• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -5 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

100 yıllık bir başarı

Ufuk Karadavut

 

 

Devlet olarak bir türlü kendi başımıza iş yapamıyoruz. Hep birilerinin dayatması ile gelişmeler oluyor. Bu gelişmelerin içinde iyi diyebileceğimiz genelde bir şey olmuyor ama başkaları için yapılan işlerden faydalanan vatandaşlarımız oluyor. Yine buna benzer bir olayı yakın zamanda yaşadık. Bir ermeni protokolü çıktı karşımıza. Nedir ne değildir demeye kalmadan imzalandı. Bizlerin içeriğini tam olarak öğrenmeye fırsat verilmeden aylar öncesinden gizliden gizliye çalışmalar başlatılmış ve bitirilmiş. Bizler sadece imzaları görüyoruz. Sonuçlarını ise zaman içerisinde göreceğiz. Ama bizlere söylenen bunun yüz yıllık bir başarı olduğundur.

Yıllardan beridir Ermeniler ile olan ilişkisizliğimizde ne değişti de şimdi ilişkilerimiz geliştirme ihtiyacı duyduk. Bunu birilerinin bize anlatması gerekiyor. Ama emin olun her zamanki gibi kimse bir şey anlatmayacak. Her zaman ki gibi ‘sizin için en iyi olanı biz biliriz’ denilecek. Bu zihniyet her zaman vardı ve halen daha var olmaya devam ediyor. Ermenistan ile imzalanan protokoller için büyük başarı olarak değerlendirenler var. Ama Ermenilerin görüş, düşünce ve ifadelerinde herhangi bir değişiklik yok. Baksanıza Cumhurbaşkanı Sarkisyan hem de imzaların atıldığı gün, “İlişkilerin normalleşmesi soykırımı sorgulamaya açmayacak. Bu herkesin malumu ve tanınması gereken olgu. Bu yara onarılamaz” dedi. Yani Ermenilerin yıllardan beridir iddia ettikleri sözde soykırım masalından asla vazgeçmedikleri ve vazgeçmeyecekleri anlaşılıyor. Soykırım düşünceleri onların varlığının bir kaynağını oluşturuyor. Bu nedenle bundan vazgeçme gibi bir gayretleri yok zatan düşünceleri de yok. Anayasalarını bil bu yönde hazırlanmış.

Ermeniler Kars anlaşmasını kabul etmiyor. Kars anlaşması ile Türkiye cumhuriyetinin Kafkasya ile olan sınırları belirlenmişti. Ama bu tanınmıyor. Ermeniler bu anlaşmanın tanınacağı yönünde herhangi bir şey de ifade etmiyorlar. Tanıyacağız demiyorlar. Ama bizdeki bazı üstün zekâlılar hayır tanıdırlar diyorlar. Protokole bakıyorsunuz bu konu ile ilgili bir kelime dahi geçmiyor. Tanımanın kelime olarak anlamı mı değişti de biz bilemiyoruz ya da göremiyoruz. Anlamak zor…

Ermeniler Azerbaycan topraklarını işgal etti. Yıllardan beridir işgal sürüyor. İşgalin bitirilmesi yönünde yapılan bütün gayretlere rağmen Ermeniler işgal ettikleri yerlerin ermeni toprağı olduğunu iddia ettikleri için çekilmiyorlar. Zaten bu yüzdende sınır kapıları kapatılmıştı. Ermeniler halen işgali sürdürüyor. Çekilmeyeceklerini de açıkça ifade ediyorlar. Ama buna rağmen bizler sınır kapılarını iki ay içinde açacağımıza söz verdik. Açacağımıza inanıyorum. Ama Ermenilerin Karabağ’dan çekilmeyeceğine de inanıyorum.

            Bir diğer konuda Ermenilerin Türkiye içerisinden toprak talebinde bulunduğu gerçeğinin göz ardı edildiğidir. Bilindiği gibi Ermeniler kendi topraklarına ‘Doğu Ermenistan’ adını veriyorlar. Yani bu ülkenin birde batısı var. ‘Batı Ermenistan’ da Türkiye sınırları içinde yer alan kuzeydoğu Anadolu bölgemizi de için alan geniş bir bölgeyi kapsıyor. Kısaca yalnızca sınırlarımızı tanımamakla kalmıyor aynı zamanda topraklarımıza da göz dikmiş durumda. Peki bunun sonu ne olacak?. Nasıl bir 100 yıllık başarı ki anlaşmanın sonunda yalnızca tek taraf kazançlı çıkıyor. Kazanan sadece Ermeniler oluyor. Kaybeden ise Türkiye oluyor. Bu nasıl anlaşmadır ki 2 milyonluk Ermeniler 70 milyonluk Türkiye Cumhuriyetini yenme mutluluğunu yaşıyorlar. Bizlerde bir avuç Ermeni’nin rahatı ve huzuru için kendimizden veriyoruz.  Bu daha ne kadar sürecek. Ermenileri memnun etmek için daha neler yapacağız. Daha neler yapmak zorunda kalacağız. Bu nasıl bir başarı ve bu başarı aslında kimin başarısı, Ermenistan’ın mı yoksa Türkiye’nin mi. Ermeniler mutlu olsun diye Türkiye de çalışma imkânı verelim, onlara yerleşme hakkı verelim, onlara iş sahaları tahsis edelim, ders kitaplarından ermeni zulmünü çıkaralım, Ermenistan konuşulurken ‘dost ve kardeş ülke’ diyelim. Dün Azerbaycan bayraklarını yasakladık yarında Türk bayraklarını yasaklayalım. Oldu olacak her şeyi yasaklayalım olsun bitsin. Her şey başkalarının mutluluğu için olsun. Bizim insanım ne olacak diye bir soru sorarsanız cevap aslında verilmiş; ‘Varlığımız yabancı ve bölücü varlığına armağan olsun’…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
sevil köse
17 Ekim 2009 Cumartesi 10:37
çocuk büyüdükçe
ha işte,son vurgu tamda yerine oturmuş,VARLIĞIMIZ YABANCI VE BÖLÜCÜ VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN,olmasın desek elimizden bir şey gelmiyor,Karabağdan kara dumanlar çıkıyor,Azerbeycan kardeşimiz dedik ama kardeşten ayrı düştük.Sözde soykırımlar,Ermeni açılımı,Soykırım şehitliği,Obamanın talimatları,oyunu aldığı Ermenilere vafa borcu,bazı aydınların,özür dilem kampanyası,ardı ardına eklediler,imzaları attılar,sanki ASELA YAN KOMŞUNUN SEVİMLİ ÇOCUĞU,çocuk imzalarla büyüdükçe bakalım ne isteyecek.VarlığımIZ Asela gibi örgürlere,armagan olsun,Kars antlaşması rafta dursun.
saygılarımla
88.254.254.37
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim