• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Konya -9 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

1657 Kayıp Çocuk

Ufuk Karadavut

Siyasetçilerimizin bir huyu vardır. Bazı şeyleri abartmak hoşlarına gider. Ya da normalde yapmaları gereken şeyleri yapmak sanki bizlere karşı bir lütufmuşçasına davranırlar. Bu siyasetçi açısından doğru olabilir ama normal şartlarda olmaması gereken bir olgu. Örneğin Sağlık Bakanı çıkar geçen yıl şu kadar hasta muayene ettik, bu senen şu kadar artışla bu kadar hasta muayene ettik der. Ama neden bu ülkede hastaların sayısı arttı diye düşünmez. Bir başkası çıkar kayıt dışı ekonomiden yakınır ve geçen yıl şu kadar kayıt dışı varken bu sene şu kadar kayıt dışılık var. Ama kayıtdışılığın sebepleri ile ilgilenmez. Siz son zamanlarda hiç ithalat rakamlarının ne olduğunu duydunuz mu?. Eğer özel merakınız yok ise duyamazsınız. Çünkü haberlerde etkili ve yetkililer hep ihracat rakamlarını verirler. İhracat şöyle arttı böyle arttı diye. Ama daha fazla artışın ithalatta olduğunu bir türlü söylemezler. Bunun benzeri de şimdi kaybolan çocuklarla ilgili olarak yaşandı. Yıllardan beridir çocukların kaçırıldığı duyulurdu. Bir kulağımızdan giren bu duyumlar diğer kulağımızdan çıkardı. Ama en son Bingöl ilindeki ölü olarak bulunan iki kız çocuğuna kadar. Bundan sonra birileri çıktı ve kaçırılma olayının yeni olmadığını ve son birkaç yıl içinde yüzlerce çocuğun kaçırıldığını söylediler. Hatta rakamda vererek son birkaç yılda kaçırılan çocuk sayısının 1657 olduğunu söylediler. Tamam, bu rakam var ve oldukça ürkütücü de yetkili ve etkililer olarak sadece açıklama yapmanın dışında ne yapıyorsunuz. Neler yapılması gerekiyor. Bu konuda planlarınız var mı?. Varsa nelerdir. Eğer hala yoksa orada ne diye oturursunuz. Sizin çocuklarınızın kaçırılmasını mı bekliyorsunuz.

           
Emniyet Genel Müdürlüğü, son 10 yılda 562'si erkek, 1095'i de kız olmak üzere toplam 1657 çocuğun kaybolduğunu açıkladı. Kayıp olan çocukların önemli bir bölümünü 13-18 yaş arasındaki kız çocuklarının oluşturduğu ifade edilmiştir. Bu aslında bize bazı şeyleri ifade ediyor. Ama konunun araştırılması gerekiyor. Kayseri de çocukları kaybolan anne feryat ediyor ‘polisten haber bekliyoruz haber yok, polis ihbar olmasını bekliyormuş.’Yani birileri “çocukları şurada gördüm” demezse harekete geçilmeyecek. Allah yardımcımız olsun. Bu çocuklar nerededir. Ne yapıyorlar, nerelerde barınıyorlar kimsenin bildiği yok. Ama bolca açıklama var. Sonuç yok. Eminim olmayacakta. Gördüğümüz kadarı ile kayıp olaylarını ciddiye alanda yok. Olay aslında pek önemsenmiyor gibi bir hava var. İnşallah böyle değildir ve biz yanılırız.

           
Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanı Özer Zeyrek,
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı ile imzalanacak protokolle Ulusal Kayıp Çocuk Veri Bankası oluşturulacağını, bu sayede kayıp çocukların sayısının çevrimiçi (online) ortamda güncel olarak izlenebileceğini belirtmiş. Hatırlarsanız kısa süre öncede Sağlık Bakanlığı her hafta gripten ölenleri açıklıyordu. Bunun bize ne faydası olacak anlamak zor. Bir tane dijital gösterge ve hemen her gün artan rakamlar. İnsanı strese sokar ve gerer. İnşallah faydası olur.


Burada sorulması gereken bir soru var. O da; ''Bu kayıp çocuk sayısı normal mi?'' Bunların sayısı azaltılabilir mi? Eğer azaltılabilir ise neler yapmak gereklidir? Bu soruların açıklığa kavuşması gerekiyor. Aksi takdirde toplantı yapıp kaybolan çocukların sayılarını vermek bize ne kazandırabilir. Kazancından çok kaybı olacaktır. Bazı yetkililer bu rakamların aslında normal olduğunu söylüyorlar. Dünyanın hemen her ülkesinde bu tür olayların yaşanabildiğini belirtiyorlar. Bunu gerçekten mi söylüyorlar yoksa halkı rahatlatmak için mi söylüyorlar belli değil. Belli olan, gerçek olan çocukların kayboluşu ve ardından ağlayan analar-babalar.  Ateş düştüğü yeri yakar deyimi ne kadar güzel ve doğru. Ateşin yaktığı o yeri kimsenin tahmin etme imkânı yok. Ama o ateşi hafifletecek çalışmaları yapmak yöneticilerimizin elinde. Hemen her ilde yapılacak ciddi çalışmalar ile belli bir iyileştirme mutlaka yapılabilir.


Bu arada aileler içinde birkaç diyeceğim var. Ortam tahmin dahi edemeyeceğimiz kadar kötü. Çocuklarımız ya organ mafyası, ya fuhuş mafyası ya da dilencilik mafyası kapıyor. Onlardan korumak için debelenirken cemaatlerin kucağına atarak beyinlerini kiralıyoruz. Yani her şartta kaybediyoruz. Sizin yapacağınız mümkün olduğunca çocuklarınızla ilgilenmek ve kendi olarak yetiştirmektir. Allah hepimize kolaylık versin, Allah yardımcımız olsun…

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim