne de başka bir şeyle alakası yoktur.                                                                               Sonuç olarak Hz. İsa’nın (a.s.)  doğumunun tüm insanlığa kutlu olmasını ve  insanlığın  huzura kavuşmasını yüce Allah’tan dilerim

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim