• BIST 92.709
  • Altın 211,762
  • Dolar 5,4835
  • Euro 6,1905
  • Konya 5 °C
  • Medyada "Atatürk İlah değildir" tartışması... Kim ne yazdı?
  • Darbecilere 220 davada ağır ceza
  • Emniyet Genel Müdürlüğü'ne 10 bin bekçi alınacak!
  • Medyada "Atatürk İlah değildir" tartışması... Kim ne yazdı?
  • Darbecilere 220 davada ağır ceza
  • Emniyet Genel Müdürlüğü'ne 10 bin bekçi alınacak!

15 Temmuz'da İBB'nin işgali davası

15 Temmuz'da İBB'nin işgali davası
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İBB’nin işgali ve burada çıkan olaylarda Prof. Dr. İlhan Varank'ın da aralarında bulunduğu 14 kişinin şehit edilmesiyle ilgili 52 sanığın yargılandığı davada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor

İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) işgali ve burada çıkan olaylarda Prof. Dr. İlhan Varank'ın da aralarında bulunduğu 14 kişinin şehit edilmesiyle ilgili 52 sanığın yargılandığı davada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında yer alan binadaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık Muhammet Ali Gümüş savunmasında, 15 Temmuz'da terhisine 5 gün kaldığını, er olarak vatani görevini yaptığını, olay günü nöbet tuttuğunu, nöbet dönüşünde kendilerine şarjör verdiklerini ve araçlara bindirdiklerini söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne gittiklerinde kendisinin binanın önünde nöbet tuttuğunu ifade eden Gümüş, şunları söyledi:

"Arkadaşım geldi, 'Albay Zeki Demir, 2 arkadaşımızı vurdu' dedi. Ben de albayın sivil vurduğunu gördüm. Yüzbaşı, 'insanları geçirmeyin' dedi. İnsanları uzaklaştırdık. İnsanlar üstümüze gelmeye başlayınca geri geri çekiyorduk. Silah sesleri gelmeye başlayınca uzaklaştım. Yüzbaşı o sırada vuruldu, arabanın arkasına geçtim. Etrafımı polisler sardı, silahımı istedi, vermek istemedim. Polis olup olmadıklarını bilmiyordum çünkü. Üzerinde polis yazan yeleği gördüğüm kişiye silahımı teslim ettim. 2 el havaya ateş ettim. Namlum 90 derece havaya doğruydu."

Bir diğer tutuklu sanık Şahin Demirel savunmasında, belediye olduğunu sonradan öğrendiği binaya gittiğini, güvenlikçilerin silahlarının alındığını gördüğünü, cami tarafına gittiğini ve halkı sakinleştirmeye başladığını söyledi.

Sanık Demirel, daha sonrasında çok ateş geldiği için nöbet kulübesine kaçtığını, Yasin adlı bir askerin vurulduğunu gördüğünü ifade ederek, "Yasin'i kimin vurduğunu sordum, komutanının vurduğunu söylediler. Çınar ağacına 2-3 el ateş ettim. Albayın bir kişiyi bacağından vurduğunu gördüm, boş binaya kaçtım. Yüzbaşı geldi, teslim olmak istemedi, ben silahını aldım. Biz teslim olduk." dedi.

-"Albay ile yüzbaşının gözünü kan bürümüştü"

Savunmasını yapan tutuklu sanık Hakan Kavun da Ankara'dan bir albay ile 2 yüzbaşının kendilerini tanıtarak, "Aslanlarım, yiğitlerim bugün sizinle bir görev vereceğiz. Bizim sözümüzden çıkmayın." dediğini aktardı.

Sanık Kavun, 5-10 metre aralıklarla İBB binasının etrafına dizildiklerini dile getirerek, olay gününe ilişkin şunları söyledi:

"Ben oteller bölgesinde görev aldım. Albay Zeki Demir ve diğer komutanlar insanlarla tartıştı, havaya ateş ederek geri çekildi. Albay Zeki Demir, 10-15 askeri diz çökmüş şekilde dizdi. İnsanlar 'asker kışlaya' diye bağırıyordu. Komutanlar bu esnada insanların ayaklarına ateş etti. Askerlerin sol arka çaprazında kaldığım için kimin ateş ettiğini görmedim. Zeki Demir 'ateş edin' diye bağırıyordu. Ağaçlık bölgeye geçtik, komutanlardan saklandık. Yüzbaşı Ramazan Ertürk 'Niye saklanıyorsun' dedi. Alt geçidin olduğu bölgeye bizi götürdü. İnsanlar bizimle diyalog kurmaya çalışıyordu ancak yüzbaşı Ramazan Ertürk izin vermiyordu, sağa sola ateş ediyordu. Korumak amacıyla kendimi ağacın arkasına sakladım. Polis TOMA aracı geldi, 'yaptığınız şey yanlış' diye anons yaptı, biber gazı attı. Elimi kaldırdım teslim olmak istedim ancak teslim olmak mümkün değildi. İBB binasına girme kararı aldık, yoksa vurulacaktık. Silahlarımızı güvenlik görevlilerine teslim ettik, polislere teslim olduk. Albay Zeki Demir ve Yüzbaşı Ramazan Ertürk'ün gözünü kan bürümüştü, ben insanlara ateş ettiklerini gözlerimle gördüm."

Tutuklu sanık Hamza Tokmak da savunmasında, araçlara bindirildiklerini ve Albay Zeki Demir’in kendilerini kışladan çıkardığını anlattı.

Tokmak, İBB binasına götürüldüklerinde albayın binanın çevresinde birkaç kişiyle konuştuktan sonra havaya ateş ettiğini, daha sonrasında 'ateş serbest' dediğini ve bazı askerlerin de havaya ateş ettiğini aktardı.

Sanık Tokmak, ateş üzerine askerlerin kaçtığını belirterek, "Albay ve rütbeliler, polislerin olduğu bölüme direkt ateş ediyordu. Albay ve rütbeliler, seri şekilde karşı tarafa ateş ediyordu. Rütbeli olan Yakup Karaçam da 'teslim olmayacağız' diyordu, karşı tarafa ateş ediyordu. İçeriye kaçtım, askerleri gördüm. İçeride erler ve güvenlik görevlileri vardı. Yüzbaşı 'sizin burada ne işiniz var' dedi. Sivil 2 kişi geldi yanımıza 'rütbeniz var mı' diye sordu. Daha sonra polisler geldi." ifadelerini kullandı.

Duruşmaya öğle arası verildi.

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim