• BIST 96.400
  • Altın 144,423
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Konya 13 °C
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...
  • Erdoğan uyarmıştı! Bunu yapan yandı
  • 15 Temmuz'un beyin takımı hakim karşısına çıkıyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...
  • Erdoğan uyarmıştı! Bunu yapan yandı
  • 15 Temmuz'un beyin takımı hakim karşısına çıkıyor

20 dolardaki sır

Esat Çoğal

20 dolardaki sır

 

Sevgili Nitekilli okurlarım bu hafta sizlere hepimizin mutlaka gördüğü,elimizden geçtiği 20 $ dan bahstedeceğim lütfen şimdi olmasa da bir ara elinize geçince uygulamanızı isterim. Unutmayın ki gerçek ve zengin Yahudiler Amerikadadır.

İkiz kuleler patlatıldı; Amerika, Irak ve Afganistan’a girdi. Amaç neydi, Irak’taki petrole sahip olmak kendi Teksas’taki petrolünü idareli kullanması… Afganistan’a girmesi ise Çin’i kontrol altında tutbilmek tüm dünyaya gözdağı vermek içindi. Bence de Amerkan halkını ve tüm dünya halkını uyutmaktı bu ikiz kule hikayesi..? Umutmayın uydudan sizin gibi bizim içtiğimiz sigaranın markasını bilen Amerika halen Usama bin Ladin’i bulamaıştır.

 Saygılarımla. Tekrar unutmayın ki bütün dünya Gazze’den yana olduğu halde Amerika’nın korkusundan sesini çıkaramamıştır. Herşeyin imkansızı Amerika’da mümkün!!!..

 

1. 20 $’ı yarıya katla....


 

2. aşağıda gösterildigi gibi sol kösesini arkadan yukariya katla...

(aynen böyle katlanmasi gerekiyor)

    

 


 

3. sağ köşesini de aynı şekilde yukarıya katla...
Al işte, PENTAGON yanıyor!

4. Şimdi de şu 20$’i çevirip bir de arkasına bakin

WTC’den dumanlar yükseliyor!!!


 
Ne Tesadüf!!! Basit geometrik katlamaların sonucu böylesine dehşet bir olayın habercisi! Tesadüf mü, siz karar verin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 
.Bitimi? bitmedi! Bunlar sadece gördükleriniz..

 Ön taraf da Pentagon  alevler içinde...

 Arka taraf da The Twin Towers…

 

…ve şimdi…Bakın bakalım !

 

3 tesadüf basit bir 20 $ in üzerinde!!!!!!!!!

Hoşça, sağlıcakla kalın, ama en önemlisi adam gibi adam kalın.

------------------------------------------------------

 

HAFTANIN öYKÜSÜ

 

Lütfen, çevrenize bir bakın .... ;)


Yağmurlu ve soğuk bir kış günü, yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldı.

"Eski gazeteniz var mı, bayan?"

Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim, ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi.

"İçeri girin de size kakao yapayım." dedim.

Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı. Kakaonun yanında reçel ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri.

Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım işleri yapmaya koyuldum.

Oturma odasındaki sessizlik dikkatimi çekti. Bir an kafamı uzattım içeriye küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu.

Erkek çocuğu bana döndü ve

"Bayan, siz zengin misiniz?" diye sordu.

"Zengin mi? Yo hayır!" diye cevaplarken çocuğu, gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere kaydı. Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve

"Sizin fincanlarınız ve fincan tabaklarınız takım." dedi.

Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu. Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa.

Teşekkür bile etmemişlerdi, ama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte bir şey yapmışlardı. Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı.

Pişirdiğim patateslerin tadına baktım. Sıcacıktı patatesler.

Başımızı sokacak evimiz vardı.

Bir eşim vardı ve eşimin de bir işi, bunlar da fincanlarım ve fincan tabaklarım gibi uyum içindeydi.

Sandalyeleri şöminenin önünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdim.

Çocukların sandaletlerinin çamur izleri halının üzerindeydi hala. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim de. Olur ya; unutuveririm ne denli zengin olduğumu.

Siz sakın unutmayın ne kadar zengin olduğunuzu.

 Ben unutmayacağım.  

Dosttan gelen bu nefis öyküye yakışan nefis bir Arap Özdeyişi:

"Ayakkabım yok diye üzülüyordum; ta ki ayaksız bir insan görene kadar."...

 

BİRAZ DA GÜLELİM:

 

Fıkra Gibi Adı: Bot Ne Kadar?

 

Abimiz koyu kahverengi deri, yarım botu alıp kasaya yanaşıyor. Kasadaki kız botları poşete koyarken, sayın abimiz de soruyor;

- 43 lira değil mi?...

- Kız, 'Ne münasebet' der gibi bakıyor ve 'Bunlar orijinal deri... İndirimli fiyatı 180 lira.'

Abimizin bitiş cümleleri, kızcağızın kopuş anına denk geliyor;

-Olur mu hanımefendi, altında 'Size 43' yazıyor...

Fıkra Gibi Adı:Nataşa

İzmir'de 15 yıl kadar oluyor, maçta yanıma süzme Karadenizli müthiş çenebaz bir vatandaşımız düştü. Günün olayı idi Nataşa konusu. Evli idi, onun da ilgisi vardı Nataşalara.. Dayanamadım sordum. 'Karınızı aldatmak nasıl bir duygu' diye acaba? Suçluluk duymuyor muydu? Verdiği cevap şu oldu:

- Onlar da karı diye yıllarca bizi aldatmışlar dur da!

 

Fıkra Gibi Adı:Sınav Soruları

Temizlikçi bir kadın dışarıdan ilkokul diploması almak için sınava girer. Tabiat bilgisinden sorular ve cevaplar şöyle:

-Soru Mide ne iş yapar?

-Cevap Sindirim yapar, yediklerimizi öğütür.

-Soru 'Akciğer ne iş yapar?'

-Cevap Solunum yapar, bizi yaşatır.

-Soru Kalp ne iş yapar?

-Cevap Dolaşım yapar.

-Soru Beyin ne iş yapar?

-Cevap Bizim apartmanda kapıcılık yapar.

 

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim