• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -6 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

196 İdam ve İdamla Yaşamak

Ufuk Karadavut

 

Çin devleti bildiğini yapmaktan çekinmiyor. Uygur Türklerinin yaşadığı bölgeleri Çinlileştirmek ve o bölgedeki Türk soyunu tamamen bitirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Dünyadan hiç ses gelmiyor. İslam dünyasından ses gelmiyor, Türk dünyasından ve özellikle Türkiye’den ‘tık’ yok. Ama çok güzel konuşuyoruz. Çin’den neredeyse özür diliyoruz. Ülke içinde muhalefet hükümete, hükümet ise muhalefete ne yaptın soruları soruyor. Ama olan yine kardeşlerimize oluyor. İşte yeni bir haber; Çin Yönetimi olaylardan sorumlu tuttuğu 196 Uygur Türk'ünü kurşuna dizdi. Çin Yönetimi dünyaya adeta meydan okuyor... 196 Uygur Türk'ü gözlerden uzak bir yerde idam edildi. Cenazelerinin ise ailelerine teslime edilip edilmediği belli değil. Bin 500 kişi gözaltına alındı. Urumçi'de ev ev baskınlar yapıldı, Uygur Türkleri gözaltına alındı. Çin hükümeti olayların sorumlularının idam edileceğini açıkladı. Ve o kararını önceki gün uyguladı.. Tam 196 Uygur Türk'ü kurşuna dizildi. Uygur Türklerinin nerede idam edildiği bilinmiyor. Cenazelerinin ailelerine verilip verilmediği de belli değil. Bilinmeyen sadece o değil. 600'den fazla kişiden de haber alınamıyor.

            Doğu Türkistan’daki olaylar aslında devam ediyor. Bitmedi. Orada yaşayan Türk nüfusu bitene kadar da bitmeyecek. Çin yönetimine göre daha idam edilecek çok insan var. Dünya’ya göre, İslam dünyasına göre, Türk dünyasına göre ve Türkiye’ye göre seyredilecek daha çok olay var. Seyretmek için büyük bir heyecanla bekliyoruz. Bu bırakın Müslüman olmayı, bırakın Türk olmayı insan olarak bile bizi rahat etmiyor. Çin ile ilişkilerimiz bozulmasın bu bize yeter. Çin bize darılmasın bizim için önemli olan bu. Yoksa birkaç yüz ya da birkaç bin Müslüman Türkün ölmesi bizim için önemli değil. Ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Aslında ülke içinde birileri bu katliamlardan rahatsız. Ciddi anlamda sıkıntı yaşıyorlar. Sıkıntılarının kaynağı ise katliamlar değil, Çin devletini rahatsız ettiğimiz için sıkıntı yaşıyorlar. Allah bildiği gibi yapsın. Başka ne diyeyim…

Uygurlar kendi ana yurtlarında ikinci ve hatta üçüncü sınıf vatandaş muamelesi görmektedirler. Adeta yıllar öncesi Güney Afrika'ya Avrupa'lı beyazların gelerek, tüm kaynakları ele geçirmeleri ve toprakların sahibi haline gelmeleri gibi, Çinlilerin kendi yurtlarını sömürmelerine ses çıkarmamaları istenmektedir. Çinliler bu yöreye "Sincan" adını yani Çince: "kazanılmış yeni topraklar" anlamına gelen bir ad vermişler ve bu tabirin ifade ettiği anlamda, kazanılan bu "yeni topraklara" Çinlileri yerleştirmeye başlamışlardır. Anayasa'da "özerk bölge" denmesine rağmen ve her türlü haklara sahip görünmelerine rağmen uygulamalar bunların tam tersi istikamette ilerlemektedir. Din baskısı vardır. Uygurların çoğunluğu bağımsızlık iddiasında olmadılar. Bunun olamayacağını bilecek kadar dünya gerçeklerini bilmektedirler. Uygurların isteği ve talebi, kendi yurtlarında daha çok söz sahibi olmak, o yurdun yeraltı ve yer üstü zenginliklerinden daha çok pay almak ve herkes kadar iyi yaşamaktır. Bundan daha doğal bir talep olabilir mi?. Ama  bu masum talepler dahi en sert şekilde cezalandırılıyor.

            Doğu Türkistan aslında tam bir asimetrik savaş yaşıyor. Dengesiz ve kontrolü tamamen zalimin elinde olan bir savaş. Bu savaşta ezilenler Müslüman Türkler, ezenler ise Çinliler. Seyreden ise dünya.

            Yaşanan olaylar bize bir daha göstermiştir ki, "insan hakları", “hak ve hukuk üstünlüğü" “demokrasi” laflarının hiçbir anlamının olmadığı, bu kelime ve kavramların bazı sömürgeci güçlerin işlerini yürütme aracı olarak kullandıklarıdır. Bunun nedeni daha çok ekonomik ve siyasidir. Artık Çin bir dünya ekonomik devidir. Muazzam bir nüfusa ve etkileyici bir kalkınma hızına sahiptir. Bir nükleer güçtür. Ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesidir. Yani veto hakkına sahiptir. Kısaca Çin güçlüdür. Hem ekonomik olarak hem de siyasi olarak. Demografik üstünlüğü ise tartışılmaz. Önümüzdeki dönemde Asya kıtasında sadece Uygur Türklerini değil bütün Asya kıtasını etkileyecek Çin kaynaklı gelişmeler olabilir. Çin, nüfusu ile genişlemeye devam ediyor. Çin dış işleri bakanının deyişiyle “yakında Türkiye’ye komşu olacağız”…O zaman geldiğinde Türkistan diye bir kelime olmayacak ve orada yaşayan Türkler olmayacak. Çünkü sıra bize gelmiş olacaktır.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim